İlm-i siyaset ve ortadoğu

Bir süredir ABD destekli İsrail’in Filistin Gazze bölgesine yaptıkları dünya tarafından gözlenmektedir. Son hamlesi ise kabul edilmesi mümkün olmayan bir arzudur. İsrail Gazze’de 3000 konut yapacağı söylemimde bulunmuştur. Bunun anlamı Filistinlilere ait olan toprakları gasp etmekten başka bir şey değildir.
Bu işe ABD yeni duymuş gibi konuşsa da mutlaka bilgisi vardır. Zaten İsrail’le ortak hareket eden ABD seneler önce bölgeye bir bahane ile geldiğinden bu tarafa elli binden fazla insanın ölümüne sebep olmuştur. Bu insafsız ve vicdansız uygulama sonucunda Irak’ı planladıkları gibi, üçe böldüler. Kuzey’de Kürtler, Güney’de Şiiler ve ortada Sünnilerden oluşan yapılar ortaya çıktı.
Önceden planladıkları gibi Suriye’de de üçe bölünmeyi gerçekleştirdiler. Suriye’nin orta bölümünde Sünniler, Güneyinde Şiiler (İran’ın etkisindeler), Kuzey’de Kürtler. Hedefleri üzerindeki İran ve Türkiye’de de aynı yöntem uygulanacak ve bu uyulama sonucunda oluşacaklarını düşündüklerini diğer ülkelerdeki bölgelerle birleştirecek ve devletleri bölüp parçalayarak yeni ve güçsüz devletler ortaya çıkarıp kontrolleri altında tutarak İsrail’e destek devlet kuracaklar.
Hedefleri içindeki Türkiye üzerinde 40 yıla yakındır uyguladılar fakat yeterli başarıyı sağlayamadılar. Şimdi ise ekonomik anlamda güçsüzleştirip, ahlaki anlamda da çökerek güçsüzleştirme yoluna gittikleri için hem bölme parçalama işlemine devam etmekte hem de yeni kurdukları Kuzey Irak’ta ki Kürt devletçiğinin hamisi olma uygulaması yaptırmaktadırlar.
Bu coğrafyanın kaderi budur. Üzerinde türlü entrikalar çevrilir. Türkiye coğrafyası da en az bu coğrafya kadar önemli ve ilgi çekicidir.
Bu nedenle ayakta kalmak, hayatınızı olumlu olarak devam ettirmek için Coğrafyayı, düşmanlarımızı ve en önemlisi kendimizi tanımamız, tehlikenin farkında olmamız gerekmektedir.
Coğrafyası ve yeraltı değerleri ile ilgiyi ve iştahı üzerine çeken bu coğrafyanın yönetenleri İlm-i siyaseti bilmeli ve uygulamalıdır. Öyle görünüyor ki fazla uzak olmayan bir zamanda bu bölgede daha fazla kan akacak, ocaklar sönecektir.
İlm-i siyaset zamanın içinde yaşanılan durum ve konumun özelliklerine göre uygulanmalı veya değişiklikler yapılabilmelidir.
Turhan Dilmaç’ın; “Rusya’nın Ruhu” adlı kitabında yazdığı gibi; “İlm-i Siyaset ’in incelikleri, ideolojik dogmaların sabit bir hat üzerinde sürekli takip edilmesi, zorunluluğunun ortadan kaldırılmasını mümkün kılar. Zira, şartlar zaman zaman bazı sapmaları mecbur kılabilir. Nitekim, SSCB’de “militan ateizm” dalgasına fasıla verilmesine neden olan yine “devletin ali menfaatleri” oldu.” Diyerek zaman ve şartlara göre İlm-i siyasette de değişiklikler yapılabileceği akıl ve mantık’a uygundur.
Anadolu ve Ortadoğu coğrafyasında yönetici olanlar bu gerçeklerin farkında olarak iş ve eylem yapmalıdırlar.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Fuat Yılmazer - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Anayurt Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Anayurt Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Anayurt Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Anayurt Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.