Uçan Süpürge'nin açılışında Çiğdem Mater'e selam

Bu yıl 25’incisi düzenlenen olan Uçan Süpürge Uluslararası Kadın Filmleri Festivali'nin açılışı Karum Çim Alan’da gerçekleştirildi. Şenay Gürler ve Yetkin Dikinciler’in sunuculuğunu üstlendiği açılışa oyuncular Füsun Demirel, Deniz Türkali, Lale Belkıs, Cemre Ebuüzziya, yönetmen Ceylan Özgün Özçelik, milletvekilleri Gamze Taşcıer, Meral Danış Beştaş ve Cumhuriyet Halk Partisi Kadın Kolları Başkanı Aylin Nazlıaka da katıldı.

Festivalin açılış konuşmasını Uçan Süpürge Vakfı Onursal Başkanı Türkan Şoray gerçekleştirdi. Şoray, 25 yıl önce kadınların kültür ve sanat yoluyla kendilerini ifade etmeleri, çektikleri, emek verdikleri filmlerle kadın haklarını, kadın sorunlarını anlatmaları hayaliyle yola çıktıklarını anlattı. Festivalin gerçekleştiği 25 yıl içinde bu hayalin “koskocaman bir gerçek” olduğunu söyleyen Şoray, “Festivalin nice 25 seneler devam etmesi dileğiyle festivali açıyorum” dedi.

Şoray’ın ardından Allegra Ensemble, şarkılarıyla sanatseverlere keyifli dakikalar yaşattı. Mini konserin ardından festivalin bölüm tanıtımları yapıldı ve son olarak ödül törenine geçildi.

KUŞAKLAR ARASINDA BİR KÖPRÜ

Teması “Kadınların Mirası” olarak belirlenen 25. Uçan Süpürge Uluslararası Kadın Filmleri Festivali’nin tema ödülüne Kadın Eserleri Kütüphanesi layık görüldü. Ödülü, kütüphane adına Kadın Eserleri Kütüphanesi ve Bilgi Merkezi Vakfı Genel Kurul Üyesi Prof. Dr. Fatmagül Berktay aldı. Berktay burada yaptığı konuşmasında Kadın Eserleri Kütüphanesinin 32 yıldır kadınların geçmiş yıllardaki mücadelelerinin izni sürdüğünü, o izleri topladığını ve gelecek kuşaklara aktardığını söyledi. “Bu topraklarda en az 150 yıldır kadınlar hak arayışında ve mücadele ediyorlar” diyen Berktay, kütüphanenin bulunduğu binanın Bizans döneminde seküler kadınların eğitimi için hizmet veren bir bina olduğu yönünde bir rivayet olduğunu anlattı. Berktay, “Dolayısıyla yüzyılların ötesinden geliyoruz. Geçmiş kuşaklarla gelecek kuşaklar arasında köprü kuruyor kütüphane” dedi.

Festivalde Genç Cadı Ödülü’ne layık görülen Nazlı Bulum da çekmediği film nedeniyle Gezi davasında hapis cezasına çarptırılan ve 1 aydır Bakırköy Kadın Cezaevi’nde bulunan film yapımcısı Çiğdem Mater ile olan anısını anlattı. Mater’in kendisine yapımcılık yolunu açtığını ifade eden Bulum, “Ben kolektif olarak çalıştığım arkadaş grubumda ilk kısa filmimi yapmak istediğim sırada kapısını çaldım. Bize bir yapımcı gerek diye. Beni uzun uzun dinledi ondan sonra dedi ki ‘Sizin zaten bir yapımcınız var belli ki çünkü bütün ihtiyaçları sayabiliyorsun.’ Ben o zaman 19 yaşındaydım. 10 yıl geçmiş o zamandan beri ne arkadaşlığını ne donanımını ne fikrini benden esirgedi. Şu an tam 1 aydır haksız yere cezaevinde. Bu kötü sürecin bir an önce bitmesini diliyorum. Biliyorum ki en çaresiz anlarımızda evde, sokakta, sette sahnede hayatlarımızda kendimiz bir özgürlük mücadelesi götürüyoruz ama yan yana olamadığımız zamanlarda bile yalnız değiliz. Birbirimize sahibiz. Biz kadınlar birbirimize inanarak her geçen gün daha da güçleneceğiz. Yaşasın cadılık” ifadelerini kullandı.

Bilge Olgaç Başarı Ödülleri bu yıl 3 farklı isme verildi. İlk olarak Anna Maria Aslanoğlu’na ödülünü Emine Yıldırım takdim etti. Ödül vermeden önce söz alan Yıldırım, Mater’i andığı konuşmasında “Çiğdem inanılmaz bir insan. Her zaman kadınların yanında durdu. Herkesi destekledi. Uçan Süpürge’ye teşekkür etmek istiyorum. Çünkü Türkiye’de bir sürü prestijli kültür kurumu Çiğdem’i anmazken Uçan Süpürge Çiğdem’in arkasında durdu” dedi.

KIRMIZI FULAR BU DEFA ÇİĞDEM MATER’E

Bilge Olgaç Başarı Ödülü’ne layık görülen Aslanoğlu ise, Bilge Olgaç’ın başından geçen bir olayı şöyle anlattı:

“1980’li yıllarda Bilge Olgaç bir ödül alıyor Fransa’da bir kadın filmleri festivalinde. Maalesef yurtdışı çıkış yasağı olduğu için bu ödülü almaya gidemiyor ve çok üzülüyor. Oradaki kadın sinemacılar Bilge Olgaç’a bir kırmızı fular gönderiyorlar kendi imzalarını atarak. Bizim de bir kırmızı fularımız var bugün. O kırmızı fular Çiğdem Mater’e gitsin diyorum ve tüm Gezi tutsaklarına gitsin.”

Bilge Olgaç Başarı Ödülü’ne layık görülen Neşe Yulaç sağlık sorunları nedeniyle açılışa katılamazken bu ödüle layık görülen bir diğer isim Ayşenil Şamlıoğlu da Çiğdem Mater’i andı. Şamlıoğlu, konuşmasını “Canımın içi Çiğdem Mater seni seviyorum” şeklinde sonlandırdı.

Açılış programında son olarak Uçan Süpürge Onur Ödülü, Şerif Sezer’e takdim edildi. Sezer, “Erkek egemen sektörde sinema sektöründe kadın emeğini görünür hale getirdiği için Uçan Süpürge’ye çok teşekkür ediyorum. Her gün 1 kadının katledildiği bu coğrafyada kadın dayanışması çok önemli. İstanbul Sözleşmesi çok önemli. Ben annelere diyorum ki lütfen erkek çocuklarınızı kadınlara saygıyı öğreterek büyütün. Onlara aslansın kaplansın diye büyütmeyin. Sonra gerçekten aslan kaplan oluyorlar. Yaşasın kadın dayanışması” dedi.

26 Mayıs-5 Haziran'da düzenlenecek festivalde Büyülü Fener Kızılay Sineması ve Doğan Taşdelen Çağdaş Sanatlar Merkezi'nde 60'ı aşkın film gösterilecek.

- Anayurt Gazetesi, Kültür-Sanat bölümünde yayınlandı
https://anayurtgazetesi.com/haber/10651360/ucan-supurgenin-acilisinda-cigdem-matere-selam