İkna turları

Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Uluslararası Para Fonu (IMF) ve Dünya Bankası Bahar Toplantıları kapsamında düzenlenen "Türkiye: Değişken Küresel Ekonomide İleriye Doğru Gitmek" başlıklı etkinlikte bir konuşma yaparak yabancı yatırımcılara ve kredi kuruluşlarına Türkiye’nin geleceğe ilişkin ekonomi politikaları hakkında açıklamalarda bulundu.

Anadolu Ajansı’nın haberine göre Bakan Şimşek yaptığı konuşmada, geçen yıl düzenlemelerin çoğunun vergi artışlarıyla ilgili olduğunu, bu yıl harcamaları mümkün olduğu ölçüde kontrol edeceklerini ve kesintiye gideceklerini belirtmiş.

Yurt içinde en büyük zorluğun yüksek enflasyon olduğunu yineleyen Şimşek, fiyat istikrarını sağlamanın ve enflasyonu tek haneye indirmenin en büyük öncelikleri olduğunu, mali disiplinin sağlanmasının da bir diğer önemli hedef olduğunu, dezenflasyon sürecinin kamu maliyesi desteği gerektirdiğini söylemiş.

Bakan Şimşek, rekabetçiliğin ve üretkenliğin artırılması, yatırım ortamının iyileştirilmesi, iklim değişikliği ile mücadele, yeşil ve dijital dönüşüm gibi alanlara yönelik kapsamlı bir yapısal reform programlarının olduğunu anlatarak, küresel borçlanmanın önemli bir sorun olduğuna da dikkati çekmiş.

Bakan Şimşek, bakın daha neler anlatmış.

Uygulanmakta olan programın bir diğer bileşeninin kamu maliyesi disiplinin yeniden sağlanması olduğuna işaret eden Şimşek, enflasyonu düşürmek için Merkez Bankası'na daha fazla destek sağlamak amacıyla mali duruşu sıkılaştırmaları gerektiğini dile getirmiş.

Şimşek, programın bir başka bileşenin de yapısal reformlar olduğunu belirterek, kaynakları daha verimli alanlara yönlendirmek istediklerini ifade etmiş.

Şimşek, sağlam politikalar ve yapısal reformların birleşiminin yatırımcıların güveninin yeniden kazanılmasına yardımcı olacağını vurgulamış.

Uluslararası yatırımcıların güvenini yeniden kazandığını düşünen Şimşek, “bu durum kredi risk primindeki (CDS) önemli düşüşe de yansıyor" demiş.

Orta Vadeli Program'da (OVP) enflasyonun bu yıl yüzde 36'ya gelecek yıl yüzde 14'e ve 2026'da tek haneli rakamlara düşmesinin beklendiğini belirten Şimşek, "İddialı olsa da bu hedeflerin ulaşılabilir olduğunu düşünüyoruz çünkü desteklenen sıkı bir para politikamız var. Deprem harcamalarını dışarıda tuttuğumuzda, uluslararası standartlara göre sıkı bir maliye politikamız da var. İlerleme var, sonuçları göstermek için zamana ihtiyacımız var" deyivermiş.

Şimşek, cari açığın düştüğünü, bütçe açığının daralacağını ve para politikasının tamamen işlevsel hale geleceğini vurgulamış.

Şimşek, "Bu yıl harcamaları incelemeye başladık. Harcama kontrolüne ve olası harcama kesintilerinin ne olabileceğine, aynı zamanda harcamalarda verimli alanların önceliklendirilmesine bakıyoruz" diyerek tasarruf için bir ışık yakmış. Nitekim, kamuoyunda harcamaların kontrol edilmesine dair bir beklenti olduğuna dikkat çeken Şimşek, "Biz de bunu gerçekleştireceğiz, harcamaları mümkün olduğu ölçüde kontrol edecek ve kesintiye gideceğiz" demiş.

Parasal sıkılaşma döngüsünün bitip bitmediğine ilişkin bir soruya Şimşek, "Bir maliye bakanının para politikası duruşu hakkında yorum yapması uygun olmaz. Bir ekonomist olarak elbette kendi görüşlerim var ama bunu ifade etmek doğru olmaz" diyerek, Merkez Bankası’nın bağımsızlığına kesinlikle saygı gösterdiklerini belirtmiş.

Evet,  Hazine ve Maliye Bakanı Şimşek’in ikna turları devam ediyor. Oralarda söylediklerini buralarda bu kadar açık yüreklilikle ifade edemiyor ama varsın olsun, paranın kaynağı onlar olduğuna göre onları ikna etmek önemli. Burada bizim asıl üzerinde durduğumuz “sıkı para politikası”  uygulamalarının devam edeceği yönündeki açıklamalar.

Bu ne demektir, kısaca anlatalım. Bakan Şimşek diyor ki; biz vatandaşımızı sıkabileceğimiz kadar sıkacağız. Onlara, ölmeyecekleri kadarını vereceğiz. Yani, Temmuz’da kimse ara zam falan beklemesin. Enflasyon farkı kadarını alabilirseniz yatın kalkın dua edin.

Bu ülkede tasarrufu sadece nüfusun yüzde 85’inden bekleyip, kalan yüzde 15’e diledikleri gibi yaşama hakkı verirseniz büyük bir vebal altına girersiniz. Bunun sonuçlarını da “seçmenlerimiz sandığa gitmedi onun için düşük oy aldık” diyerek örtemezsiniz. Vatandaşın bir sonraki seçimde göstereceği tepki bu yaşadıklarınınız kat kat fazlası olur. 

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Oktay Taş - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Anayurt Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Anayurt Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Anayurt Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Anayurt Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.