Kilis Ravanda Kalesi

Sevgili okurlarım, güneyde Türklüğün kalesi olan Kilis'in Polateli ilçesine bağlı Belenözü (Ravanda) köyü sınırları içerisinde yer alan Ravanda Kalesi, tarihi dokusu ve çevresindeki bakir doğasıyla ilgi çekmektedir.
Şehir merkezine 24 kilometre uzaklığındaki Belenözü köyü yakınlarında yüksek konik bir tepe üzerine kurulan Ravanda Kalesi'nin inşa edildiği döneme ilişkin net bir bilgi bulunmasa da tarih boyunca Hitit, Memluklular, Bizans ve Osmanlı devleti gibi bölgeye egemen olan medeniyetlere asırlar boyu ev sahipliği yapmıştır. Kale, 2010 yılında Kültür ve Turizm Bakanlığınca restorasyon çalışması yapılarak turizme kazandırıldı.      
Ankara Kilis Yardımlaşma Derneği olarak, Kilis'e düzenlediğimiz bir gezi ile kaleyi ziyaret etmiştik.
İç kale kısmında bugüne kadar ayakta kalan kalenin duvarlardan geriye sadece bazı temel ve döküntüler kalmış.      
Kalenin iç kısmının doğu bölümünde, ön tarafında merdivenler olan iki büyük su sarnıcı bulunuyor. Bu sarnıçlardan gizli bir yolla Afrin Çayı’na inilebildiği sanılmaktadır.
Kaleye ait yapılar zirvedeki düzlük bir alan üzerindedir. Surlar ve birbirinden farklı uzaklıklarda bulunan, köşeli ve yarım yuvarlak biçimli burçlarının bir kısmı hala ayaktadır.      
Yapının günümüze kadar ulaşabilen kısmı iç kaledir. Dış kaleye ait duvarlardan geriye sadece bazı temel ve döküntüler kalmıştır.       
Kuzey bölümünde de saray olduğu düşünülen bir yapıya ait kalıntılar görülmektedir. İç kalenin 2.20 metre genişliğinde ve 3.10 metre yüksekliğinde olan giriş kapısı güneydedir. Yapılış tarzı ve kullanılan malzemenin farklılığı, bu kapının çeşitli tarihlerde onarılmış olduğunu ortaya koymaktadır. Ravanda Kalesi ve çevresinde herhangi bir arkeolojik kazı gerçekleştirilmediğinden, bu bölgede ilk olarak hangi dönemde yerleşildiği bilinememektedir.
İslami kaynaklarda “erRavendan”, Haçlı kaynaklarında “Ravendel/ Ravandal/Ravenel” ve Ermeni kaynaklarında da “Aréventan” olarak geçen kale, tarihsel süreç içerisinde bölgeye egemen olan tüm devletlerce kullanılmıştır. VII. yüzyılın ortalarında Bizans ile İslam devletleri arasında çatışmalarda, Toros dağları bu iki kuvvet arasında sınır oluşturan bir konumdadır. Bu dağların doğusunda ve güneyinde kalan topraklar, Müslümanlar tarafından“Avasım” ve “Sügur” adı verilen birer askeri bölge haline getirilmiş, buralarda bulunan pek çok kale tahkim edilmiştir.
Yazılı kaynaklarda, söz konusu bölgelerde yer alan kalelerin adları sayılırken, bunların içinde Ravanda Kalesi’nin adı geçmemektedir. Dolayısıyla, bu dönemde Ravanda Kalesi henüz kurulmamıştır.
Kalenin varlığı ile ilgili ilk bilgilerden biri, İbn elAdim’in kayıtlarına dayanmaktadır.
Ravanda Kalesi, uzun bir müddet Halep vilayetine bağlı olarak Memluk egemenliğinde kalmış ve Osmanlı hükümdarı Yavuz Sultan Selim’in Memluklulara karşı kazandığı Merci Dabık zaferinden sonra, içinde bulunduğu bölge ile birlikte Osmanlı topraklarına katılmıştır. Sonuç olarak, XII. yüzyıldan XVI. yüzyılın başına kadar çeşitli beylik ve devletlerce (Selçuklu, Artuklu, Eyyübi, Memluk) kullanılan Ravanda Kalesi, 1516 yılından sonra Osmanlı İmparatorluğu’nun egemenliğine girmiştir. Bulunduğu bölgede dört bir tarafa hakim olan Ravanda Kalesi, stratejik olarak önemli bir konumda yer almaktadır.
Etrafı açık ve yüksekte olan Ravanda Kalesi doğal etkenlerden olumsuz etkilenmiş, surlarda ve iç kalede bulunan mekanlarda yıkıntı ve çökmeler meydana gelmiştir.
Ravanda Kalesi’ni turizme kazandırmak için yapılan bir proje ile kalenin restorasyonu tamamlanmış ve aydınlatılması sağlanmıştır. 
Kilis'in Polateli ilçesine bağlı Belenözü (Ravanda) köyü sınırları içerisinde yer alan Ravanda Kalesini her yıl yüzlerce yerli ve yabancı turist ziyaret etmektedir.    

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar M. Yahya Efe - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Anayurt Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Anayurt Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Anayurt Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Anayurt Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.