Biz susalım rakamlar konuşsun

Geçtiğimiz hafta 24 Kasım’da Öğretmenler Günü’nü kutladık. Kutladık diyoruz çünkü böylesi önemli günlerde aslında kutlama yapılır. Ancak ortaya çıkan rakamlar gösterdi ki, öğretmenlerimiz için kutlama yapmak için vakit henüz çok erken. Eğitimcilerimizin örgütlü olduğu sendikalardan biri olan  Türk      Eğitim-Sen, öğretmenlerin mevcut eğitim sistemi ve uygulamaları hakkında düşüncelerini, yaşanan sorunları ve Milli Eğitim Bakanlığından beklentilerini ortaya koyan bir çalışma gerçekleştirdi. Gerçekleştirdiği bu çalışmayı da, “Ekonomiye, Mesleğe, Eğitim Yönetimine ve Öğretmenlik Meslek Kanunu’na Yönelik 24 Kasım Öğretmenler Günü Raporu” adıyla kamuoyuna açıkladı.

Şimdi bu anket çalışmasından ortaya çıkan rakamları sizlerle satır başlarıyla paylaşalım.

- 21 bin 412 eğitim çalışanının katıldığı anketin sonuçlarına göre öğretmenlerin büyük çoğunluğu ay sonunu getiremiyor.

- Anket katılımcılarının yüzde 87,50’si ay sonunda hesabında/cebinde para kalmadığını ifade ederken, yüzde 19’u kredi kartı borçlarını düzenli ödeyemediğini, yüzde 23,30’u asgari tutarı ödeyebildiğini, yüzde 9,30’u ise cebinde kalan miktar kadar ödeme yapabildiğini belirtti.

- Rapora göre öğretmenlerin yarısından fazlası ekonomik durumunu “kötü” olarak tanımladı.

- Rapor öğretmenlerin geçinebilmek için ek iş yapmak zorunda olduğunu gösterdi. Anketin sonuçlarına göre katılımcıların yüzde 14’ü mesleği ile ilgili olmayan ek iş yapıyor, yüzde 42,50’si ekonomik olarak daha iyi şartlara sahip olabilmek için İYEP, DYK, destek eğitimi, halk eğitim kursları gibi mesleği ile ilgili ek iş yapıyor, yüzde 6,40’ı ise özel ders veriyor. Sadece öğretmen maaşı ile geçinmeye çalışanların oranı ise yüzde 37,10.

- Anket sonuçlarına göre öğretmenler değer görmediklerini ve bu durumun eğitimin en büyük sorunu olduğunu düşünüyor. Katılımcılara göre eğitimin en büyük sorunu yüzde 80,30 ile öğretmenlerin değer görmemesi olarak ifade edilirken daha sonra sırasıyla ücret ve özlük hakları olarak dünyadaki diğer meslektaşlarından daha geri bir noktada olmak ve liyakatsiz yöneticiler olarak ifade edildi.

- Raporun dramatik göstergelerinden biri ise katılımcıların yüzde 42,10’unun tekrar meslek seçme imkânları olsa öğretmenliği kesinlikle seçmeyeceklerini belirtmeleri oldu. “Öğretmenliği kesinlikle seçerim” diyenlerin oranı ise yüzde 27,40’ta kaldı.

- Meslek ile ilgili yaşanan en olumsuz durumun ne olduğu yönündeki soruya katılımcıların yüzde 46,50’si “yandaş kayırtmasına maruz kalmak” yanıtını verdi. Öğretmenlerin yaşadığı diğer olumsuz durumlar ise sırasıyla ayrımcılığa maruz kalmak, psikolojik şiddete maruz kalmak, hak gaspı yaşamak ve sözlü şiddete maruz kalmak olarak belirlendi.

- Ankete katılan öğretmenlerin yüzde 82,1’i tükenmişlik yaşadığını belirtti. Katılımcıların %36,60’ı mesleki tükenmişlik yaşadığını ifade ederken, yüzde 45,50’si kısmen yaşadığını, yüzde 17,90’ı ise yaşamadığını belirtti. Mesleki tükenmişlikte en büyük payı ise ekonomik kaygılar oluşturuyor. Daha sonra ise sırasıyla kendini değersiz hissetme, mesleği ile ilgili adaletin olmadığını, gelecek kaygısı yaşaması, mesleğin yorucu   olması, öğrencilerin ve velilerin tutum ve davranışları olarak belirlendi.

- Katılımcıların yüzde 73,70’i öğretmenlik mesleğinin günümüzde toplum tarafından saygın bir meslek olarak kabul edilmediğini ifade ederken yüzde 57,80’i öğretmenlik mesleğinin günümüzde toplum tarafından saygın bir meslek olarak kabul edilmemesinin nedeni olarak siyasilerin tutum ve davranışlarını, yüzde 20,30’u toplumun tutum ve davranışlarını, yüzde 13,30’u merkezi eğitim yöneticilerin tutum ve davranışları, yüzde 3,80’i yerel eğitim yöneticilerin tutum ve davranışlarını gösterdi.

Anket sonuçlarından çıkan özet böyle. Öğretmenlerimiz, ekonomik koşulların iyileştirilmesini isterlerken, aynı zamanda mesleklerine saygı duyulmasını da istiyorlar. Özellikle siyasilerin söylemlerinden rahatsız olan öğretmenlerimiz adaletsiz uygulamalardan da şikayetçiler. Unutmayalım, gelecek nesiller öğretmenlerimizin ellerinde şekillenecek!

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Oktay Taş - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Anayurt Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Anayurt Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Anayurt Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Anayurt Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.