Yine emekli dramı

Emeklilerin yaşadığı dramın boyutları hergün biraz daha büyüyor.

Geçtiğimiz hafta içinde açlık ve yoksulluk sınırı rakamları açıklandı. Açlık sınırı bir önceki aya göre yüzde 3.45 oranında artarak, 7 bin 552 liraya, yoksulluk sınırı ise 26 bin 123 liraya yükseldi.

Yani, açlık sınırı, asgari ücretin 2 bin 52 lira üzerinde. Yoksulluk sınırı için bir hesap yapmaya bile gerek görmüyorum. Çünkü insanca yaşamak için gerekli olan koşulların çok uzağında bir hayat yaşamaya mecbur kalmak moralimiz bozuluyor.

Şimdi bu gelişmeler üzerine 3 bin 500 lira emekli maaşı alan bir vatandaşımın durumunu, bu şartlar altında varın siz düşünün.  Yani; yazımızın başında yer alan ilk cümlede haksız mıyız?

Elbette haklıyız, çünkü bu ülkenin gelişmesi, kalkınması ve büyümesi için emek veren ve sayıları 13 milyonu aşan emeklilere reva görülen hayat şartları böyle.

Emekliye 3 bin 500 lira maaş, asgari ücretliye 5 bin 552 lira ücret ve açlık sınırı 7 bin 552 lira. İşte bugün geldiğimiz nokta bu.

Geçinme zorluğu içinde kalan emekliler ne yapıyorlar biliyor musunuz ?

Bulabildikleri, bütçelerine katkı sağlayacak ne iş bulurlarsa  hemen çalışmaya başlıyorlar. 2022 yılının üçüncü çeyreği itibariyle emekli olduktan sonra, yani 65 yaşın üzerinde 254 bin emeklimiz bugün bulabildikleri herhangi bir işte çalışıyorlar.

Keyiflerinden ya da hobi için çalıştıklarını sanmayın. Eve gelen faturaları ödeyebilmek için çalışıyorlar. Oysa geçtiğimiz yıl bu rakam 153 bindi. Bir önceki yıl ise -pandemi nedeniyle- 125 bin, 2019 yılında ise 145 bindi. İki binli yılların ikinci yarısının hemen başında ise 80 binler civarındaydı.

Bir noktayı burada açıklamakta yarar var. Bu rakamlar bordolu, yani ücretle çalışanlar için geçerli. Mesela bir avukat ya da mimar gibi meslek sahibi olan, kendi işinde çalışanları kapsamıyor. Onları da kattığınızda bu rakam milyona ulaşıyor.

Bugün emekli olan bir çalışan aldığı ikramiye ile sadece borçlarını ödeyebiliyor. Oysa, bundan 25-30 yıl önce emekli olan bir vatandaşımız, bir kooperatiften başını sokabilecek bir ev, ya da bir otomobil alabiliyordu. Bugün bırakın ev almayı kapısını bile alamıyorlar. Bugün başını sokabilecek bir evi olan yüzde 70’e yakın emekli, işte bu yıllar önce emekli olmuş kesimi temsil ediyor.

Ülkemizde emekli olma şartları da her geçen yıl biraz daha geriliyor. Emekli maaşı bağlanma oranı günümüzde yüzde 20’lere kadar gerilemiş durumda.

Mesela 2002’den sonra emekli olanlara ülkemizin zenginleşmesinden hakları olan intibakları verilmiyor. Oysa bu intibaklar verilse, emeklilerin yaşam koşulları biraz daha iyileşecek. Ama her ne hikmetse, bu intibakların verilmemesi için yoğun bir direnç var.

Önümüzde bir seçim var. Cumhurbaşkanı ile milletvekili seçimi yapacağız. Bugün emeklilerin sayısı 13 milyonun üzerinde. Yani bir parti kursalar, emekliler ve aileleri birlikte tek başına iktidara gelmeleri mümkünken, siyasilerimiz bu büyük kitleyi görmezden geliyorlar. Herhangi bir siyasi partimiz, sadece emeklilere yönelik politikalar üretse ve bunu emeklilerimize anlatabilse seçimlerden tek başına galip çıkabilir. Sadece intibaklarını alamayan milyonlarca emekli, aileleri ve de çocuklarının oylarıyla birinci parti çıkarlar sandıktan.

Evet, emeklilerimiz ellerindeki gücün farkında değiller ne yazık ki. Oysa sendikaları, dernekleri ve onlarca sivil toplum kuruluşuyla emekliler, her siyasi partiyi rahatlıkla dize getirebilir ve hak ettiklerini söke söke alabilirler. Haydi emekliler, artık sesinizi yükseltin ve haklarınızı haykırın. Kaybedecek daha neyiniz, neyimiz kaldı ki !

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Oktay Taş - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Anayurt Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Anayurt Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Anayurt Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Anayurt Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.