Emekli Bekliyor

Asgari ücret belli oldu şimdi sıra, memur ve emekli maaşlarına yapılacak zamlara geldi. Aralık ayı enflasyon rakamı henüz belli olmadığı için net bir artış rakamı verilemiyor, ama yüzde 17’den kapı açılıyor. Büyümeden ve refah payında maaşlara bir ek zam gelecek mi, işte o kesin değil.

Ülkemizde sayıları 13 milyona ulaşan bir emekli kesimi var. Memur emeklilerinin durumu, işçi ve Bağ-Kur emeklilerine göre daha hallice. İşçi emeklilerinin durumu ise tam bir rezalet sergiliyor. İşçi emeklilerin önemli bir kesimi Hazine’nin de katkı payı ile 3 bin 500 lira emekli maaşı alıyor. Ondan sonra kalanların maaş ortalaması ise 4 bin 250 lira civarında. Yani asgari ücretin altında maaş alıyorlar. Şimdi hiç olmazsa, asgari ücrete yapılan 3 bin liralık artışın, seyyanen yapılacak maaşlara eklenmesini istiyorlar.

Ülkemizde emeklilerin durumu 2008 yılından sonra yapılan düzenlemelerle bozuldu. İlk olarak emeklilik maaş bağlanma oranları hızla aşağıya çekildi. Yüzde 70’lerden yüzde 30’lara kadar inen maaş bağlanma oranları sefaletin ilk habercisi oldu. Daha sonra refah payından mahrum bırakıldılar. Oysa bu insanların çabasıyla belli bir noktaya ulaşan ülke zenginliğinden pay alamaz oldular. Yani intibaklarıyla oynandı.

Sonuç ortada. Açlığa ve sefalete terk edilmiş milyonlarca emekli, kendilerine uzanacak bir el bekliyor.

Bu köşede yüzlerce kez yazdık. “Emeklilerin kalan ömürlerini, açlık ve sefalet içinde geçirmelerine engel olun” dedik. Bu insanlar, kışın ısınamıyorlar. Gıda ve beslenmeleri yetersiz kalıyor. Bu nedenle çok sık hastalanıyorlar ve hastane kapılarında çile çekiyorlar.

Bu nedenle ellerinde avuçlarında kalan son paralarını ilaç ve doktor parası yapıyorlar.

Eğer, kendilerine bakabilecek birer evlatları varsa, onların desteğiyle ayakta kalıyor. Geceleri, battaniye altında, televizyon ışığıyla aydınlatılmış odalarda çile çekiyorlar.

İnanın bu yazdıklarımız, bu insanlarımızı sizlere acındırmak amaçlı değil. Çevremizde, gördüklerimiz, yaşadıklarımız. Öyle bir hale geldik ki, işini kaybeden evlatlarına kol kanat geren bu insanlarımız, yaşlılıklarında geçirdikleri günleri gözleri yaşlı anlatıyorlar.

Dün hava karardıktan sonra semt pazarına gittim. O yaşlı insanların ellerindeki poşetlere kalan artıkların içinden, bulabildikleri birkaç parça sebze ve meyveyi poşetlere dolduruşlarını gözlerim yaşlar içinde izledim. Sadece onlar değil, yoksulluğun pençesinde çile dolduran, dar gelirli ve işsiz o kadar çok insanımız var ki, inanın insanlığımdan utandım.

Bakın sizlere birkaç rakam vereyim. Bankalarda bir milyon liranın üzerinde mevduatı bulunan insan sayımız binde beş civarında. Bu vatandaşlarımız, mevduatın yüzde 69’una hükmediyorlar. Kur Korumalı Mevduata bir yıl içinde ödenen paranın Hazine’ye maliyeti 90 milyar lirayı geçiyor. Bu hesaptan yararlanan kuruluşların ödemeleri gereken kurumlar vergisinden vazgeçilen tutar 15 milyar lira ve Merkez Bankası’nın bu hesaplara ödediği kur farkından doğan bedel ise açıklanmıyor. Bunun da 100 milyar lira civarında olduğu iddia ediliyor.

Şimdi bu rakamlara bakarak, emeklilerin ve dar gelirlilerin yaşadıkları sefalete nasıl arkanızı dönüp görmezden gelebilirsiniz?

Oysa bu insanlar, güçlü ve büyük Türkiye’yi yaratmak için, tüm güçleriyle çalışarak gençlik yıllarını heba etmediler mi?

Bu insanlar, gece demeden, gündüz demeden, ekonominin tüm alanlarında nasıl bir çaba harcadılar bilmiyor musunuz?

Elbette tüm bu gerçekler biliniyor. Ama, bu sessiz ve büyük çoğunluk sabırla, inatla bekliyor. Geçtiğimiz günlerde televizyonda bir anne, sesindeki tüm kırgınlıkla “eşim aç olduğumuzu kimseye söyleme. Bizim bir onurumuz var” derken, sizlerin vicdanı hiç mi sızlamadı?

Emeklilerin durumunun süratle düzeltilmesi gerekiyor. Bu seçimlerde, emeklilere rahat ve huzur vadeden her kim olursa, sandıkları patlatacaktır, biz bir kez hatırlatalım!

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Oktay Taş - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Anayurt Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Anayurt Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Anayurt Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Anayurt Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.