Hitler ve bugün

Bundan üç yıl önce yayınlanmış olan “Hitler: Öncesi ve Sonrası’’ isimli kitabımı tanıtmak için bu yazımı  kaleme aldım. Bütün dünyada, özellikle, İngiltere dahil Avrupa’da baş göstermeye yeniden başlayan faşizmin ayak sesleri duyulurken Hitler dünyasını hatırlamak gerekmektedir.

İkinci Dünya Harbi’nde Almanlar başarılı olsaydı Avrupa’nın tamamını kapsayan ve Rusya’nın batısını içine alan bir Alman İmparatorluğu kurulacaktı. Hitler’in kuracağı, merkezi Berlin olan Third Reich, dünyada bin yıllık bir Alman egemenliğini ön görüyordu. Bu amaca ulaşmak için Hitler, temiz bir Alman ırkının yaratılmasına  ve yapılacak işlerin onun hayat süresi içinde gerçekleştirilmesi gerektiğine inanıyordu. Almanya için fazla zaman yoktu, fazla zaman kalmamıştı. Her şeyin çok çabuk, hızla çözümlenmesi gerekliydi.. O bu görevi yüce Tanrı’dan almıştı. O Alman ulusuna Tanrı’nın gönderdiği bir “Mesih’’ idi. O yanlış yapmazdı. Onun her yaptığında kutsal bir özellik vardı. Temiz bir Alman halkı ona göre, ancak Yahudilerden, Polonyalılardan, başka cinsel tercihi olanlardan, ruhsal ve fiziksel engellilerden, ve Çingenelerden kurtulmakla olabilirdi. Başka ırklar ancak  üstün  Alman Aryan ırkına  hizmetle, hayat bulabilir, yaşayabilirdi. Onlar bağımsız olamazlardı.

Hitler 47 yaşında, 1933 yılında, Almanya’nın başbakanı oldu. Lideri olduğu Nazi Partisi yüzde 34 oyla iktidara gelmişti.  Sonradan Almanya’nın Türkiye büyük elçisi olan Franz fon Papen’in Cumhurbaşkanı Hindenburg’u ikna etmesiyle iktidara gelen Hitler, başbakanlık görevinden önce hiçbir  devlet memuriyetinde bulunmamıştı. Bürokrasi tecrübesi yoktu. 16 yaşında okuldan ayrıldıktan sonra hiçbir eğitim görmemişti. I.Dünya Harbi sonrasında çavuş olarak ordudan ayrılmıştı. Kitap okumayı ve seyahati sevmiyordu. Avusturya ve Almanya dışına çıkmamıştı. Hiçbir yabancı dil bilmiyordu. Varlıklı değildi. Nazi Partisi 1933’de iktidara gelinceye kadar sürekli para sıkıntısı çekmişti. O olaylardan etkilenmek yerine, olayları etkileyen bir kişiliğe sahipti. Müthiş bir ikna gücü vardı. I. Dünya Harbi’nin  ekonomik sonuçlarından dolayı Alman halkı  büyük bir sıkıntı içinde idi. İşsizlik yüksek, gelirler düşük, enflasyon  kontrol edilemez durumda idi. Ödenecek harp tazminatı devlet bütçesi içinde büyük bir yüktü. Ekonomik ve sosyal ortam, refah vadeden, ulusal birliği savunan bir lider, özellikle Hitler için çok uygun bir ortamdı. O Almanya’nın Führer’i oldu.

Hitler 20.yüzyılın ilk yarısında hedeflerine ulaşmak isterken milyonlarca insanın ölümüne , hemen hemen bütün ülkelerin önemli maddi ve manevi zarar görmesine neden oldu. Tarihin en kanlı savaşlarının yaşandığı o dönemde, Hitler baş aktördü. Rhineland, Avusturya ve Çekoslavakya’nın savaşsız ilhakı ile başlayan savaş serüveni, 1939 Polonya’nın işgali ile Dünya Harbi’ne dönüştü ve Avrupa’daki hemen hemen bütün ülkeler Alman işgaline uğradı ya da onun tarafına geçti. İngiltere Hitler’e karşı direndi. İngiliz Başbakanı Churchill’in büyük gayretleriyle, daha sonra, ABD harbe katıldı. İngiltere’yi işgal edemeyen Hitler aylar önce anlaşma yaptığı Rusya’ya, komutanlarının aksi Önerilerine rağmen, Barbarasso seferini başlattı. Fakat Rusya’da Moskova önlerinde  Napolyon’un karşılaştığı sonuçla karşılaştı.  Kış ve Leningrad direnişi Hitleri bozguna uğrattı. ABD ve İngiliz kuvvetlerinin Avrupa’yı Nazi işgalinden kurtarma operasyonları başladı. Sonunda  Almanya 1945 Mayıs’ında koşulsuz teslim oldu. Demokrasi ve hürriyet yanlısı dünya faşist dünyaya galip gelmişti.

Hitler’in iktidara gelmesinde Nazi döneminin dışişleri bakanı, daha önce kaçak şampanya ticareti yapmış olan varlıklı tüccar Ribbentrop  ve  kısa bir süre Almanya  başbakanlığı yapmış  olan, büyük toprak sahibi ve sonra Almanya’nın Türkiye büyük elçisi  olan Van Papen başrolü oynamıştı. I.Dünya Harbi sırasında her ikisi de İstanbul’daki Alman büyük elçiliğinde görevli idi. Acaba o zamanki tanışmaları , bu ufak rastlandı, Hitler’i başa getirmenin kutsal bir planı mı idi?

II. Dünya Harbi sırasında Cumhurbaşkanı İsmet İnönü’nün çok basiretli yönetimi sayesinde Türkiye harbe girmemişti. Savaştan dolayı tek bir kişinin burnu kanamamıştı

“Hitler Öncesi ve Sonrası’’ isimli kitabımda bu konular ve dönemin önemli kişilerinin hayat hikayeleri  ve olaylara katkıları ,  ayrıca Hitler’in özel hayatı, Almanya’dan   Arjantin’e kaçışı ve orada hayata veda edişi  ayrıntılı bir şekilde anlatılmıştır.  Kitapta dünyadaki özel müzelerden izinle alınmış resimler de bulunmaktadır. Kitap Ankara’da Son Çağ kitabevi tarafından yayınlanmıştır. İnternet yoluyla temini mümkündür.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Güran Tatlıoğlu - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Anayurt Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Anayurt Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Anayurt Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Anayurt Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.