Anılar ve Trabzon…

Coşkun Sabah’ın en güzel eserlerinden birisidir.
…Bu akşam içimde hüzün var
Gözümde canlandı anılar
Ağlamak istiyorum, haykırmak istiyorum
Bu akşam içimde hüzün var…
Trabzon ile ilgili anılarım canlandı. Trabzon’a 1976’da geldim.1992’de ayrıldım.44 yıl oldu. Trabzon’a gelirken tek bir kişiyi bile tanımazdım. Karadeniz Gazetesi’nin Sorumlu Yazı işleri müdürü olarak ayrıldım.
Trabzon Gazeteciler Cemiyeti’nin yönetiminde bulundum. İlk yazı işleri müdürüm Mustafa Noyan’dı. Sonrası Musa Alioğlu… Ali Savaş. Benim haberimi ilk yapan ve mesleğe girmemi sağlayan kişidir. Haber yokken nasıl haber yaratılır, ondan öğrendim. Ters analizli haberleri de. Hatırlarım bir siyasi ile konuşmaya gittiğimde, güncel o anki, konu hakkında ne düşündüğünü sordum, cevap vermedi. Nasıl haber yapacağımı kara kara düşünürken Ali Savaş imdadıma yetişti: Yazsana ağzına kilit vurdu. Konuşmuyor.
Trabzon’a gelişimi Rize’den hocam olan Uğur Yenidoğan sağladı. Sonrasında Hasan Kurt, Tahsin Ardınç bu meslekte beni pişirenlerdir. Mütevazı olmayacağım. Trabzon basınında yetişenler arasında, bürokrasinin zirvesine genel müdürlük makamlarına gelebilen iki kişiden birisiyim. Öteki Mehmet Atalay’dır.
Trabzon medyasından kimler geldi kimler geçti. Birçok değer bir Eylül yaprağı gibi. Savurulup gitti. Etrafımızda kimse kalmadı. Göçüp gittiler birer birer.
Trabzon Gazeteciler Cemiyeti 1946 yılında kuruldu. İlk kurucularına baktım. Kimler yok ki? Kuruculardan sadece üç kişiyi tanımadım. Bekir Sukuti Kulaksızoğlu, Zeki Yağmurdereli ve Ali Kalkanoğlu.
Başkanlık yapanlardan Ziyad Nemli, Mehmet Tan, Ayhan Kıyak, Suavi Kaptan, Neşat Toprak, Ömer Ölcay, Orhan Kaynar, Ömer Güner, Murat Taşkın, Osman Çavuşoğlu, Hasan Kurt, Ahmet Şefik Mollamehmetoğlu, Ergun Ata, Yusuf Turgut ve iki dönem başarılı bir şekilde başkanlık yapan Ersen Küçük… Hepsi ile güzel anılarım oldu.
Kaybettiklerimizin listesi uzadı gitti. Durduramıyoruz. Şevket Çulha, Ziyad Nemli, Mehmet Tan, Ayhan Kıyak, Orhan Kanar, Özgün Baran, Ömer Güner, Şefik Yılmaz, Salih Çamoğlu, Turgay Mutezaoğlu, Refik Karağaçlı, Turgut Özdemir, Mehmet Güner, Hikmet Aksoy, Harun Yavruoğlu, Serdar Sevim, Ahmet Kaya, Ahmet Kayacık ve diğerleri. Artık saymakta zorlanıyoruz. Etrafımızda kimse kalmadı. Ne günlerdi? Ne anılardı…
Bu güzel insanları tanımaktan, birlikte görev yapmaktan onur duyuyorum. Hayatını kaybedenlere rahmet, diğerlerine sağlıklı bir yaşam diliyorum.
Hülya Avşar ile kavga ettiğimizde, Ziyad Nemli’nin “Bizim Osman Yeşilçam’a giderse” başlıklı yazısı… Dönemin rektörü Lami Eser’in yakışıklılığı ile ün yapan Musa Alioğlu’na “Yakışıklı bizim Osman seni solladı, haberin olsun” demesi… Rize Belediye Başkanı Ekrem Orhon’un ölümü ile Bulvar Gazetesi’nde ilk manşet habere imzamı atan Hasan Kurt’un güzellikleri. Kendi haberime kendi imzamı atarak beni bu mesleğe bulaştıran, taşıyan Ali Savaş’ın hemşericilik duygusu…
Aynı evi paylaştığımız Musa Alioğlu, Halil Bahadır, Tacettin Çebi ile olan unutulmaz anılarımız. Matbaada yatıp kalktığımız, 50 gram peyniri paylaştığımız Ahmet Kayacık, Otel Özgür’de bizi her defasında misafir eden Turgay Murtezaoğlu…
Yıllarca aynı odayı paylaştığım Salih Çamoğlu, evinde bizi ağırlayan Ömer Güner amca, hasta yatağında köşe yazısını yazan Şevket Çulha, yazılarımı düzelten Eczacı Handan Gencer, garibanların babası Ayhan Kıyak, Mehmet Tan…
Benim yüzümden büyük stresi yaşayan kadım dostum Zihni Ağırman’ı, çalışkanlığı ile başımızı döndüren, kahrımızı çeken Yusuf Turgut’u, Zeki Sancak’ı, beyefendiliği ile yüreğimizde iz bırakan Harun Yavruoğlu’nu unutmak mümkün mü?
Gazetecilik zor bir iştir. Yazıyla var olmak var oluşların en zorlusu, en yıpratıcısı, en soylusudur. Günlük yazıların çoğunun ömrü 24 saattir, bazıları silinip gider bazıları ise iz bırakır. Ne zaman o konu aklınıza düşse yazıyı da anımsarsınız.
Siyasi yazılara ruh katmak ayrı bir ustalık ister. Bu tarzda, yazı ustaları Ziyad Nemli, Orhan Kaynar ve Ali Savaş gibi çok değerli meslek büyüklerimiz vardır. Yazıyla haşır neşir olan herkesin en büyük rüyasıdır.
Yazdıklarını okutturmanın ordinaryüsüydüler bu isimler ve diğerleri…
En muhalif yazılarında bile ironinin varlığını hissederdiniz. Böylece o yazının etkisi daha da artar.
İnandıklarını yazan, ilkelerinden ödün vermeyen kalemlerdir. Atatürk ve Cumhuriyet, ülkeye, dünyaya bakışlarının belirleyici öğeleridir.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Osman Yazıcı - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Anayurt Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Anayurt Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Anayurt Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Anayurt Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.