Politikacı mı, siyasetçi mi?

Dilimize yabancı dillerden geçen ve hep birbirine karıştırdığımız iki kavram üzerinde duralım bugün. Bunlardan biri siyaset, diğeri ise politika. Bu iki kavram çok sıkça birbirine karıştırılıyor.

Arapça kökenli bir sözcük olan siyaset, 17. yüzyılın ilk çeyreğinde literatüre girmiş.

Devletin idari kademelerinde yer alan politikacıların ülkenin yönetimi, ekonomisi ve güvenliği kapsamında sürdürdüğü çalışmalara siyaset adı veriliyor.

Siyasetin amacı, hem iktidarda kalmak hem de aynı zamanda halka hizmet sunmak. Siyasetin belli başlı beş ana görevi var. Bunlar;

- Yasama, yürütme ve yargı organlarının bağımsız bir şekilde görevlerini sürdürmelerini sağlamak.

- Ülkeyi iç ve dış tehditlere karşı korumak.

- Devletin diğer devletlerle olan ilişkilerini düzenlemek.

- Halkın taleplerini karşılamak.

- Bürokrasi ve diplomasi alanında gerekli faaliyetleri yürütmek ve usulsüzleri ortadan kaldırmak.

Yine sıkça kullandığımız bir diğer kelime ise politikadır.  Politika, İtalyanca dilinden Türkçeye geçmiş. Türk Dil Kurumu’na (TDK) göre, politika kelimesi anlamı şöyle:

- Devletin etkinliklerini amaç, yöntem ve içerik olarak düzenleme ve gerçekleştirme esaslarının bütünü.

- Davranış biçimi, düşünce yapısı.

Bir de politikanın sokaktaki tanımı var. O da şöyle:

Bir hedefe varmak için karşısındakilerin duygularını okşama, zayıf noktalarından veya aralarındaki uyuşmazlıklardan yararlanma vb. yollarla işini yürütme.

Şimdi bu andan sonra kime politikacı, kime siyasetçi    diyeceğimizi daha iyi öğrendik diye düşünüyorum. Bugün ülkemizi yönetenler politikacılar mı, yoksa siyasetçiler mi?

Yapılanlara, yaşadıklarımıza baktığımızda, bugün ülkemizi gerçek anlamda siyasetçiler yönetiyor diyebiliyor muyuz?

Her iki tanıma girenlerin yapmaları gerekenleri ve de görevlerini alt alta sıraladık. Siyaset insanları beklentilerimize ne kadar cevap verebiliyorlar.

Sorunlara, “gelen ağam, giden paşam” zihniyetiyle mi bakıyorlar. Halkın taleplerini ne kadar   karşılıyorlar. Bürokrasi ve diplomasi alanında gerekli faaliyetleri       yürütüp ve usulsüzleri ortadan kaldırmak için ne gibi bir çalışma gerçekleştiriyorlar.

Tüm bunlara olumlu cevap veriyorsak, işte o zaman ülkemizde gerçek anlamda siyasetçiler var demektir.

Ülkemizde siyasetçiler gerçek anlamda siyaset yapıyorlar diyebiliriz.

Bakın bir süredir, ilkokul çocuklarının okullarına karınları aç vaziyette gittiklerini okuyor, televizyonlardan izliyoruz. Bu konuda yapılan tüm çabalar, tüm girişimler, kanun teklifleri her ne hikmetse kabul görmüyor.

Böylesi bir çalışmanın ne gibi kötü amacı olabilir? Bunu yapan siyasi partiler ülkemizin ne gibi kötülüğünü istiyor olabilirler.

İstenen çok basit. Öyle çok büyük bedellere ulaşacak, ülke ekonomisini sarsacak şeyler beklenmiyor. İstenen; çocuklara, bir öğün yemek verilsin, hadi yemek veremediniz, hiç olmazsa midelerine birkaç lokma gitmesi için, devlet elini taşın altına koysun.

Çok mu zor bu talepleri yerine getirmek, bunun için çocukları heba etmek, onları mağdur etmek reva mı?

Sanmıyorum, işte burada siyasetçi ile politikacı arasındaki gerçek fark ortaya çıkıyor. Kime siyasetçi, kime politikacı diyeceğimizi artık daha iyi biliyoruz. 

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Oktay Taş - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Anayurt Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Anayurt Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Anayurt Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Anayurt Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.