Biz bu ülkenin vatandaşlarıyız!

Ülkemizdeki gelir adaletsizliği uluslar arası kuruluşlar tarafından da tescillendi. AB İstatistik Ofisi Eurostat ve Dünya Bankası verilerini üst üste koyduğunuzda durumumuz hiçte parlak değil. Bu iki kuruluşu bir tarafa bırakın Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verileri de bunları tescilliyor.

Daha önceki yazılarımızda da belirtmiştik, gelir dağılımında eşitsizlik, sosyal adalet ve toplumsal barışın önündeki en büyük engellerden biri olarak ilk sıralarda yer alıyor. Ülkemizde gelir dağılımındaki adaletsizlik nedeniyle yoksul daha da fakirleştirirken zenginler servetlerini aynı hızla artırdı. İşçilerin milli gelirden aldığı pay azalırken şirketlerin payı her geçen gün biraz daha artıyor.  

Bu işlerin hesabını yapan kuruluşlar tespitlerini Gini katsayısı denilen bir ölçüyle gerçekleştiriyorlar. Gini katsayısı gelir dağılımı eşitsizliği ölçmek için kullanılan en temel göstergelerden sadece biri. Şimdi bu katsayı hesaplamasına göre, ülkemiz, Avrupa’da gelir dağılımı eşitsizliğinde ilk sırada yer alıyor. Dünyadaki 130 ülke içinde ise 28. sırada bulunuyor. TÜİK’e göre Gini katsayısı ile ölçülen bu eşitsizlik 2023 yılında daha da artmış bulunuyor.

TÜİK’e göre Gini katsayısı, “kişisel gelir dağılımını ölçmek için, yaygın olarak kullanılan bir dağılım ölçüsü. 

Gini ölçüsü “0 ile 1” arasında değişiyor. Bir toplumda, gelir adaletli olarak paylaşılmışsa, Gini katsayısı “0”a eşit, toplumdaki gelirleri yalnız bir kişi almışsa, Gini katsayısı “1” e eşit oluyor. Gini katsayısını 100 ile çarparak gösteren indeksler de istatistikte kullanılıyor.

Şimdi gelelim ülkemizin durumuna. Ne haldeyiz, dışarıdan bakılınca ülkemiz nasıl görülüyor, değerlendiriliyor?

AB İstatistik Ofisi Eurostat verilerine göre 2022 yılında AB’de Gini katsayısı 29,6 olmuş. Eurostat’ta Türkiye’ye ait son güncel veri 2021 yılına ait. Buna göre Türkiye’nin Gini katsayısı 42,6. Türkiye bu değerle Avrupa’da 36 ülke içinde ilk sırada yer alıyor. Yani, gelir dağılımı eşitsizliğinin en yüksek olduğu ülke Türkiye. Bizi, 38.4 ile Bulgaristan, 36.2 ile Litvanya ve 34.3 ile de Letonya izliyor..

21.2 ile Slovakya gelir dağılımı eşitsizliğinin en düşük olduğu ülke. Ardından 23.2 ile Slovenya, 24.8 ile Çekya ve 24.9 ile de Belçika geliyor. Gini katsayısı Fransa’da 29,8 ile AB ortalamasının hemen üstünde yer alırken, Almanya ise 29 ile AB ortalamasının hemen altında bulunuyor.

Dünya Bankası verileri de dünyadaki gelir dağılımı eşitsizliğini ortaya koyuyor. 2022 veya buna yakın en yakın yıl verileri dikkate alındığında Türkiye 130 ülke içinde 28. sırada yer alıyor. Yani, Türkiye dünyada gelir dağılımı eşitsizliğinin en kötü olduğu 28. ülke konumunda. 59.1 ile Namibya en kötü durumda bulunurken, 55.9 ile Zambiya ve 54.6 ile Eswatini diğer sıraları alıyorlar. Türkiye’den daha kötü durumda olan ülkeler arasında Brezilya, Meksika ve Arjantin gibi ülkeler bulunuyor.

Listeye bakıldığında Cibuti, İran, Malezya, Tanzanya, Kenya, Senegal, Mali ve Nijerya gibi çok sayıda Afrika ve Asya ülkesi gelir dağılımı eşitliğinde Türkiye’den çok daha iyi durumda oldukları gerçeği ortaya çıkıyor.

Hatırlayacaksınız ülkemizdeki gelir dağılımına ilişkin en son açıklama geçtiğimiz aylarda yapılmıştı. Şubat ayında bu köşemizde yer alan yazımızda, “son yıllarda en düşük ve en yüksek gelire sahip yüzde 20'lik kesimler dışında kalan, ikinci, üçüncü ve dördüncü yüzde 20'lik kesimin yaşadığı kaybı net bir şekilde gözler önüne serdi. Bu üç grubun gelirden aldığı toplam pay geçen yıl itibarıyla yüzde 45.94'ten yüzde 44.30'a geriledi. Söz konusu yüzde 60'lık kesimin payı böylece ilk kez yüzde 45'in altına düştü” demişiz.

Yine bu yazımızda, milli gelirin yüzde 50’lik kısmını, en zengin yüzde 20’nin paylaştığına dikkat çekmişiz. Nitekim, Birleşmiş Millet tarafından yayınlanan Mutluluk Raporu’nda ülkemizin üst sıralarda yer almadığı belirtilmiş. Finlandiya’nın en mutlu ülke olduğu ülkeler sıralamasında ülkemiz ne yazık ki ilk 100 ülke içinde de yer alamadı ve 122’cilikten 106 sıraya yükselebildi. IMF’nin “Mutluluk” raporunda ise dereceye bile giremedi.

Ülkemizde derin bir yoksulluk yaşanıyor. Bunu, genciyle, yaşlısıyla tüm yaş gruplarındaki vatandaşlarımız derinden hissediyorlar. Ama dışarıdan da bakıldığında durumumuz çok farklı değil. Ülkemiz kaynaklarının hoyratça israf edilmesi, iç ve dış borç ile faiz ödemelerine ayrılması, bir kısmının da ülkemizde barındırdığımız sayıları kimi kaynaklara göre 7, kimi kaynaklara göre ise 10 milyonu bulan sığınmacılara harcanması, ülkemize kaynak sağlayan, vergisini veren vatandaşlarımızın hak ettikleri refah payından mahrum kalmalarına neden oluyor. Öncelikle, bu çarpıklıkların giderilmesi ve artık bu ülkenin gerçek sahiplerine hak ettiklerinin ödenmesinin zamanı gelmedi mi?

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Oktay Taş - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Anayurt Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Anayurt Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Anayurt Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Anayurt Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.