Vahşi (!) Seattle’ın ders dolu mektubu

Faydalı ve öngörüsü yüksek insanları asla unutmam, unutturmam.

Mustafa Kemal Atatürk, değeri bugün daha iyi anlaşılan “Toprak o kadar cömert ki, dökülen her damla alın terinin karşılığını verir” veya “Memleketi iklim, su ve toprak verimine göre değerlendirin” sözlerini 90 yıl önce söylemiş. Keza Duwarmish Kızılderililerinin Reisi Seattle’ın da 168 yıl önce bugün dünya insanının ağzına pelesenk olan “Son ırmak kuruduğunda, son ağaç yok olduğunda, son balık tutulduğunda; beyaz adam paranın yenmeyen bir şey olduğunu anlayacak” sözü var. Şaka değil gerçek, 168 yıl önce vahşi olarak nitelendirilen Seattle, çok eğitimli olan Amerika’nın Başkanı’na yazdığı mektubunda çevre ve doğa dersi vermiş. Sadece bu söz mü? Hayır daha neler var neler. O yıllarda dünyada ozon tabası delinmemiş, ormanlar bu kadar katliama uğramamış, asit yağmurları yok, küresel ısınmanın k’si konuşulmuyor.

BİR BİR GERÇEĞE DÖNÜŞÜYOR

Bugün yaşadığımız dünyada Seattle’ın söyledikleri bir bir gerçeğe dönüşüyor. Bakın 1854 yılında ABD Başkanı Franklin Pierce’in mektubuna Kızıldereli Şefi Seattle nasıl bir cevap vermiş; “Eğer toprağımızı size satmak zorunda bırakırsanız, havanın bizim için değerli olduğunu hatırlamalısınız, çünkü hava, sağladığı tüm yaşamla aynı ruhu taşır. Eğer kabul etmeye karar verirsek bir şart koyacağım. Beyaz adam bu toprağın hayvanlarına kardeşleri gibi davranacak. Ben vahşiyim ve başka bir yoldan anlamam. Çayırlarda çürüyen binlerce bufalo gördüm, beyaz adamın geçen trenden vurup, bıraktığı. Dumanlı demir atın, bizim sadece canlı kalmak için öldürdüğümüz Bufalo’dan nasıl daha önemli olabildiğini anlamıyorum. Hayvanlar olmadan insan nedir?

AĞAÇLARDA KIZILDERELİ ANILARI VAR

Eğer bütün hayvanlar bitse, insan, ruhun büyük yalnızlığından ölürdü. Çünkü hayvanlara ne olursa, insana da aynısı olur, kısa süre içinde. Her şey birbirine bağlıdır. Gökyüzünü, toprağın ısısını nasıl alıp satabilirsiniz? Eğer biz havanın tazeliğine ve suların parıltısına sahip değilsek, onları nasıl satın alabilirsiniz? Bu dünyanın her parçası benim insanlarım için kutsaldır. Her parlayan çam iğnesi, bütün kumlu sahiller, karanlık ormanlardaki sis, her açık alan, vızıldayan böcek, halkımın deneyim ve anılarında kutsaldır. Ağaçların gövdelerinden akan sular Kızılderililerin anılarını taşır. Göllerin berrak suyundaki her hayali yansıma, halkımın yaşamından anılar ve olaylar anlatır. Suyun mırıltısı babamın babasının sesidir. Nehirler erkek kardeşlerimizdir, susuzluğumuzu giderdiler, nehirler kanolarımızı taşırlar ve çocuklarımızı beslerler.

NEHİRLER BİZİM KARDEŞİMİZ

Eğer size toprağımızı satarsak, hatırlamalısınız ve çocuklarınıza öğretmelisiniz ki nehirler bizim kardeşlerimizdir ve sizin de bundan dolayı nehirlere herhangi bir kardeşe göstereceğiniz kibarlığı göstermelisiniz. Babalarının mezarları ve çocuklarının hakları unutulmuştur. Annesi dünyaya ve kardeşi göğe, satın alınan, yağma edilen, koyunlara ya da parlak boncuklar gibi değişilen birer malmış gibi davranır, iştahı dünyayı yiyip bitirecek ve geride sadece bir çöl bırakacaktır. Beyaz adamların şehirlerinde sakin yer yoktur. Baharda yaprakların açılışını ya da böceklerin kanat vuruşlarını duyacak yer yoktur. Ama bu belki de benim vahşi olmamdan ve anlamadığımdandır. İnsan bir kuşun yalnız ağlayışını veya su birikintisi etrafında tartışan kurbağaların seslerini duymazsa hayatın anlamı nedir? Kızılderili su birikintisi üzerine vuran rüzgârın yumuşak sesini ve yağmurun temizlediği ya da çamın koku verdiği rüzgârın kokusunu yeğler. Hava, Kızılderili için değerlidir. Çünkü her şey aynı nefesi paylaşır. Hayvanlar, ağaç, adam, hepsi aynı nefesi paylaşır. Nefes aldığı hava, beyaz adamın dikkatini çekmiyor gibi”.

Mektup çok uzun. Bugün bir bir kötü yaşanılanları yüksek öngörüsü ile sayfalar dolusu yazıp paranın yenilmeyecek bir şey olduğunun uyarısını yapmış. Ağaçların, bitkilerin, hayvanların, nehirlerin insan yaşamındaki önemini anlatmış, ders çıkarmak gerekir. Yazıyı Seattle’ın sözleri ile bitireyim: İnsanın uygarlaşması, birbirine katkıda bulunması, ancak doğanın yasalarının anlaşılması ile sağlanır.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Ahmet Aydın AKANSU - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Anayurt Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Anayurt Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Anayurt Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Anayurt Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.