İnsanlara değer vermenin ölçüsü

Sevgili okurlarım, Mevlâna Celaleddin-i Rumî’nin bir sözüyle yazıma başlamak istiyorum;
“Nice insanlar gördüm, üzerinde elbise yok. Nice elbiseler gördüm, içinde insan yok.”
Rahmetli hocam Seyfettin Başçıllar, “İnsanlara gerektiğinden fazla değer verme” diye nasihatte bulunmuştu. Çoğu zaman dinlemişimdir hocamı. Bazen de hocamın bu nasihatini unutarak, insanlara gereğinden fazla değer vererek hata yapmışımdır.
İnsanlara gerektiğinden fazla değer vermek, en başta kendinize haksızlık etmekle sonuçlanır.
İnsan, duygusal bir varlık olduğundan ilişkilerinde değerlerine, kişiliklere saygı duyarak, değer verir ve iletişim kurar.
Değer vermek, sadece düşünmekle olmaz, karşıya hissettirilir ya da topluma açıklanır da. Kısaca değer vermek, bir şeyi veya kişiyi değerli saymak, önem vermektir.
İnsanlara vereceğimiz değerin ölçüsünü ayarlamalıyız.
Değmeyecek insanlar için sorumluluklar almak, hak ettiğinden fazla ilgi göstermek, değer vermek, paylaşımda bulunmak, yardımcı olmak, aklına bile gelmeyecek ayrıntıları düşünüp ona hissettirmeden bunları yapmak, ne derece doğru bilemiyorum.
Bir kişinin sahip olduğu özelikler hoşumuza gittikçe o kişiye biçtiğimiz değer de ister istemez fazlalaşır.
Önce o kişiye saygı duymaya başlarız, saygı duydukça onun da size ilgisi artar
Karşılıklı saygı, sonuçta sevgiye dönüşür.
Oluşan bu sevgi; karşının cinsiyeti, size yakınlığı durumlarına göre; değer verilen bir dost, bir arkadaş ya da sevgili oluverir.
Sonuçta o insan, ona verdiğiniz değerin altında çıkarsa siz bir şey kaybetmezsiniz, o sizi kaybeder.
Belki de bir daha ömür boyunca bulamayacağı dostluğu, sevgiyi ve değeri farkında bile olmadan yitirmiştir.
Değer verdiğiniz insanla olan ilişkilerinizde birçok şey, karşılık beklemeden yapılır; Ama fedakâr olan, hep veren taraf sizseniz bu durum bir yere kadar devam edebilir.
Sonunda değmediğine kanaat getirirsiniz ve o kendi âleminde ise, arkadaş seçmesini de bilmiyorsa, onun hayatından yavaşça çekilirsiniz.
Ona verdiğiniz emeğinizin, sevginizin boş yere gitmiş olması, sizde hayal kırıklığını doğurur.
İnsanlara olan inancınızı azaltır.
Sonra kendinizi sorgularsınız, o insanı sorgularsınız "Neden böyle oldu? Neden ona bu kadar değer verdim ve sevdim" diye.
İçiniz içinizi yer ama durumu da değiştiremezsiniz.
Sonuçta, suçlu sizsinizdir.
Değmeyecek insanlara gereğinden fazla değer verdiğiniz için…
Hayatınızın en hüzünlü anı,
çok sevdiğiniz birinin, buna hiç
değmediğini gördüğünüz andır.
En büyük kaybınız ise, onun için
harcadığın zamandır...
Gereğinden fazla değer verip kısa sürede bozuşan dostluklar, bitirilen sevgiler, yok olup giden saygılar, ortaya çıkınca üzülen taraf siz olursunuz.
Belki de sevgilerin ve aşkların kısa oluşunun nedeni; gereğinden fazla veya az değer vermektir.
Onun için, bir kişiye vereceğimiz değerin ölçüsünü iyi ayarlamalıyız.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar M. Yahya Efe - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Anayurt Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Anayurt Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Anayurt Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Anayurt Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.