Hayvan varlığı da baklagil üretimi de geriliyor

Harım ve hayvancılıkta geldiğimiz son nokta, Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verileriyle gün ışığına çıktı. TÜİK’in 2023 yılına ilişkin hayvancılık üretim istatistikleri özellikle hayvancılıkta büyük bir gerilemenin yaşandığını rakamlarla ortaya koydu. .
Hayvansal üretimdeki gerileme artık resmi verilere de yansıdı. TÜİK verilerine göre büyükbaş hayvan sayısı 2023 yılında yüzde 2,6 azalarak 16 milyon 583 bin başa gerilerken, küçükbaş hayvan sayısı da yüzde 6,9 azalarak 52 milyon 363 bin baş oldu.
Büyükbaş hayvan sayısındaki gerileme 2020 yılından bu yana devam ediyor. 2020 yılından 18 milyon 157 bin 971 olan büyükbaş sayısındaki azalma toplamda yüzde 8,7 olarak gerçekleşti.
Bunda en büyük neden uygulanan yanlış hayvancılık politikalarında yatıyor. Son yıllarda süt fiyatının belirlenmesinde uygulanan düşük fiyat politikaları, ülke içindeki damızlık büyükbaşların kesime gönderilmesine neden olurken, 2020 yılından bu yana yaşadığımız krizin etkilerini telafi etmek de uzun yıllar alacak.
Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı, gelecek ay içinde açıklayacağı kırmızı et üretiminin verilerinde de önemli bir düşüşü ortaya çıkaracak. Yapılan ilk belirlemelere göre 2023’te kırmızı et üretiminin 1.9 milyon ton olması bekleniyor. Bu durum bize 2022’ye göre yüzde 16 oranında bir azalmaya işaret ediyor.
Yapılan çalışmalara göre kırmızı et üretimindeki azalmanın bu yıl da devam edeceği ve ilk tespitlere göre de bu gerilemenin yüzde 5,5 oranında olacağı hesaplanıyor. Bu verilere göre de kırmızı et üretiminin 2024 yılında 1 milyon 827 tona gerileyeceği tahmin ediliyor.
Küçükbaş hayvan kategorisinde, koyun sayısı bir önceki yıla göre yüzde 5,9 oranında azalarak 42 milyon 60 bin baş, keçi sayısı ise bir önceki yıla göre yüzde 11,0 oranında azalarak 10 milyon 303 bin baş oldu.
Burada hemen akla şöyle bir soru gelebilir. Bu durum tespit edildiğine göre, nasıl bir çalışma yapılarak hayvancılığımızı tekrar ayağa kaldırabileceğiz. Hedef ilk etapta ithalatı bitirmek ama, görülen tabloya bakıldığında bu mümkün görülmüyor. Önümüzdeki ay başlayacak olan Ramazan ile birlikte tekrar et ve hayvan ithalatına geçileceğini gösteriyor.
Et ve Süt Kurumu, içinde bulunduğumuz yılda 600 bin baş besilik sığır ithalatı gerçekleştirmek üzere planlama yapıyor. Getirilecek olan besilik sığırların, Et ve Süt Kurumu (ESK) tarafından aracısız ve sözleşme ile besicilere satılması planlanıyor.
Bal üretimi bir önceki yıla göre yüzde 2,9 azalarak 114 bin 886 ton seviyesinde gerçekleşmiş.
Yine önemli bir ürün olan ipek kozası üretiminde de önemli oranda düşüş kaydedilmiş. Açılan tohum kutusu sayısı bir önceki yıla göre yüzde 3,9 oranında azalarak 5 bin 360 adede, yaş ipek kozası üretimi ise bir önceki yıla göre yüzde 14,1 oranında artarak 78 tona ulaşmış.
Kırmızı et üretimi ve doğal olarak tüketimi geriliyor. Çünkü besi hayvanlarımızın sayısında önemli oranda düşüş yaşanıyor, et fiyatları ise tutulamıyor.Vatandaş protein ihtiyacını nasıl ve ne yolla temin ediyor?
Tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de baklagiller önemli bir protein kaynağı. Dünyada 2 milyardan fazla insan için önemli bir protein kaynağı olan baklagiller durumuna da bir bakalım.
Baklagiller, dünyada yaklaşık 96 milyon hektar alanda 96 milyon ton üretimle, ortalama 135,2 milyar dolarlık piyasa değeri, 14,6 milyar dolar ihracat ve 16 milyar dolar ithalat değeri olmak üzere toplam 30,6 milyar dolarlık dış ticaret değerine sahip bir ürün grubu. Dünya toplam baklagil üretiminde yüzde 28,8’lik payla Hindistan ilk sırada yer alıyor. Ülkemizin toplam baklagil üretiminden aldığı pay yaklaşık yüzde 1,3 civarında.
Türkiye’de üretimi gerçekleştirilen yedi çeşit yemeklik baklagiller arasında en fazla üretilenler arasında ilk üçü nohut, kuru fasulye ve mercimek oluşturuyor. Toplam yemeklik baklagil üretiminin, yüzde 44’ünü nohut, yüzde 30.7’ini kırmızı mercimek, yüzde 20,6’sını da kuru fasulye oluşturuyor. Geri kalan yüzde 4,9’unu ise yeşil mercimek, bakla, bezelye ve börülce oluşturuyor.
Ülkemizde 1990 yılında toplam 20 milyon dekar olan baklagil ekim alanı bugüne geldiğimizde 9 milyon dekara gerilemiş durumda. Yani ekim alanlarında yüzde 55,4 oranında azalma yaşanırken, buna paralel olarak da üretimde yüzde 34,8 oranında bir gerileme gerçekleşmiş. Halen üretim açığı yeşil mercimekte yüzde 49, kırmızı mercimekte yüzde 43 oranında.
Et fiyatlarının yüksekliği karşısında vatandaşlarımız baklagil tüketmek durumda kalıyor ama ne yazık ki, üretim tüketimi karşılamıyor bunun doğal bir sonucu olarak da fiyatlar tutulamıyor.
Alternatif protein kaynağı olan baklagillerde de ithalat artarak devam ediyor. Baklagillerde son 5 yılda toplam ithalatımız yüzde 90,6 oranında artarak 702 bin ton olmuş. Yine son 5 yılda baklagil ithalatına ödediğimiz toplam döviz miktarı yüzde 227,6 oranında artarak 544 milyon dolara ulaşmış.
Evet, kırmızı etten girdik, bakliyattan çıktık. Çünkü tarım ve hayvancılık bir bütün olarak ele alınmalı. Biri diğerinden daha önemli değil. Her ikisi de sağlıklı nesiller yetiştirmek ve dengeli, sağlıklı beslenebilmek için vazgeçilmez.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Oktay Taş - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Anayurt Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Anayurt Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Anayurt Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Anayurt Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.