Paşinyan’a açık çek

Şubat ayında ERMENİSTAN İLE NORMALLEŞME konusunda fazla mesai yapmış ve 20 gün ara ile iki kitap yayımlamıştım:
“Ya Diyaspora Ya Türkiye” (2 Şubat) ile
“Armenia dumps distant Diaspora and embraces Turkish Neighbour” (“Ermenistan uzaklardaki Diyaspora’yı bırakır ve Türk komşusunu kucaklar,” 22 Şubat)
Prag’da şartlar değişti. Birden Diyaspora yerinde kaldı:
“Azerbaycan ile tam bir barış antlaşması imzala, sorununu çöz, biz de tüm kapıları vd. açalım.” (mealen)
Bu Açık Çek, benim Diyaspora koşulumdan çok daha imkansız. Çünkü Ermeniler için Karabağ, “olmazsa olmaz” bir tutku, Kars – Ardahan gibi.
Ana metni yalnızca 59 sayfa olan “Ya Diyaspora Ya Türkiye” başlıklı kitabımı Normalleşme Sürecinde Ermenistan Cumhuriyeti’nin Temsilcisi R. Rubinyan’a bir mesaj ile noktalamıştım:
HATIRLATMA ve DOSTÇA BİR UYARI
1920 Yılında Ermeniler;
San Remo’da, 23 Nisan günü, ‘YOK’ saydıkları TBMM’nin Başkanına,
7 ay sonra, 25 Kasım günü, TELGRAF çekmiş (“Barış yapalım”), 2 – 3 Aralık gecesi Gümrü Barış Antlaşması imzalandıktan 4 ay sonra da
18 Mart 1921 tarihli bir MEKTUP göndererek (“Gel, beni bu Bolşevik Ruslardan kurtar”) tercihlerini belirlemişlerdi:
RUSLAR yerine (BARIŞ içinde) TÜRKLER.
Bugün (Şubat 2022);
Erivan yönetiminin ve temsilcisinin (Ruben Rubinyan);
1920 yılında “Ya Rusya Ya Türkiye?” ikilemi karşısında hiç tereddüt etmeden “Ankara ile Barış” tercihini yapan genç Başbakan Vratsiyan gibi,
“YA DİYASPORA YA TÜRKİYE?” sorusunu tereddütsüz “TÜRKİYE” diye cevaplayarak, DİYASPORA ve arkasındaki entrikacı emperyalist güçlerin baskısından ve entrikalarından kurtulacağını umuyorum ve bekliyorum.
Aksi takdirde, 102 yıl önce San Remo’da kararlaştırdıkları ve SEVRES’de denedikleri gibi, bugün de Türkiye’yi bölerek ve bir takım ‘…stan’lara ekleyerek vernicht etmek (imha ederek ortadan kaldırmak) için fırsat kollayanların işbirlikçisi konumunda kalır.
BU DURUMDA DA NORMALLEŞME OLAMAZ.
Daha sonra bir ANAYURT yazımda bir başka ÖNKOŞUL daha getirmiştim:
Talat Paşa’nın katili Tehliriyan’ı, sol çizmesinin altındaki Talat Paşa’nın kesik başı ile Türkiye’ye meydan okuyan devasa (yaklaşık 2.80 mt.) heykeli ortadan kalkacak.
Ben yetkili olsam Normalleşme için Şubat ayında yazdıklarımı tekrarlardım, Paşinyan Efendiye.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar M. Arif Demirer - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Anayurt Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Anayurt Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Anayurt Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Anayurt Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.