Üç bilemedin beş cisim problemi

Bir matematik ve fizik problemi düşününüz ki şu ana kadar yaklaşık on iki bin farklı çözümü bulunmuş olsun, daha doğrusu çözümü olmasın. Şu an izlenme rekorları kıran “3 Cisim Problemi” dizisi; fiziğin ve matematiğin bu çözümsüz problemini arka fonuna koyarak insan davranışının doğru ve yanlış kavramını, bireysel ve toplumsal etiğin birbirinden çok farklı olabilmesi sorgusunu bir bilim kurgu dizisinde sorguluyor. Diziyi bazıları çok sevdi, bazıları hiç sevmedi. Fakat son yıllarda hiç görmediğimiz kadar zengin ve tutarlı bir bilimkurgu dizisi olduğunu kimse inkâr etmedi. Benim gibi en rezil bilim kurguda bile elle tutulabilecek bir şey bulmaya çalışan, bir hafta bilimkurgu seyretmezse keyfi kaçan birinin diziyi seyrettikten sonra günlerce rüyasında gördüğünü söylemeye gerek yok.
İki cismin birbiriyle olan davranışı Newton yerçekimini bulduktan sonra hemen anlaşılmış, yani Newton’un prensipleri sayesinde dünyamız ve ay gibi iki cismin birbirine nasıl davrandığı, birbirlerinin etrafında nasıl dolaştığı çok yüksek doğrulukla biliniyor ve bu iki cismin birbirine nasıl davranacağı kestirilebiliyor. Yani 2 cisim problemi diye bir şey yok, Newton çözmüş sağ olsun. Ama araya 3. cisim girince bu cisimler birbirine aynı anda kuvvet uyguladığı için artık bu üç cismin ne yapacağı, kimin kimin etrafında ve nasıl döneceği bilinemiyor çünkü kuvvetler, yörüngeler her şey birbirine öyle karışıyor ki cisimlerin kendileri de artık nasıl davranacaklarını bilemiyorlar. 3 cisim probleminin özeti bu. Yani ortada 2 cisim varken her türden davranış belirli ve düzenliyken mevzuya 3. Cisim karışınca davranışlar sapıtıyor ve cisimlerin tepkileri bilinemez oluyor.
Fakat bunda bu kadar şaşıracak ne var? İnsan ilişkilerinin temel yasaları da böyle değil mi? Yani 2 cisimden oluşan insan ilişkilerine 3. Cisim dahil olup o cisim de ortama kuvvet uygulamaya başlayınca mevzular karışmıyor mu? İki cisimlik ilişkilere 3.cisim girince daha önce sakin ve mutlu olan insan cisimleri birbirlerine çok başka tür tepkiler vermiyorlar mı?
3. Cisim işe karıştığında ilişkilerin bütün düzeni bozulmuyor mu?
Toplum içinde var olabilen yaratıklar olsak ta bazı kurallarımız sadece 2 cisim içindir. Araya üçüncü cismi alırsak kimin ne yapacağını bilemeyeceğimizi söyleyen fizik bilimi doğru söylüyor. 2 insandan oluşan cisim ilişkileri üçüncüyü kaldıramıyor.
3. Cisimi kaldırmayan başka bir sürü ilişki var. Mesela her ne kadar bütün ilahi dinler “Tanrı ile kul arasına kimse giremez” dese de nedense dinin pratik hayattaki uygulamalarında araya mutlaka bir 3. Cisim eklenmeye çalışılıyor ve böyle olunca ortaya belirsiz davranışlar çıkıyor. Tarikat şeyhi, şıh gibi tuhaf insanlar Tanrı ve kul arasında 3. Cisim olarak dolaşmaya başlayınca 6 yaşındaki çocuklar evlendiriliyor, şeyhler şıhlar nasıl oluyorsa zenginleşiyor. Peygamberimiz gibi Tanrı’yla kul arasına giren 3. Cisim değil de Tanrı’nın elçisi olduğunu söyleyen bir kişi hayatında kara çarşaf görmemişken
3. Cisimler kadınları gözleri bile görünmeyecek şekilde kapkara torbalara sokup dolaştırıyorlar.
Özetle insan cisminde çoğu ilişki
3. Cismi görünce kararsızlaşıyor.
Netflix’in 3 Cisim problemi dizisindeyse Mao zamanlarının Çin’inde bütün hayatı elinden alınmış, babası yüzlerce insanın alkışları arasında ve gözünün önünde dövülerek öldürülmüş, toplumunun büyük yozlaşmasına şahit olmuş, kendisi de dağın başında bir verici istasyonuna yarı hapsedilmiş bir yüksek zekalı bilim kadınının; Çin’in uzaya gönderdiği yayınlar sayesinde bir uzak medeniyetle irtibata geçmesi ve karşı tarafta barışçı bir uzaylının “gönderdiğim mesaja cevap verme, verirsen bizimkiler dünyanıza gelir ve medeniyetinizi ele geçirir” uyarısına rağmen, gizemli uzaylıların bile medeniyetimize insanın kendisi kadar zarar vermeyeceğine emin olarak ve insana bütün inancını yitirmiş bakış açısının uzaylılara gönderdiği cevapla başlattığı, dünyamızın bilinmeyen başka medeniyetlerce işgali tehlikesi işleniyor. Bu uzaylılar kendi gezegenlerinde 3. Cisim probleminden çok çekmişler ve medeniyetleri sürekli 3 cisim sorunu nedeniyle (depremler, doğal felaketler) büyük zarar gördüğü için uzay gemilerine binip memleketi terki diyar etmişler. Çinli bilim kadınının mesajını alınca dünyamıza doğru yönelmişler ve dört yüz yıl sonra gelecekler.
Diziyi seyretmenizi şiddetle tavsiye ederim, sadece bilim kurgu değil “Doğru olan, ahlaklı olan nedir?” sorgusu da çok iyi işlenmiş. Dizi bitince de Amin Maalouf’un ‘Empedokles’in Dostları” kitabını okuyunuz. O kitapta da bizler kendi türümüze kendi elimizle her zilleti yaşattığımız için uzaylılardan yardım isteyen insanların hikayesi var. İsrail Refah kapısına dayanınca sizin de içinizden yardım isteyebileceğimiz uzaylılar olsaydı keşke diye geçmedi mi?

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Ahsen Aral Uyar - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Anayurt Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Anayurt Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Anayurt Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Anayurt Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.