TRT’de kayıtlı Kilis türküleri

M. Yahya Efe
M. Yahya Efe

Sevgili okurlarım, Türkiye’nin sözlü geleneğinde, bir ezgi ile söylenen halk şiirlerinin her çeşidini göstermek için en çok kullanılan ad "türkü"dür.

Halk tarafından en çok sevilen müzik türlerinin başında türkü gelmektedir. Türkülerin oldukça önemli olduğu bilinmektedir. Eski bir kültürden gelen türkülerin dinleyici kitlesi de oldukça fazladır.

Bazı türkülerin ise oldukça etkileyici hikayesi olduğu bilinmektedir. Yani birçok türkünün gerçeği yansıttığı kolayca dikkat çekmektedir

Türkü kelimesinin, Türk adının sonuna, Arapça ilgi eki olan "i" ekinin getirilmesiyle ortaya çıktığı anlaşılır. Türkü: Türk’le ilgili, Türk’e özgü anlamında kullanılmaktadır.

Türkünün Kökü, XV. yy. da Horasan’a kadar dayanır. Türkünün belli bir şekli yoktur.

Bir koşma, bir semai, bir destan ya da herhangi bir halk şiiri, türkü ezgisiyle söylendiğinde türkü olur. Bu yüzden türkü tipinin en belirgin özelliği "melodisidir".

Türkü, güfte olarak halk şiirlerini alan ve halk ezgileriyle bestelenmiş şarkı çeşididir. Türküler, doğayı, aşkı, ayrılığı, ölümü, kahramanlık ve askerliği, günlük yaşamın türlü olaylarını konu edinir.

Ülkemizde, Türk halk ezgilerinin en seçkin örneklerini, ileri bir anlayışla seslendirerek bu müziğin yurt içinde ve yurtdışında tanıtılmasını sağlamak amacıyla, birçok sivil toplum kuruluşlarının bünyelerinde,

Türk Halk Müziği Koroları kurulmuştur.

Bu korolar; halk müziğimizin en iyi örneklerini titizlikle seçip, sanatçılarıyla yorumlayarak, Anadolu müziğinin, bugünü ve yarını için, kültürel işleyişte başta yer alması gereken zengin kaynaklarımızdan biri olduğunu vurgulamayı, halk kitlelerine sevdirerek yaymayı planlamışlardır.

Bu korolar; türkülerimizin çağdaş işlevler kazanabilmeleri için, geniş halk kitlelerince benimsenmesine yardımcı olmayı ilke edinmişlerdir.

İşte bu korolardan bir tanesi de, Kilis Yardımlaşma Derneği’nin bünyesinde kurulmuş olan,

“Kilis Türk Halk Müziği

Korosu” dur.

Türk Halk Müziğimizin en köklü ve en sağlam türkülerinden olan Kilis türküleri de ana türkülerimizdendir.

Bu türküler 1949 yılında rahmetli Muzaffer Sarısözen tarafından ilk derlemelerden olduğu için, Türk Halk Müziğimizin en köklü ve en sağlam türkülerindendir.

TRT repertuarında kayıtlı olmalarına rağmen, zaman zaman bu güzelim Kilis türkülerine, birileri sahip çıkıyor.

Geçen akşam, bit televizyon programında, “bir türkü ve yöresi” sorusunun cevabında, yine bir Kilis türküsünü birileri, sahiplenmek istedi.

60 yıllık “Yoğurt koydum dolaba” isimli Kilis türkünün yöresine ”Elazığ” denildi. Bu güzelim Kilis türküsü, TRT Müzik Dairesi Yayınları THM Repertuar Sıra No: 2364 ‘de kayıtlıdır.

Bu Kilis türküsü, çok renkli, neşeli ve insanlara mutluluk yansıttığı için de halk müziği programlarında sık sık yer alır. TRT repertuarında kayıtlı olmasına rağmen, Kilis’in ”Yoğurt koydum dolaba” isimli türküsü, nasıl Elazığ türküsü oluyor(!)

Bunu anlamak mümkün değil!

TRT repertuarına kayıtlı diğer Kilis türküleri de şunlar:

“Ah suyolu su yolu”, “Bahçeden hudar geldi”,”Çadır altı minare”, ”Dama vurdum bir depik (Meryem)”, “Deniz dibi tekneli”, “Elma tekerlendi yar”, “İndim kuyu dibine (Tango)”, Karanfil deste gider”, “Kapımın önünden gelir geçersin”, “Lambada şişesiz yanmaz mı?”, “Sultanın giydiği kareli kumaş”,”Süt içtim dilim yandı”, “Ufacık taştan kale yapılmaz”, “Yoğurt koydum dolaba”, “Zeytin yaprağı yeşil”, “Zello (Evlerinin önü tahta daraba)”.

Bakalım bu Kilis türkülerine de, kim sahip çıkacak?

- Anayurt Gazetesi, M. Yahya Efe tarafından kaleme alındı
https://anayurtgazetesi.com/makale/11082322/m-yahya-efe/trtde-kayitli-kilis-turkuleri