İyi ki doğdun Hitchcock!

Alfred Joseph Hitchcock 13 Ağustos 1899'da yani bugün İngiltere'nin Leytonstone bölgesinde dünyaya geldi. Çocukluk yıllarını ailesinin bakkal dükkânında geçirdi. Koyu bir Katolik olarak yetiştirilen Hitchcock, eğitiminin sebep olduğu "Katolik Sanatçı" damgasını her zaman yalanladı ve işlerinde dini yönlendirmelerin olduğunu inkâr etti.

Suçluluk, ceza ve pişmanlık temaları filmlerinin ana teması oldu. 15 yaşındayken babasını kaybeden Hitchcock, evlenene kadar annesiyle birlikte yaşadı. Ölene kadar oğlu üzerinde baskı uygulayan anne tatillerde bile oğlunu yalnız bırakmadı.

 Babasını kaybettikten sonra çalışmak zorunda kalan Hitchcock, 1920'lerin başında işe reklamcılıkla başladı. Famous Player Lasky isimli Amerikan şirketinin Londra şubesinde sessiz filmlerin ara yazı tasarımlarını yaparak sektörün tozlu yollarına giriş yaptı.

1922 senesinde çektiği ilk filmi tamamlanmadı. Sonrasında 1923 senesinde Always Tell Your Husband adlı ilk kısa filmini çekti. 1926 senesinde The Lodger'ı çıkardı.

Hitchcock, ilk sesli İngiliz filmi olan Blackmail'ı 1929 senesinde izleyicilerin beğenisine sundu. İsminin dünya çapında duyulması içinse birkaç yılı daha vardı. 1934 yılına geldiğinde İngiltere'den ayrılarak Hollywood'a yerleşti. Buradaki ilk filmi Rebecca ile 1940 senesinde “En iyi film” dalında Oscar'ı kazandı. 1946 yılında çektiği Notorious adlı filmi Hithcock'un     o dönemine ait en etkili filmdi.       1948 yılında çekilen, sahneler arası geçişlerin ustaca yapıldığı film olan Rope ise, Hitchcock'un ilk renkli filmiydi.

Psycho filminde banyodaki kadının bıçaklanma sahnesi bir sinema klasiği oldu. Hatta sahne birçok korku filminin ilham kaynağı olarak kabul edilir. Hitchcock, kendine has bir gelenek üstlenmiş, ve her filminde , kısa bir 5 saniye gibi gözüküp , yok olma özelliği meşhurdur.

John Russell Taylor 'ın Hitch: The Life and Times of Alfred Hitchcock (1978; Hitch: Alfred Hitchcock'ın Yaşamı ve Dönemi) ile Fransız sinemacı François Truffaut'un Hitchcock'la yaptığı bir söyleşiyi kaleme aldığı Le Cinema Selon Hitchcock (1966; Hitchcock, 1987) adlı eserler Hithcock'un ününün pekişmesinde büyük rol oynadı.

Son yıllarında ise, İngiltereye dönüp , yine eski yıllarını aramaya başladı.

Hayatı boyunca 60’dan fazla film çeken Hitchcock, ömrünün son yıllarına kadar sinema tutkusundan vazgeçmedi. 19 Nisan 1980'de ABD'nin Los Angeles şehrinde hayatını kaybetti.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Ezgi Bardak - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Anayurt Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Anayurt Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Anayurt Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Anayurt Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.