Kim, neden, nasıl?

Kim? Neden? Nasıl? Soruları düşünen, sorgulayan, araştıran beyinlerin olayları kavramak, gerçeği bulmak adına takip ettiği yoldur.

Takip edilen bu yol ve yapılan sorgulamada alınan yol, ulaşılan sonuç insanı genelde doğruya, gerçeğe götürür.

Tanrı insanı yaratırken diğer canlılardan farklı özellikler vermiştir. Bunun en önemlisi akıldır. Düşünme karar verme gücüdür. Bu özelliklere sahip olan ve bunun da farkında olan insan yeni keşif, icat veya bilgiler ortaya koyar. Örneğin farkının farkında olan bir bilim adamı insanda 12 trilyon hücre olduğunu, bu hücrelerin yarıya yakınının her yüz günde bir yenilendiği bilgisini ortaya koymuştur. Bu tespite göre normal insan vücudu 3-4 ayda bir yenilenmiş olmaktadır.

Akıl, düşünce, irade, karar verme gücü insana has özelliktir ama her insan Tanrı tarafından verilen bu özelliklerinin farkında değildir veya nasıl kullanacağını bilmemektedir. Farkında olanlar ise kendi başta olmak üzere vatanına, milletine, çevresine önemli hizmetleri olur.

Örneğin tarihçilerin kutbu ilim adamımız, tarihçimiz rahmetli Halil İnalcık Hoca Türk Tarihi ile ilgili önemli bilgi, belge ve tespitler bırakmıştır.

Büyük önder Atatürk, ordusu dağılmış, toprağı işgal edilmiş, ekonomisi çökmüş, hayali tükenmiş bir milleti toparlayarak Kurtuluş Savaşı gibi önemli bir savaştan galip çıkarmış, yeni bir devlet kurmuştur.

Aliya İzzetbegoviç özelliklerinin fakında olup, ondan yararlanmayı bildiği için Bosna’yı ateş çemberinden çıkarmış, unutulmayacak önderi olmuştur.

Gücünün fakında olmayanlarda kendinden, çevresinde ve vatanında olan bitenden haberdar olmayarak kendine ve vatanına, milletine, insanlığa karşı görevini yapamaz atıllıktadır.

Her toplumda gücünün fakında olanda, fakına varmadan ömrünü tamamlayıp isimleri kaybolanlarda vardır. Farkında olmayanlarda doğru, yanlış, güzel, çirkin, ülkü, nemelazımcılık, vatan, millet, hürriyet kavramları onlar için fazla bir şey ifade etmez. Söylenenleri yapmak, istenenleri yerine getirmek veya kendi ihtiyaçlarını karşılamak konusunda kendilerini kurgulamışlardır.

Olaylara bakışları, düşünceleri, kararları sığ olmasına rağmen kendilerini beğenirler, yaptıklarının ve kararlarının doğru olduğunu savunurlar, bundan da emindirler.

Cehaletleri nedeniyle tercih yapma, doğruları bulmada isabetli olamadıkları halde bunun farkında olmayarak kendilerinin değer olduğunu kabul eder, hiçbir şeyi araştırmaya gerek görmez.

Bu kategoride olanlarda empati kavramı da gelişmemiştir. Kısa sürede olsa karşısındakinin yerine kendini koyarak düşünmezler.

Bunun başlıca dayandığı nokta cehalettir. İyi eğitim alamaması veya iyi eğitim verilmemesidir. Cehalet okumakla da giderilemez. Bu nedenle yeterli eğitimi alamadıkları için bu durumda olan insanları da ilk başta anlatmaya çalıştığımız sorguları yapamayan ama bununda farkında olmayanların içine katmak haksızlık olur.

Kitap okuyanlarımızda bile anlayarak okuma, sorgulama, inceleme becerisinde zaaf vardır. Ne zaman bu ve benzer soruları sorar, sorgulama yapacak duruma   gelirsek sonumuz aydınlık olacaktır.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Fuat Yılmazer - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Anayurt Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Anayurt Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Anayurt Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Anayurt Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.