Borç da, borçlu da artıyor

Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK) kredi hacminin 9 Şubat itibarıyla 67 milyar 879 milyon lira artış gösterdiğini, toplam kredi hacmi ise 11 trilyon 941 milyar 108 milyon liradan 12 trilyon 8 milyar 987 milyon lira yükseldiğini açıkladı.
Tüketici kredilerinin tutarının da, sadece bir haftada, 5 milyar 811 milyon lira artışla 1 trilyon 538 milyar 994 milyon liraya yükseldiği belirtiliyor. Söz konusu kredilerin 437 milyar 341 milyon lirası konut, 93 milyar 786 milyon lirası taşıt ve 1 trilyon 7 milyar 866 milyon lirası ise ihtiyaç kredilerinden oluşmuş.
Bankaların bireysel kredi kartı alacakları da binde 3 artışla 1 trilyon 251 milyar 91 milyon liraya yükselmiş. Bireysel kredi kartı alacaklarının 545 milyar 866 milyon lirası taksitli, 705 milyar 224 milyon lirası da taksitsiz borçlardan oluşuyor. Bankacılık sektöründe takipteki alacaklar ise sadece bir haftada 970 milyon lira artarak 197 milyar 55 milyon liraya yükselmiş..
Gelelim Türkiye Bankalar Birliliği (TBB) Risk Merkezi’nin tespitlerine. TBB, Aralık 2023, verilerine göre, bireysel kredi kullanan kişi sayısının 1 yılda 2,7 milyon kişi artarak 39,9 milyona ulaştığını açıkladı. Bireysel kredi kartı borcu bulunanların sayısı 36,7 milyon kişi olurken, bireysel kredi kapsamında, son bir yılda ek hesap kullananların sayısı 26 milyon 975 bin kişiden 28 milyon 761 bin kişiye, borç tutarı 72 milyar liradan 175 milyar liraya ulaşmış.
BDDK ve TBB verileri böyle. Yani, vatandaşların borçları ile birlikte, sayısı da artıyor. Tüm bu gelişmeler yaşanırken, şimdi de kredi kartlarına bir takım sınırlamalar getirilmesi planlanıyor.
Son bir yılda kredi kartı borçları 2,5 katına çıkarak 1,25 trilyon liraya yükselirken, seçimden sonra vergi artışlarının yanı sıra kredi kartı harcamalarına yönelik kısıtlamalar getirilmesi bekleniyor. Konuyla ilgili olarak, görüşlerine sık sık başvurduğumuz, Başkent Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Şenol Babuşcu, kart harcamalarında belirli önlemlerin devreye sokulmasıyla ilgili olarak şunları söylüyor:
“Faiz artırımı, limit azaltılması, asgari ödeme tutarının yükseltilmesi, nakit çekim tutarının kısıtlanması, mevcut uygulamadaki taksit sayısının azaltılması/kaldırılması gibi önlemler ilk planda uygulanabilecekler arasında yer alıyor. Hepsi olmasa bile bir ya da birkaçının uygulanacağını düşünüyorum."
Bankacılar ise,100 bin liraya kadar ihtiyaç kredileriyle 20 bin liraya kadar olan kredi kartı limit ve harcamaları tüm bu tartışmaların dışında tutulması gerektiğini belirtiyorlar . Yaşananların hayıtımızın bir parçası olduğuna dikkat çeken bankacılar, getirilecek kısıtlamaların akla ve mantığa çok uygun olmadığını söylüyorlar. Bankacılar, kredi kartı ve ihtiyaç kredilerinde düşük limitli olanlarla, yüksek limitli olanları ayırarak bir düzenleme yapılmasının daha sağlıklı olacağını belirtiyorlar.
BDDK verilerine göre;
Bankalara borçlu sayısı: 36,3 milyon
Tüketici kredilerinin tutarı: 1,5 trilyon lira
Bireysel kredi kartı tutarı: 1,1 trilyon lira
Takipteki alacaklar: 193,2 milyar lira
Bireysel kredi kartı borçlarının, toplam Türk Lirası krediler içindeki payı son iki yılda, iki katına çıktığı söyleniyor. Yüzde 15’e ulaşan bu oran, 18 yılın en yüksek seviyesi olarak tespit edilmiş.
Görüldüğü gibi, vatandaşların hem borcu, hem de sayısı artıyor. Durum, her geçen gün biraz daha ağırlaşıyor. Yaşadığımız her gün bir önceki günü aratıyor. Bunları biz söylemiyoruz. Rakamlar ve o rakamları açıklayan Devletin kurum ve kuruluşları. Şimdi tüm bu sıkıntılar içinde, hayatlarını sürdürmeye çalışan dar gelirli vatandaşlarımızın ellerindeki tek geçim kaynağı olan kredi kartlarına da kısıtlama getirilmek isteniyor.
Enflasyonu önleme ve aşağıya çekme konusunda üretilen tüm politikaların iflas etmesi sonucu kredi kartlarına kısıtlama getirilmek istenmesi yokluğun ve yoksulluğun üstüne tüy dikmekten öte bir anlam taşımayacak.
Bankacıların da belirttiği gibi, belli bir limitin altındaki kartlara getirilecek olan sınırlama ve kısıtlama, sadece dar gelirli vatandaşları değil, esnaf ve sanatkarları da sıkıntıya sokacaktır.
Unutmayalım kapanacak her bir işletme ya da ticarethanenin, istihdama da olumsuz etkisi olacaktır. Yani işin ekonomik boyutu yanında bir de sosyal boyutunun olacağı unutulmasın.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Oktay Taş - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Anayurt Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Anayurt Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Anayurt Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Anayurt Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.