Garanti ödemeler 102 milyar

Gelecek yılın bütçesine ilişkin görüşmeler başladı. Gelecek yıl toplanacak sadece gelir vergisi tutarı 503 milyar lira olarak bütçeye konmuş. Buna karşılık garanti ödemeler için ayrılan miktar ise 102 milyar lira. Yani bütçede yer alan gelir vergisi ödemelerinin beşte biri garanti ödemelere gidecek. Bu rakama bir de faiz, kur korumalı mevduat ve de görev zararlarını eklediğinizde ortaya öyle bir ödeme tablosu çıkıyor ki, 660 milyar lira açıkla bağlanacak bir bütçe için, içinden çıkılması oldukça güç bir durum.

Sadece Kamu Özel İşletme giderleri olarak Ulaştırma Bakanlığına 1.750 milyar, Karayolları Genel Müdürlüğüne 53.650 milyar, Sağlık Bakanlığına hizmet alımları için 18.946 milyar, Sağlık Bakanlığı kiralama giderleri içinde 27.716 milyar lira bütçeye ödenek konmuş.

Bunlar ne anlama geliyor açıklayalım. “Cebimizden 5 kuruş çıkmayacak, tüm giderleri firmalar karşılayacak” denilerek yapılan, geçilmeyen yollara, köprülere, tünellere, yolcusu olmayan havaalanlarına ve de hastalarını müşteri olarak gören şehir hastanelerinin firmalarına ödenecek faturayı gösteriyor. Bütçeye konulan döviz kurlarıyla 102 milyar 62 milyon liralık bir ödeneği gösteriyor bu meblağ. Yıl içinde kur artışlarından doğacak farklar da ödemelere eklenecek. Hepsinden öte, bu ödemeler yıllar yılı sürecek. Ta ki garanti kapsamına giren rakamlara ulaşılana dek, biz her yıl bu farkları bütçeden yani cebimizden ödeyeceğiz.

Ulaştırma Bakanlığı ile karayolları Genel Müdürlüğünün bütçesinde görülen 55.4 milyar lira otoyollara, köprülere ve havalimanlarına yapılacak ödemeleri kapsıyor. İşin garip tarafı ne biliyor musunuz?  Vatandaşı “milli paramıza” yönlendirmek için kampanyalar yapılırken, bu ödeme anlaşmalarının dolarla, euroyla yapılması ve kur arttıkça ödemelerin artıyor olması.

Bu projelere başlanıldığında, ortaya konan rakamların tutmayacağı ve devletin ağır bir ödeme yükü altına gireceği hemen hemen tüm uzmanlarca açıklandı. Yapılan işin yanlış olduğu sayfalarca yazıya, raporlara konu oldu. Ancak, çok aciliyeti varmış gibi önü arkası düşünülmeden başlatıldı. Rakamların büyük olması gerekiyordu, çünkü yüklenici firmalar temin edecekleri krediler için bir garanti vermeleri şarttı. O da geçecek araç, gelecek yolcu sayısını ya da bakılacak hasta ve tetkik sayısını yükseltmekten geçiyordu. Sonuç olarak rakamlar abartıldı, abartıldıkça alınan kredilerin maliyeti arttı ve sonuçta, maliyetinin çok çok üstünde rakamlara mal olan projelerle karşı karşıya kalındı.

Bugün çekilen sıkıntıların ardında bu hesapsızlık yatıyor. Oysa, belli bir zaman periyodu içinde tüm bu tesisleri devlet olarak çok daha düşük maliyetlerle yapmak mümkündü. Neticede, bugün yapılanları da Türk müteahhitlik firmaları, Türk Mühendisleri ve Türk İşçileri gerçekleştirmedi mi?

Ülke olarak böylesine projeleri artık çok rahat gerçekleştirecek gerekli altyapı, bilgi ve birikime sahibiz. İhtiyaçlar doğrultusunda bu projeler sırasıyla yapılırdı. Şimdi, peş peşe yapıldı ama, ne bu yolların, köprülerin üzerinden geçiliyor, ne bu hava alanlarına inen uçak var ne de hastanelerde hizmet verecek personel.  Sonuçta dönüyor dolaşıyor yine ilk noktaya geliyoruz.

Hastanelerimizde onlarca servis odası var ama içinde doktor yok. Günler sonrasına randevu veriliyor, tetkikleri yaptırmak ise gerçekten mucize. Şimdi, hasta ve tetkik garantisi alan yüklenici firma bu durumu sizce çok umursuyor mudur? Hiç sanmıyorum. Aksine durumdan çok da memnundur. Çünkü giderleri azaldıkça, garantili sözleşmesiyle gelirleri artarken, dolayısıyla kar oranı en yüksek noktalara ulaşıyor.

Aynı örneği, yollar, köprüler, tüneller ve de hava alanları içinde kurgulayabilirsiniz. İşletme masrafları her geçen gün azalan firmaların, karları artarken, kasalarına daha çok döviz giriyor. Senin benim vergilerimle oluşan bütçeden bu adamların cebine, hak etmedikleri kazançların bedelini bütçeden bütçeye görüyoruz. Ne kadar güzel bir dünya değil mi?

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Oktay Taş - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Anayurt Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Anayurt Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Anayurt Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Anayurt Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.