Ne bekliyordunuz ki!

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) 2024 Şubata ilişkin Tarım Ürünleri Üretici Fiyat Endeksini açıkladı. Şubat ayında fiyatlar bir önceki aya göre yüzde 7,18, bir önceki yılın Aralık ayına göre yüzde 11,30 artış, bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 58,29 ve on iki aylık ortalamalara göre yüzde 60,28 artış gerçekleşti.

Şaşırdınız mı? Yoksa beklediğiniz bir sonuç muydu?

Elbette ki, beklenen bir sonuç bu. Çünkü tarım ve hayvancılıkta girdi fiyatları halen rekor düzeyde bir artışa işaret ediyor. Hangi ürünlerde artış ne kadar olmuş, az mı çok mu işin bu tarafından değiliz. Veriler gösteriyor ki, girdi fiyatlarındaki artış devam ediyor. Çünkü, döviz fiyatları yerinde durmuyor. Fiyatlar aylardır artıyor.

Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) geçtiğimiz yılın değerlendirmesini yaptığı ve bu yıla ilişkin beklentilerini kapsayan raporunda bizi bunların beklediğine dikkat çekiyordu. TZOB 2024 yılı bütçesinde tarımsal desteklere yüzde 44,4 artış yapılacağına işaret ediyor olmasına karşın, yaşanan ekonomik gelişmeler, girdi fiyatlarındaki artışlar ve enflasyon dikkate alındığında belirlenen rakam yeterli olmayacağını belirtiyordu.  

Hasıla’nın en az yüzde 1 oranında olması gerekirken, bu rakam Orta Vadeli Planda açıklanan GSYH tahminine göre, yüzde 0,25 düzeyinde kalması tarım ve hayvancılığa ne kadar önem verdiğimizin bir göstergesi.

TZOB Raporunda girdilere ilişkin tespitler şöyleydi:

• Gübre fiyatlarında geçen yılın Aralık ayına göre DAP gübresi yüzde 18,8 oranında, 20.20.0 gübresi yüzde 14,1 oranında, amonyum sülfat gübresi yüzde 9,2 oranında, amonyum nitrat (yüzde 26) gübresi yüzde 3,4 oranında ve ÜRE gübresi yüzde 1,3 oranında arttı.

• Mazot fiyatı son bir yıla göre yüzde 69,6 oranında artış gösterdi.

• Son bir yılda besi yemi fiyatı yüzde 39,8 ve süt yemi fiyatı yüzde 41,1 oranında arttı.

• Zirai ilaçlardan Deltametrin EC (25 g/L) fiyatı son bir yılda yüzde 64,3 artışla tonu 630 liraya yükseldi.

• 2023 yılında Devlet Su İşleri (DSİ) tarafından işletilen sulamalarda, bölgelere göre değişmekle birlikte su ücretlerinde yüzde 50,4’e varan oranda artış yaşandı.

• Sulama alanı içerisinde tüm tarife grupları için geçerli olmak üzere çiftçilerin tamamen kendi imkânlarıyla kullandıkları yeraltı suyu ücretleri 2023 yılında bir önceki yıla göre yüzde 42,9 oranında artarak dekara 30 liraya yükseldi. Artan sulama fiyatları üretim maliyetlerini daha da artırdı.

• 2023 yılında sertifikalı tohum fiyatları bir önceki yıla göre makarnalık buğdayda yüzde 23,8, ekmeklik buğday yüzde 14,3, arpada yüzde 16,7 ve tritikalede yüzde 15,8 oranında artış gösterdi.

 Girdi fiyatlarında tek bir kalemde bile indirim yaşanmadı. Bunun doğal bir sonucu olarak ne yaşandı biliyor musunuz? Evet, üretimi sürdürmek isteyen çiftçiler borçlanmaya başladı, borcu borçla ödeme noktasına kadar geldi. Raporda bu çarpıcı gelişmeye de şöyle yer veriliyordu:

• Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu verilerine göre, 2022 yılı Kasım ayı sonunda, tarım ve balıkçılık nakdi ve takipteki toplam kredi bakiyesi, 309 milyar 814 milyon lira olarak gerçekleşirken, 2023 yılı Kasım ayı sonunda 584 milyar liraya ulaştı.

• Son bir yıllık süreçte çiftçilerin bankalara olan toplam kredi borcu yüzde 88,5 arttı.

• 2022 yılı Aralık ayında Ziraat Bankası 1 yıllık işletme kredilerinde kullandığı cari faiz oranı yüzde 9,5 iken peş peşe artan oranlarla 2023 yılı Aralık ayında yüzde 42 seviyesine yükseldi.

• Tarım Kredi Kooperatifleri, düşük faizli kredi kullanımında Ziraat Bankası cari faiz oranı üzerine Kredi Kullandırma Komisyon ve fon payı ekleyerek uyguladığı faiz oranını artırdı ve yıllık faiz oranı yüzde 58’lere kadar yükseldi.

• Diğer bankalarda 2022 yılı Aralık ayında yüzde 17 olan bir yıllık işletme kredisi faiz oranı, yüzde 62’ye ulaştı.

• Tarımsal kredilerde devlet desteği uygulanarak faiz oranları düşük tutuluyor. Buna rağmen, 2023 yılında çiftçilerin yaklaşık yüzde 37’si yüksek faiz oranları ile tarımsal kredi kullanmak zorunda kaldı.

• Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre 2020 yılında 18,2 milyon baş olan büyükbaş hayvan sayısı, 2021 yılında 18 milyon başa geriledi. 2022 yılında ise 17 milyon baş olan büyükbaş hayvan sayısı 2023 yılının ilk altı ayında yüzde 2 oranında azalarak 16,7 milyon başa geriledi. Küçükbaş hayvan sayısı ise 2022 yılında bir önceki yıla göre yüzde 2,2 azalarak 56,3 milyon başa, 2023 yılının ilk 6 ayında ise yüzde 5,3 azalarak 53,3 milyon başa geriledi.

• Sadece 6 aylık dönemde büyükbaş hayvan sayımız 502 bin, küçükbaş hayvan sayımız ise 3 milyon azalmış oldu.”

Bu işin üretici kesiminin haklarını savunmak üzere faaliyet gösteren TZOB’un tespitleri böyle. Et fiyatlarında yaşadığımız dramı da yarınki yazımızda ele alacağız.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Oktay Taş - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Anayurt Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Anayurt Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Anayurt Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Anayurt Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.