Terör ve teröristle mücadele

Terör ve teröristle mücadele bilinçli yapılmalı. Bilinçli yapılmayan mücadele başarısız olmaya mahkûmdur.
Devletler yaşadığı iyi veya kötü olaylardan tecrübe edinmeli ve aynı veya benzeri bir hadiseyle karşılaştıklarında şaşkınlık yaşamamalıdır.
Türkiye Cumhuriyeti Devleti bu bilinç ve tecrübeden nasibini almamış görünmektedir. Hâlbuki genç cumhuriyet 100 yıllık yaşamında değişik ve farklı terör türleri ve türevleri ile karşılaşmış, mücadele etmiştir. Yaşanan türlerin hepsinde de can ve mal kaybıyla sıyrılabilmiştir.
Ülkemizde Cumhuriyetin son elli yılında kanlı ve üzücü olaylar yaşamıştır. İdeolojik mücadele ve kanlı çatışmalar bu ülkenin hala unutamadığı hazin olaylardandır. Bunun dışında son kırk senedir Etnik terörle mücadele halindedir. Binlerce canımızı şehit verdik. Milyarlarca dolar kaybettik, Huzurumuz bozuldu. Fitne ateşi harladıkça harladı. Hala da harlamaya devam etmektedir.
Zaman zaman radikal dinci grupların terör hadiselerini de yaşadık. Ermeni Terör örgütü Asala ile olan mücadelemizde can kayıplarımız oldu. Şehit verdiğimiz Dış İşleri görevlileri Türk çocuklarının aklından çıkmamaktadır. Rumlar ve Ermenilerle yaşanmış üzücü olaylar daha unutulmadı. Mezhep çatışmaları yaşadı bu toplum. Fitnenin ateşlediği üzücü olaylar ve can kayıpları oldu.
Yaşı bu olayları hatırlama sınırı içinde olanlar hatırlasın. Genç nüfusumuzun içinde okuyarak bilgi sahibi olanlar hafızalarını çalıştırsın.
Bu elim olayların hepsinde devrin yöneten siyasilerinin, sivil ve resmi bürokratların, aydın adı verilenlerin, emniyet ve asayişten sorumlu olan kişi ve grupların en hafif deyimle sorumlulukları ve zaafı vardır. Halkımızın da bu işlerde zaafı var ama önemli yanlışlar birinci gruptakiler tarafından yapılmıştır.
Kısaca farklı terör grupları ile karşılaştık ama bunlarla mücadelede bilimsel ve alternatif yollar tespit edemedik.
Ülkemize musallat olan edilen bu terörist ve terör bataklığı mutlaka kurutulmalıdır. Kurutulması içinde yeni uygulama yolları bulunmalı ve uygulanmalıdır. Şimdiye kadar yapılan silahlı mücadele tek başına yeterli gelmediği açıktır. Evet, silah gereklidir ama bunun yanında ekonomik, kültürel ve sosyal tedbirlerde alınmalıdır. Bunlarla beraber her konuda olduğu gibi eğitim yolu mutlaka vazgeçilmez olmalıdır. Teröre ve teröriste yakınlık duyan insanlar olmadan eğitim ve takviye kanallarla bilinçlendirilmeli ve terörün ulaşamayacağı şuur seviyesine eriştirilmelidir.
Ama maalesef siyasetçilerimiz bu konuda da görevini yapmayan grubun başında gelmektedir. Yönetenler ne uygulayacağını ve nasıl uygulayacağını bilmiyor, muhalefette olaya sadece siyasi çıkar açısından bakarak devamlı tenkit ederek oy çalma veya rol kapma yarışı içindeler. Hatta öyle ileri gidiliyor ki oy uğruna terör yandaşları ile kol kola girmeler bile oluyor.
Amerika veya her hangi bir Avrupa ülkesinde ülkesini bölmek isteyenler çıksa, vatandaşına veya güvenlik güçlerine zarar verse o ülkede kıyamet kopar ve kökleri kazınıncaya kadar devlet mücadele eder halkıda destek verir.
Bu gerçekler doğrultusunda yönetenler, yönetmeyi düşünenler ve halkımız ülkemiz üzerinde yürütülen vekâlet savaşına karşı birlik olmalıdır.
Yarın geç olabilir.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Fuat Yılmazer - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Anayurt Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Anayurt Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Anayurt Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Anayurt Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.