Ankaram da Ankaram

Kızılay’dan Tunalı’ya yürüyorum.

Bu şehrin bana iyi geldiğini düşünüyorum; beni saran bir yanı olduğunu. Yalnızlığımı da birlikteliklerimi de sonsuz sahiplenişini. Ankara’yı düşünüyorum. Tüm kurgularımın gri mizansenini.

Görkemli ve somut şeyler arayanların şehri değil Ankara. Anların şehri, anıların şehri. Bir somuta tutunmak isteyenler haliyle iyi anlaşamıyor onunla. Şehri yaşamak gerek. Şehrin grisini anılarla sarı ve turunculara boyamak gerek.

Henüz 17 yaşındaydım. Odamın penceresi pembe gül ağaçlarının olduğu güzel bir bahçeye bakardı. Sağıma döndüğümdeyse ana caddenin turuncu ışıklarını, geceyi delen araba farlarını görür; hayatın o yoğun gürültüsünü duyar, koskoca şehrin minicik bir parçasına bakarak o telaşenin içinde nerede olacağımı düşünürdüm. Bu sarsıcı derecede heyecanlandırırdı beni.

Kızılay’dan Tunalı’ya yürüyorum.

Kızılay’dan Tunalı’ya yürümek. Bir Ankara klasiği. El ele tutuşup söyleşerek yolu bitirenlerin şanslı sayıldığı, bir parça da dışlandığı bir yol. Ankara’ya yalnızlığın yakıştığını düşünmüşümdür hep. Aksi takdirde olay örgüsünün ikinci bir özneyi kabul edemeyeceğini, kurgu yıkılana dek sarsılıp sarsacağını… Doğru veya değil. Şehrin tadı damaktan damağa değişir. Ankara biraz böyledir.

Bundan yıllar önce bir analog kamera edinmiş, analoğun Ankara’ya böylesi yakışması karşısında büyülenmiş ve 36 pozluk o seriye yüzümde kocaman bir gülümsemeyle tekrar tekrar bakmıştım. Ankara’yı kıymetli kılan şey belleklerle kurduğu ilişki, evet, analog da zihne bu şehirle birlikte yerleşebilecek en yegâne araç fikrimce. Ankara’yı fotoğraflarken dijitalle pek anlaşamadım bu sebeple.

Zaten Ankara bütünüyle analogla çekilmiş bir fotoğraf karesi…  Kentte yoğun bir efemera havası, koskoca bir antika dükkanında oradan oraya koşturur gibi yaşıyorsunuz şehri. Mesken tuttuğunuz bir mekan varsa, hele ki o mekanda size isminizle hitap ediliyorsa şanslısınız. Şehri benimsemekten ziyade, bir şehir tarafından benimsenmek... Şahane.

Yeri gelmişken, bir gerçek daha. Ankara’da öğrenci olmak... Şehrin tabiatına en uygun konumlanışlardan biri. Zaten gençler, Ankara’da okuyanlar ve diğerleri olarak kategorize edilmeli. Burada öğrenci olmanın siyasi, psikolojik, sosyolojik, kültürel ve hatta duygusal anlamda yaşadığı hayatı kimse yaşamıyor. Tüm Ankara’yı solumak istercesine bitmez tükenmez bir enerjiyle oradan oraya koşturduğum öğrencilik yıllarımı düşünüyorum; günlerin heyecanında yaşamı tutunulabilir kılan bir şeyler olduğunu, o tutunulabilirlikte Ankara’yı ne kadar daha soluyabileceğimi... Yalnız ve yitik akşamüstlerinde gazetemi, not defterlerimi, kağıtları, kağıtları ve kağıtları ve beni yaşama ikna eden ne varsa kolumun altına sıkıştırıp kalktığım masaları… Kimi zaman faytondan bal kabağına dönüştüğüm gecelerin çelişkili huzurunu... Küçük Tiyatro’da izlediğim oyunları düşünüyorum; ders çıkışları Beşevler’den günlük gazetemle bir koşu gelip bankta ayaklarımı sallandırarak sekiz seansını bekleyişlerimi, prömiyer önceleri kafeteryada yönetmenlerle sohbet edişlerimi, seyrek ama komik tiyatro datelerimi ve bu binada aşık oluşlarımı. Tarihimin en beyaz skandalı. Tüm anılarım tarafımdan Ankara’nın tiyatro binalarına serpiştirilmiş, iyi ki de serpiştirilmiş.

Kızılay’dan Tunalı’ya yürüyorum.

Şehrin kimyasıyla uyumlu şekilde, acelesiz yaşamanın keyfine yabancılaşmadan devam etmek istiyorken her dönemeçte soluk soluğa buluyorum kendimi. “Ankara güzel, yaşamaya değer,” demiştim, müthiş bir sahiplenişle şehri sokaklar boyu yürüyorken. Evet.

Ankara güzel. Yaşamaya değer.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Nur Yıldız - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Anayurt Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Anayurt Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Anayurt Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Anayurt Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.

02

Minikkuş - Tebrikler Ankara senin kaleminden ancak bu kadar güzel anlatılabilir. Eline, fikrine sağlık bu yolda ilerlemeni başarılarının daim olması dileklerimle

Yanıtla . 2Beğen . 0Beğenme 17 Aralık 21:03