Sendika Barajı temcit pilavı gibi yine gündemde

Temcit pilavı diye bir tabir var halk arasında. Dönüp dönüp önüme temcit pilavı gibi getiriyorsun denilir. Legal zeminde örgütlenebilme hakkı anayasal bir haktır.  Çalışanların hak ve menfaatlerini korumak için kurulmuş olan ve kurulmakta olan sendikaların teşkilatlanabilme imkânları eşit olmalıdır. Kanun önünde bütün sendikalar eşit haklara sahip olmalıdır.

Ancak geçtiğimiz sene toplu görüşme (sözleşme?) masasına oturma hakkı bulunan sendika %1’lik bir baraj konulmasını istemiş ve bu da kabul görmüştü. Çalışma bakanı Sayın Bilgin tarihi bir hataya düşerek bu barajı yürürlüğe koymaya çalışmıştı.

BASK başta olmak üzere diğer alternatif sendikalar bunun memura büyük bir kötülük olduğunu, alternatif sendikacılığı engelleme amacı taşıdığını kamuoyuna duyurmuştu. Danıştay anayasaya ve mevcut yasalara uymayan bu baraj uygulamasını kaldırarak alternatif sendikacılık yapılanmalarının yok edilmesine engel olmuştu. Bu baraj olsaydı ne olacaktı kısaca bir düşünelim?

Yeni sendikalar kurulamayacaktı. Mevcut olanlar ise üyelerine 3 ayda bir sendika ikramiyesi adı altında verilen komik para nedeniyle üye kaybına uğrayacaktı.

Maalesef bu durumda dik durabilecek memur sayısı oldukça az. Kendi iş kolunda %1’lik üye barajını geçebilenler için bu olmayacaktı. Ancak sağlık, eğitim, büro gibi çok sayıda memurun çalıştığı iş kollarında %1’lik sınırı geçmek çok zor hatta imkânsız gibi görünmektedir.

Eğitim, Öğretim ve Bilim Hizmetleri iş kolunda 1 milyon 256 bin 576 memur çalışmakta, %1’i yaklaşık 13 bin üye demek; Sağlık ve Sosyal Hizmetler hizmet kolunda 680 bin 785 sendikalı memur çalışmakta, %1’i yaklaşık 7 bin üye demek; Büro, Bankacılık ve Sigortacılık Hizmetleri hizmet kolunda ise 294 bin 141 memur çalışmakta, %1’i yaklaşık 3 bin üye demek. Alternatif sendikalar için bu sayılara ulaşmak mümkün gözükmemektedir.

Ülkemizde 2 milyon 746 bin 681 memurdan 1 milyon 994 bin 845'inin sendika üyeliği bulunuyor. Yaklaşık 750 bin memur üye değil. Bunlar mevcut büyük sendikalara güven duymadığı için üye olmayarak bir tür protesto yapmaktadırlar.  Bana göre bu protesto tam olarak amacına ulaşmamaktadır. Üye olmamak pasif bir destek anlamını taşımaktadır. Ancak alternatif sendikalara üye olunduğu zaman gerekli mesaj verilmiş olacak diye düşünüyorum.

TBMM ne getirilmek istenen yasa tasarısında barajın % 2 ye çıkarılması istenmektedir. Bu tasarının altına imza atan vekiller bulundukları illerde sessiz çoğunluk tarafından gerekli cevabı alacaktır. Kimin değirmenine su taşınmak isteniyor? Demokrasi türküleri söylenirken bu neyin çabası diye düşünmeden edemiyorum.

Neden tek güç olmak istenilir?

Neden bu tahammülsüzlük?

Birileri istiyor, Hemen Sayın Vekiller önergenin altına imza atıyor.

Demokrasi farklı görüşlere saygı duymak, onlarla görüşmek, fikir alışverişinde bulunmaktır. Sadece ben olayım, benden başka kimse olmasın, tek güç ben olayım zihniyeti otokratik bir tarzdır.  Suyu bulandırmak, bu arada kendilerinden kopuşu önlemek…

Toplu görüşme masasında maaş artışı dışında memurun temel hiçbir sorunu gündeme gelmemektedir. Mesela çalışırken senede 2 veya 3 kez ikramiye hiç isteniyor mu?

Emekli olan memurun aldığı tazminat ve bağlanan emekli maaşının düşüklüğü için neden bir çalışma yapılmıyor?

Bunlar istendiği zaman efendim bütçemiz yeterli değil deniyor. Hükümet bunu söyleyecek bu normal, masaya oturan sendikalar ne diyor asıl burası önemli.

Büyük bir sessizlik, kabulleniş edası…

Ama baraj isteriz…

Biraz düşünmek ve kendine gelmek gerekiyor. Yarın geç olabilir. Sırada iş garantisi gündeme gelebilir. Selam ve dua ile.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Tuncay Altun - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Anayurt Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Anayurt Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Anayurt Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Anayurt Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.