Çiftçi nefes alamıyor!

Çevre, Şehircilik ve İklim Bakanı Murat Kurum, muhalefetin sorusu üzerine verdiği cevapta 1.3 milyon tarım arazisinin ödenemeyen borç nedeniyle bankalar tarafından rehin alındığını açıkladı. Bu rakamı net olarak bir kez daha yazalım. Son beş yıl içinde, borcunu ödeyemediği için çiftçilerin elinden alınan tarım arazilerinin miktar olarak sayısı 1 milyon 366 bin 172.

Rakam gerçekten çok büyük. Demek ki milyonlarca arazi haciz yoluyla rehin altında. Hani diyorlar ya “ekilmedik bir karış tarım arazisi kalmasın. Hepsini ekin” bu şartlar altında koca bir palavra. Toprağı elinden alınan çiftçi neyi ekecek, neyi sürecek nereden para kazanıp borcunu ödeyecek.

Bu şartlar altında mümkün mü?

Üretici fiyatları endeksi yüzde 155 artarken, TÜİK verilerinde yer alan gübre endeksindeki artış yüzde 237’yi, mazot endeksindeki artış yüzde 184’ü buluyor.  Geçen yılın temmuz ayına göre son bir yılda, üre gübresi yüzde 229, kalsiyum amonyum nitrat gübresi yüzde 217, DAP gübresi yüzde 194, amonyum sülfat ve 20.20.0 kompoze gübresi yüzde 190 oranında artış gösterdi.

Mazot fiyatı son bir yılda yüzde 235 oranında arttı. Son bir yılda ise besi yemi yüzde 116.6, süt yemi ise yüzde 125.2, elektrik fiyatları yüzde 129.4 zirai ilaç fiyatları ise yüzde 300’e varan oranlarda artış gösterdiği bir ortamda hangi çiftçi tarlasını sürebilir, ekim yapabilir mi?

Çiftçi artık, boğazına kadar borç batağına batmış durumda. Son yirmi     yılda çiftçi borçları 100 kat artış durumda. 2002 yılında 2 milyar liranın biraz üzerinde olan çiftçi borçları bugün 250 milyara dayanmış durumda.

Borcunu ödeyemez duruma gelen çiftçinin toprağı terk ettiğini gösteren bir diğer çarpıcı veri ise tarım arazisi alanlarında gerçekleşen gerileme. 28 milyon hektar tarım arazisi alanı 20 yılda 23 milyon hektara geriledi.

Çiftçi sayısı giderek azalıyor. 2001 yılında 2 milyon 182 bin kişi Çiftçi Kayıt Sistemi’ne (ÇKS) kayıtlıydı. Bu rakam 2021 yılında 2 milyon 173 bine geriledi. 2001 yılında ülke nüfusu 64 milyondu bugün ise 84 milyon.

Çok değil birkaç hafta önce yine tarımla ilgili bir yazı kaleme almış ve yazımızın sonunda birkaç soruya yer vermiştim. Aynı soruları yine ve ısrarla tekrarlıyorum. Ülkemiz tarım üzerinde gerçekten çok büyük oyunlar tezgahlanıyor. Bu kadar çok sayıda tarım arazisi “hacizli” denilerek tarım dışında bırakılıyorsa bunun altında neler yattığını öğrenmemiz gerekiyor.

Bakın sorularımı tekrarlıyorum. Ben diyorum ki;

Çiftçinin yanında olması gereken bankamız, bu işte başı çekiyor ama benim asıl merak ettiğim yabancılara kaptırdığımız bankaların, finans kuruluşlarının hacizli elinde ne kadar tarım arazisi ve tarım ekipmanı var ? Bunun bir tespiti yapılmış mı?

Çünkü şu anda bulunduğum yerde çiftçilerle konuşuyorum, borçlarının önemli bir kısmı, tarım ile uzaktan yakından ilgisi olmayan bankalara. Yabancı sermayeli bankalar, çiftçimizin karakaşı karagözü uğruna bu kredileri vermiyorlar. Haczedilen bu araziler, kimlere satılıyor, kimlerin elinde ne kadar arazi var?

Bugün ekilmeyen, tarım dışı tutulan bu arazilerin ne kadarı, kasıtlı olarak ekilip-sürülmüyor. Ülkemizi daha fazla, ithalat yapmaya zorlayan bu uygulamanın altında yatan sebepleri sadece, “haciz altında” diyerek görmezden gelebilir miyiz ?

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Oktay Taş - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Anayurt Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Anayurt Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Anayurt Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Anayurt Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.