Eğitimde kalite gerilerken uyuşturucu ilerliyor

M. Arif Demirer
M. Arif Demirer

Son günlerde üst üste iki TV dizisi izledim. Biri yerli, adı “MEZARLIK” diğeri İspanyol: ALBA

Dört bölümden oluşan MEZARLIK’ta (Özel Harekat polislerinin işyeri bodrum katında. Adına “Mezarlık” demişler ! ) bir bölüm, gençler (30 yaş altı) arasında uyuşturucu tüketiminin yaygınlaşmasının sonucu intihardan başlayan morgda sona eren aklınıza gelebilecek her türlü olumsuzluğu içeren perişan-umutsuz bir yaşam yolculuğu.

ÖZETİ: İstanbul’da İlahiyat Fakültesi öğrencileri arasında bile uyuşturucu kullanan var.

ALBA’da uyuşturucu nerdeyse eczanelerde satılma noktasına gelmiş. Aşırı alkol tüketimi il el ele aynı yaş grubunda bir subay (rütbesi de ‘yüzbaşı’) dahi aşırı tüketim (uyuşturucu ve alkol) sonunda genç bir kadına sokak ortasında cinsel tacizde bulunabiliyor.

Eğitimci bir arkadaşıma başka bir konuda bir şey sormuştum. Bakınız neler geldi cevap olarak:

“Bugün yaşadığımız en büyük sorun, yeni kuşaklara veremediğimiz vatandaşlık eğitimi.

"Ne mutlu Türküm diyene” ve Andımız okullardan kaldırıldı.

“Neden acaba? diye soruyorlar. Neden olacak Eğitimde Türk dilini, Türk olgusunu, milli duyguları, ülkü birliğini yok etmek.

“Bu çocuklar kinle, nefretle, şiddetle, Atatürk büstüne top atarak, bayrağa saygı göstermeyerek yetişiyor.

“Ben ırkçı değilim, faşist duygular taşımıyorum, ama ben milliyetçiyim, Atatürk milliyetçisiyim ve milletime, vatanıma aşığım. Önce benim vatanımın çocukları vatan duygularıyla, milli duygularla büyümeli. Efendim müfredatlar küresel olmalıymış, sınıftaki Suriyeli, Özbek, Ukraynalı, Ermeni vs. çocukları da düşünerek milli tarih, vatandaşlık konuları günümüze uyarlanmalıymış. Ben bu fikri kabul etmiyorum. Burası Türkiye Cumhuriyeti ve Türk milletinden oluşan bir yapı var. Bu sebeple öncelik benim çocuğumda olmalı. Milli eğitim sisteminde ne yazık ki bu anlayış var, küreselleşiyoruz, millilik yerine uluslararasılaşma. Ben de ne yapabilir de vatandaşlık eğitimini yeni kuşaklara nasıl kazandırabilirim, vatan millet duygularında nasıl birleştirebilirim bunun derdindeyim. Milli törenleri çalışıyorum, mümkün olduğunca okullara gidip Atatürk ve Milli Mücadeleyi anlatıyorum, milli tarih duygusunu gençlere vermeye çalışıyorum. Tarih bilincini aşılamaya çalışıyorum.

“Eğitimde neye değinsek büyük bir yara maalesef. Dertler çığ gibi büyüyor…”   

Bu tabloya ekonomideki insanları, özellikle gençleri, umutsuzluğa adeta mahkum eden var olan durum eklenince onlar da “küreselleşerek uyuşturucuya yöneliyorlar.”

Böyle olunca ATATÜRK ve Milli Mücadele gibi kavramlar eğitimde yer alamazken uyuşturucuyu nasıl anlatacaksınız?

30 gün sonra ZAFER’in, 454 gün sonra ise ATATÜRK’ün kurduğu ve gençlere emanet ettiği CUMHURİYETİMİZ’in 100. Yaşlarını kutlayacağız. Şu tablo ile, bence, hiçbir şeyi kutlamaya hakkımız yok:

 UYUŞTURUCU bataklığına saplanmış ve çağdaş eğitim alamamış gençler, Kontrolsüz Yüksek Enflasyonun altında ezilen en az 50 milyon TC Vatandaşı, İşsizlik ve yaygın Gelir Yetersizliği.

Hangisini kutlayacaksınız, buyurun kutlayın.

- Anayurt Gazetesi, M. Arif Demirer tarafından kaleme alındı
https://anayurtgazetesi.com/makale/11499910/m-arif-demirer/egitimde-kalite-gerilerken-uyusturucu-ilerliyor