Oğuzların uykusu derindir, bıçak kemiğe dayanmadan uyanmaz

Ne oldu ya ne oldu ülkeme? Kurucumuz Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşlarına yapılan saygısızlıklar ayyuka çıktı ama her nedense kimsenin ağzını bıçak açmıyor. Dünyanın hangi ülkesinde kurucu lidere laf edilmekte bir göstersenize! Hem de kurduğu ülkeye demokrasiyi getirmiş olsun, fabrikalar açsın, eğitim seferberliği ilan etsin, kadınlara seçme –seçilme hakkı versin, hülasa memleketin her köşesinde çağdaş devletlere uluşmak için ne gerekiyorsa onu yapsın.
Bunları yaparken de savaştan çıkmış, memleketin her köşesi harap ve bitap düşmüş bir halde. Genç nüfus oldukça az. Halk tarımdan başka bir şeyden anlamıyor, okuma – yazma oranı oldukça düşük. Sağlam bir araştırma yapılmadığı için bu oran Türklerde çok daha az. Genellikle okuma – yazma ve tahsil devşirmelerde ön planda.
Ülkeyi yönetenlerin çok büyük bir kesimi saray etrafına çöreklenmiş, adlarını Müslüman ismi yapmış devşirmelerdir.
Dışarıdan görenler bunları takva, merhametli ve adaletli bir Müslüman gibi görüyorlar ama iç yüzleri hiç te öyle değil. Kuşku yok ki Türkmen katliamları konusunda eli en kanlı olan Osmanlı paşası devşirme Hırvat Murat Paşa'dır. On binlerce Türkmen'i diri diri kuyulara doldurup öldürdüğü için kendisine Kuyucu Murat Paşa takma adı verildi. Kuyucu Murat 100 binden fazla Türkmen’i katletmiştir.
O öldükten sonra da bir türbe yapılarak halkın dualarına açılmıştır.
Efendim Atatürk bir gecede bizi cahil bıraktı, dedelerimizin mezar taşlarını bile okuyamıyoruz diyorlar.
Osmanlıda şatafatlı mezarlar genellikle saray etrafında bulunan asillere aittir. Bu asillerin çok büyük bölümü de devşirmeler olduğuna göre…
Türklerin bırakın yazılı mezar taşlarını, çoğunun mezar yerleri bile yoktu. Çünkü çoğunluğu cepheden cepheye koştuğu için nerede şehit düşse oraya gömülüyordu.
Türk gençleri cepheden cepheye koşarken içimizdeki devşirmeler ve gayri müslimler zevk ve sefa içinde yaşıyorlar, ticaretle uğraşıyorlardı. Maddi güçleri artan bu kesim aşırı bir şekilde de Türk düşmanı idiler.
Düzen ve sistem böyle idi.
Dedelerimizin mezar taşları diyenler için ne düşünmek gerekir?
Atatürk ve silah arkadaşları Osmanlıyı bitirmiş, hanedanları sürgün etmiş diye ağızlarını küçük dilleri gözükecek şekilde açarak konuşanların göbek bağlarını takip etmek gerekir.
Osmanlıda kimlerin işleri düzenleri iyiydi ve bu değişimden kimler negatif olarak etkilendi diye kısa bir tefekkür yaparsak oyunu çözeriz.
Atatürk Kur’an’ın halk tarafından anlaşılabilmesi için mealini ve tefsirini Elmalı Hamdi Yazır’a yaptırdı.
Halk Kur’an’ı okuyabilme ve anlayabilme şansı elde etti. Karabataklık yaratıkları Kur’an’ın halk tarafından okunamaması ve anlaşılamaması için yüzlerce yıl etkin rol oynamıştır. Halk birilerinin ağızlarına bakarak yol bulmaya çalışıyordu.
Halkın okur- yazar olması, kutsal kitaplarını okuyabilmesi bu karabataklık yaratıklarının hoşuna gitmedi ve halen gitmiyor.
Eskiye özlem ve dönüş anlamında bir takım eylemler başlattılar. Halkı yine o karanlık dönemlere götürüp hapsedip şatafatlı bir hayatı kendileri için dizayn etme gayreti içindeler.
Türk milleti, Efendilerden etrak-ı bi idrak (idraksiz Türk, aptal Türk) haline sürüklenmek isteniyor.
Bu devletin kurucu unsuru olan Atatürk ve silah arkadaşlarına hakaret etmek suç olmaktan çıkarıldı da bizim mi haberimiz yok?
Geriye dönüş demek bataklığa tekrar gömülmek demek. Bunun mümkünatı yoktur. Sığınmacılar ile halkın demografik yapısı bozularak bir referandum düzenlenmek mi isteniyor?
Dede Korkut diyor ki: “ Oğuzların uykusu derindir, bıçak kemiğe dayanmadan uyanmaz.”
Uyanmak dileğiyle.
Selam ve dua ile.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Tuncay Altun - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Anayurt Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Anayurt Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Anayurt Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Anayurt Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.