Enver Paşa

Hürriyet Gazetesi’nin Baş Tarihçisi Prof. İlber Ortaylı Enver Paşayı yazmış. Uzun bir yazı.

İlber Hoca, Enver Paşaya toz kondurmaz: “Berlin’deki askerleri ve bizzat imparatoru hayran bıraktı, büyüledi; hem de kendisi Almanya’dan büyülendi.” (Altı çizili sözcükler yazının en doğru tespitini yansıtıyor.)

Yazının çok yanlış tespitler içeren uzun bir paragrafı var:

“… Diplomasi kurallarına riayet etmeyen ve harbe girmekte çok acele eden İttihat ve Terakki’nin Karadeniz’e çıkan Alman zırhlılarına (Goeben-Breslau) Cemal Paşa’yla birlikte emir verdiği açıktır. Ayrıca Sarıkamış’taki savunması bir faciaya dönüştü. Çok yetenekli oldukları tartışılacak Rus ordusunun generallerinden evvel ülkemizin doğusundaki General Kış’ın askerlerimize çok daha fazla zararı oldu. 19 000 Rus askeri de bu savaşta öldü. Demek ki, Sarıkamış’da donarak silah atmadan çekilmiş değiliz. Fakat bu yenilginin sonunda Karadeniz’in doğusu ve Doğu Anadolu eyaletlerinin çoğu elden çıkmıştır.”

Sarıkamış, bir “savunma harekatı” değildi; Enver Paşa’nın, 119 bin eğitimli askeri olan, komuta kademeleri tamamlanmış 3. Ordu ile Orta Asya’ya ulaşmak üzere giriştiği bir kumardı. En az 65 bin askerimiz pisi pisine şehit oldu. En az 7 bin askerimiz esir düştü. Firarlardan sonra geride 25- 30 bin, hasta (Ölümcül tifüs. Ordu komutanı bile tifüsten öldü.)  Yaralı ve moralsiz bir iskelet kaldı, 1915 yılının başında.

Oysa 1915 yılında; Doğu’da isyanlara hazırlanan Ermenilere, Batı’da ise İstanbul’a ulaşmak amacı ile Çanakkale saldırılarını başlatan İngiliz ve Fransızlara karşı topyekun savunmada idik. Tek bir askerimizi dahi kaybetmek durumunda değildik. Koskoca bir orduyu kaybettik.

BİLANÇO:

Doğu Anadolu askeri açıdan çok zayıf ve yetersiz kaldı. Ermeniler 20 Nisan’da Van İsyanını başlattılar. Ruslar; Ermenilerin de desteği ile 18 Mayıs’ta Van’ı işgal ettiler. 45 bin Müslüman Vanlı perişan oldu. 3. Ordu’nun toparlanamaması, başka cephelerden takviye alınmaması (Cemal Paşa da Mısır’ı kurtarmak üzere 4. Orduyu, Halep’ten sonra yürüye yürüye Süveyş Kanalı’na sürüklemişti !) sonunda, Van ve Bitlis’e ek olarak 1916 yılının ilk yarısında başta Erzurum olmak üzere Doğu Anadolu Vilayetlerimizi (eyalet değil) işgal ettiler.

Çanakkale cephesinde, İngiliz ve Fransızların; Nusret gemisinin mayınları sayesinde deniz saldırıları püskürtüldü. Kara saldırıları ise, Alman Komutanlarına rağmen Yarbay Mustafa Kemal sayesinde başarısız kaldı, İmparatorluğun Başkenti İstanbul kurtuldu. Bu bahsi, İlber Hoca’nın yazısından kısa bir alıntı ile sonlandırıyorum:

“Enver Paşa’nın hayatındaki ikinci safha, yenilgiden sonra Almanya’ya iltica etmek(ti)…” Eksik. Doğrusu şöyle: 30 Ekim 1918 günü imzalanan Mondros Mütarekesi’nden sonra, 2 Kasım gecesi, bir Alman savaş gemisine binerek (Başbakan Talat Paşa ile) KAÇTI.  

 Enver Paşa’nın, başta Sarıkamış Kumarı olmak üzere, tüm günahlarını (Bir başka yazının konusu olacak. Anahtar sözcükler: “Almanya’dan büyülendi.”) % 25 (?) oranda affettirecek bir girişimi var: 26 Mayıs 1918’de Güney Kafkasyalılara (aralarında Daşnakların yönetiminde Ermeniler de vardı.) verdiği ültimatom: “Barış Antlaşması imzalamak için 29 Mayıs günü saat 20:00’ye kadar devletini kur.” Ermenistan Cumhuriyeti, bu ültimatom doğrultusunda 28 Mayıs 1918 günü kurulmuştur. Ermeni tarihinde kurulmuş ilk ve tek, devlettir. Enver Paşa bu konuda Hatisyan’a (1918 yılı Temmuz ayında, İstanbul’da) şöyle konuşmuştur:

“Ben ve arkadaşlarım Ermenistan’ı YARATTIK, Ermenilerin ulusal hislerini tatmin ettik ve Ermeni sorununu çözdük. Bunu Türkiye sınırları dışında Rus topraklarında yaptık ve iki konuda başarılı olduk: Ermenistan’ı yarattık. Türkiye toprağını kazasız koruduk.”

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar M. Arif Demirer - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Anayurt Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Anayurt Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Anayurt Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Anayurt Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.