Toplumun ruh sağlığı tehlike arz ediyor

Televizyonları ve gazeteleri takip etmek işkence haline geldi. Gürültü, kavga, bağırma, cinayet, bıçak, tabanca, çok mermi atan silahlar. Olaylar, olaylar,  olaylar… Bundan 50 yıl önce bulunduğumuz yerde silah sesi geldiğinde büyüklerimiz, “Burası Texsas’ a döndü” diye rahatsızlıklarını belli ederlerdi.  O yıllarda Amerika’nın Teksas eyaletinin bu işlerde adı çokça duyulurdu.

Şimdi Türkiye’nin büyük şehirlerinde bu görüntüleri görmek, silah, cinayet, kapkaç, hırsızlık, kavga olaylarını duymak her an mümkün. Hele suç zanlılarının yakalandıktan sonra namuslu bir iş yapmış gibi poz vererek gülümsemeleri toplum ahlakının, toplum vicdanının ne kadar irtifa kaybettiğini gösterir.

Şiddet yurt çapında yaygınlaşıyor. Şiddetin boyutu büyürken şiddetin faillerinin yaş ortalaması hayli, düşüyor. Liselerde olan olaylarda kız çocuklarının kendi aralarında gruplar kurarak, kız arkadaşlarını öldüresiye dövdükleri, işkence ettikleri polis ve adli kayıtlara giriyor.

Genç Hayat Vakfı yaklaşık 2000 öğrenci üzerinde bir araştırma yaptırmış, araştırmada en fazla şiddetin sınıflarda olduğu görülüyor. 2014 yılında yapılan araştırmaya göre sınıfta görülen şiddet oranı % 42.2, okul dışında % 15.1,  okul bahçesinde veya okul koridorunda %13, okul tuvaletinde % 4.4, okul servisinde % 2.6’sı şiddet olayları görülüyor. Araştırmada gençlerin % 57.4’ü kendi yaşıtı öğrencilerden şiddet görüyor. Yine öğrencilerin evdeki durumu da parlak değil.  Bu rakamlar 2014 yılı rakamları. 2022 yılındayız boyutlar ne durumdadır, tahmin etmekten de düşünmekten de korkuyorum.

Bir de çocuklarımızın gelecek beklentisine bakalım. Hacettepe, Anadolu ve Gazi Üniversitelerin ortak yaptığı araştırmada; Büyük şehirlerde mendil satarak, araba yıkayarak, ayakkabı boyayarak, araba camı silerek çalışan çocukların sevgi, saygı, ilgi, barınma, korunma ihtiyaçlarından yoksun büyüdükleri anlaşılıyor. Bunların çoğu da kendi ihtiyaçlarını karşılayamaz durumda olan aileler ve ev ortamı yetersiz, sağlıksız.

Ailelerin ekonomik gücü yeterli olmadığı için çocukların çoğu erken çalışma hayatına atılıyor, bu durumda çocukların geleceğe bakışlarında ümitsizlik görülüyor. Dolayısıyla bu durum asayiş konusunda da tehlikeleri beraberinde getiriyor.

Bu gibi olumsuzlukların beslemesi sonucu bir başka üzücü tablo daha karşımıza çıkıyor.  3 Eylül 2011 günü basında “Her 5 Türk’ten 1’i ruh hastası” başlıklı haber yer aldı. Haberi özetliyorum.

“Sağlık Bakanlığı tarafından Ruh sağlığı eylem planı açıklandı başlığının altında sıralananlar.

- Türkiye’de nüfusun %18’i yaşam boyu bir ruhsal hastalık geçiriyor. Çocuk ve ergenlerde klinik düzeyde sorunlu davranış oranı %11.

- Ruhsal hastalığı olan 6 kişiden 1’i yardım alıyor.

- Kardiyovasküler hastalıklarından sonra %19 ile Psikiyatrik hastalıklar geliyor.

Bunlar da gösteriyor ki toplumumuzdaki bu sıkıntı önemlidir. Yeni rakamlar bundan biraz yüksek veya düşük olabilir ama bu sorunun büyüklüğüne etki etmez.

Acilen şiddet, ekonomik sıkıntı ve ruh sağlığı üzerinde çözüm odaklı çalışmalara başlanmalıdır.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Fuat Yılmazer - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Anayurt Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Anayurt Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Anayurt Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Anayurt Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.