Juliette, Ophellia ya da Yeni Çıkan Şarkılar

Bolu Bölge Tiyatrosu’nca sahnelenen “Juliette ya da Yeni Çıkan Şarkılar” esasında tek kişilik bir komedi oyunu. Ancak Bolu ekibi oyunu farklı bir boyuta taşıyarak oyundaki karakteri 2 kişi olarak yorumlamış. İkinci karaktere, genç kızın istediği haberi alamadığı takdirde nasıl bir ruh haline bürüneceği üzerinden çalışılmış. Haliyle oyun türü komediden drama sert bir geçiş yapmış. Orijinal ismiyle “Yeni Çıkan Şarkılar Ya Da Julıette” bir Necati Cumalı oyunu. Kaleme alınması ise oldukça eskiye dayanıyor. 1967’ de yazılan eser, hemen ertesi yıl Devlet Tiyatroları’nda sahnelenmiş. Bunun yanı sıra 1970’te Sarayova radyosunda yayınlanmış...

Bir nevi monologdan oluşan eser, “Romeo ve Juliet” oyununun temsili için “Juliet” rolüne oldukça hevesli genç bir sahne sanatçısının rol dağılımının açıklanmasını bekleyiş sürecini konu alır. Bu öylesi bir bekleyiştir ki, genç kadın kimi zaman kaygılı, kimi zaman heyecanlı kimi zamansa öfkeli; tüm bunlara rağmen müthiş hayalperest ve arzulu şekilde tüm çalan telefonlardan “Juliet” olduğunun haberini gözler. Süreç içinde bu hercai ruh kamaşmaları genç kadını içsel bunalımlara sürükler. Rol için yönetmenin eşine ayrıcalık tanınacağını düşünmek ise onu büsbütün kaygılandırır.

Genç kadın, dalgalı ruh halinin sebebiyet verdiği renkli ve renksiz düşünceleri izleyiciye aktarır. Sinema dergilerinin içerik yoksunluğundan yakınır.. Yaz günlerinin uzadıkça uzayan ikindi vakitlerinden, şehri çirkinleştiren apartmanlardan… ve nihayet aşktan.

 “…aşk vardır belki ama karşıma çıkan Romeo değildi ki.” diyor karakterimiz bu noktada, “Juliet” olduğundan hayli emin…

Farklı farklı kurguların bizleri kabullenemeyip kusuşları sanki hep karşı tarafın özne uyumsuzluğundan. Ona bakıyoruz, varoluşunda yaşamı tutunulabilir kılan bir şeyler arıyoruz, hop yapıştırıyoruz. “Romeo”. Soylu bir hikayenin soylu karakteri. Daha ne olsun.

Oyunda, genç kadının sevdiği adamdan ayrıldığı ve ondan telefon beklediği görülür. İlişkisini bitirmiştir çünkü evlilik kurumunun ondan neler beklediğini bilmektedir. Bu durumla eğlenirken, tiyatroyu hatır gönül için değil ancak bir başka tiyatroya geçmek için bırakacağını söyler. Öfkelidir. Öyle ki, karşı taraf saçlarına sık sık iltifat ettiği için saçlarını kestirmiştir. “Ben saç değilim, göz değilim, dudak değilim… Madem seviyorsun bilmelisin neyi sevdiğini.”

Oyunun şarkı boyutuna gelecek olursak, seçilen şarkılar “Juliette ya da Yeni Çıkan Şarkılar”ın yerli bir eser olduğunu anlamanızı sağlayacak, iyi ki de sağlayacak en hoş hususlardan birisi. Henüz yerlerimize yerleşirken çalan “Bir Kızıl Goncaya Benzer Dudağın” şarkısı izleyeceklerime  karşı inanılmaz pozitif beklentilere soktu beni. Oyunda genç kadının “Söylemiştim sana gitme, gönlünün sahiline” diye girip de hepimizi mest ettiği Girit Türküsü ise kulağımızın pasını sildi diyebilirim.

Bekleyişin sonsuz huzursuzluğunu başarılı bir şekilde işleyen oyunda beklenen haber geldiğinde  umutsuzluklar süratle sevinç ve umuda dönüşür. Düşünmenin zamanı ağırlaştırdığı barizdir. Aslında zaman her zamanki seyrindedir; genç kız düşüncelere dalmış, daldıkça çoğaltmış ve böylece içsel zamanının akışı ıstırap verici şekilde yavaşlamıştır.

Bekleyişi süresince “Juliet olmak benim hakkımdı“ diyen karakterimiz, buna çok sağlam bir gerekçe  sunmaktan da geri durmuyor. “Şimdi oynamazsam ne zaman oynarım Julieti?” Öyle ya, bir daha yeri gelir mi aynı kurguda aynı karakter olabilmenin? Aynı vazgeçişler sebebiyet verir mi omuz boyu saçlara? Yitmez mi duyguların iç titreten tazeliği? O rol beklenir mi aynı hevesle, yeniden?

Şimdilerde kendimi Ophellia olduğuma inandırdığım günler geliyor aklıma sık sık. Sahi, o zaman oynamazsam ne zaman oynardım Ophellia’yı?

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Nur Yıldız - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Anayurt Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Anayurt Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Anayurt Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Anayurt Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.