Bir ve beraber olmak gerçekten isteniyor mu?

Sayın Cumhurbaşkanına buradan birkaç defa seslenmiştim. Her nedense yazdıklarımız bir yerlere takılıyor ve devletin en üst noktasına iletilmiyor.

Efendim o kadar çok konu var ki hangisini iletelim diyorlar. Bunda kısmen haklılar. Ancak benim yazığım husus ülkenin birlik ve beraberliği açısından önem arz etmektedir. Bunu diğer konularla bir tutmak biraz haksızlık oluyor diye düşünüyorum.

Sayın Cumhurbaşkanına en yakın nokta Özel kalem müdürü ve danışmanları diye düşünüyorum. Özel kalem müdürüne iletilen sorunlar acaba cumhurbaşkanına iletiliyor mu? Yoksa buna gerek yok süzgeci altında mı kalıyor?

Sayın Cumhurbaşkanı ülkenin birliği ve beraberliği için her türlü kesim ile yakın ilişki kurmaya çalıştı. Hâlâ da bunu istiyor diye düşünüyorum.

Mesela Alevi çalıştayları düzenledi. Alevi-Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığını kurdu. Bunlar bana göre iyi niyetli adımlar. Ancak devamı gelmedi, gelmiyor.

Birçok alevi AK Parti’ye üye oluyor, partide görev istiyor.

Ama bazı noktalarda direnç var. Hem de büyük bir direnç var.

Görev isteyen birçok alevi vatandaşımıza görev verilmiyor. İpe un seriliyor diye bir tabir var ya işte tam da böyle yapılıyor.

Alevi sanki bu ülkenin uzaylı vatandaşları, görev verilirken altın tartar gibi hassas bir terazi kuruluyor. Birçok köşe yazarı neden bir alevi kökenli bakan, bakan yardımcısı, vali yok diye yazdı. Sonuç…

Yine yok yine yok!

Efendim bize o kesimden oy gelmiyor o nedenle bu sonuç ortaya çıkıyor diye yanlış bir düşünce var. Ülke yönetimine gelen parti herkese eşit ve baba gibi bakmalıdır.

Bize oy vermeyenler vergi vermesin, askerlik yapmasın diyebiliyor muyuz?

Külfette biriz ama nimette ayrıyız olmaz!

Görevler verilirken particilik, bölgecilik, hemşericilik, mezhepçilik, cemaatçilik pozitif ayrımcılığı yapılmamalıdır. Bu ülkeye çok zarar vermektedir.

Ülke yönetiminde liyakat eksenli atamalar yapılmalıdır. Batı bunu böyle yapıyor. Onlarda vatandaşlık bilinci böyle işliyor. İş ehline veriliyor. Sonuç ortada onlar uzaya çıktı biz hâlâ yayayız.

Onların keşfettiklerini algılamakta dahi zorluk çekiyoruz.

Ülkemize doldurulan Afganlı, Suriyeli, Afrikalı sığınmacılarla mı o ülkelere yetişeceğiz. Bu yetmiyor gibi bir de o insanları vatandaş yapmak için adeta koşar adımlarla ilerliyoruz.

Batmanda bir partinin Hilafet istiyoruz, şeriat istiyoruz yürüyüşüne dikkat çekmek istiyorum. Cumhuriyete saldırmanın hukuki bir yaptırımı yok mu? Neden kimse bu konuda bir adım atmadı? Neden soruşturma açılmadı? Bunlar bu cesareti kimlerden alıyor?

Şehit haberleri milletimizi derin bir üzüntüye boğdu. Ülkenin her tarafı çevrilmiş vaziyette. İngiltere Bulgaristan’a ABD Yunanistan’a yığınak yapıyor. Batı bir olmuş şekilde Müslüman beldelere doğru bir yöneliş içinde. Kızıldeniz’de bahaneler üreterek Gazze’ye yardım eden Yemen’e saldırmaya başladılar. ABD ‘nin PKK ve türevlerine silah, para ve lojistik destek verdiğini görmemek için kör olmak lazım. Bunlar bizim stratejik ortağımız olamaz. Bunlar bizim düşmanımızdır.

O halde neden içimizdeki üsleri kapatmıyoruz?

Neden İsrail ile olan bütün ticari ilişkileri sonlandırmıyoruz?

Biz devlet olarak bu konularda kararlı olursak inanın oyunu bozarız.

Şehitlerimize Yüce Mevla’dan rahmet, yakınlarına baş sağlığı ve sabırlar diliyorum. Tüm milletimizin başı sağ olsun.

Selam ve dua ile.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Tuncay Altun - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Anayurt Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Anayurt Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Anayurt Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Anayurt Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.