Ah İstanbul...

İstanbul, önemli bir şehirdir.  Benim için ise iki ayrı önemi vardır.

Birincisi; çocuklarımın annesi, sevgili eşim; TRT Ankara Radyosu Ses Sanatçısı Meliha, Karadenizli olmasına rağmen İstanbul doğumludur.

Yani bu güzel ses ve güzel kalp; İstanbul’un armağanıdır bize. Fatih-Balat Mismarcı yokuşunda çocukluğunu geçirmiş.

İkincisi ise 2011 yılında İstanbul 1. Bölgeden milletvekili adayı iken, çok güzel anılarım, dostluklarım oldu. Bu güzel şehir; beni beş ay misafir etti. Bu anılarımı taze duyulan bir heyecanla daima muhafaza ediyorum.

CHP İstanbul Milletvekili  Akif Hamzaçebi’nin yakın dostluğuna yürekten, tekrar teşekkür ediyoruz.

“Dünyaya bir kez bakmak zorundaysan, sadece İstanbul’a bak.” Romantizm akımının ünlü isimlerinden olan Fransız şair ve siyaset adamı Alphonse de Lamartine, yaklaşık 150 yıl önce bu sözlerle anlatmıştı İstanbul’un önemini.

Avrupa ve Asya kıtasını birleştiren bu eşsiz kent, yalnızca tarihsel ve kültürel zenginliği ile değil, Türkiye ekonomisinin merkezi olmasıyla da hayati önem taşıyor.

İki kıtayı kavuşturan, üzerinde üç medeniyet kurulan İstanbul tarihin sayfalarından taşan ihtişamlı geçmişi ile, insanlığın ortak mirasını bağrında yaşatmaya devam eden ender şehirlerden biridir.

Sokaklarında dolaşmanın, Boğaziçi’nin mavi sularını izlemenin ve hatta hakkında yazılan birkaç dizeyi bile okumanın insanı farklı bir ruh haline sevk edeceği bu eşsiz şehir size kendinizi hep ayrıcalıklı hissettirir.

Hele Suadiye, Beykoz, Üsküdar, Beylerbeyi sahili insanı dinlendirir. Deniz yüzünüze nefesinden bir rüzgâr üfler, rüzgâr denizin kokusunu getirir.

İstanbul şehrinin sembollerinden olan adı efsanelere konu olmuş, aşkın ve sevdanın mekânı olsa da boğazın ortasında yalnızlığın de simgesi “Kız Kulesi” ile ilgili ne şiirler yazılmış ne şarkılar söylenmiş. Kız Kulesi onarıma alınmış, inşallah, tarihi dokusuna yakışır bir onarım olur.

Geçtiğimiz hafta sonu ailece İstanbul’daydık. İnşaatı devam eden Merkez Bankası’nın İstanbul’daki Finans Merkezi’ne taşınma kararından bizim aile de etkilendi.

Ataşehir ve çevresinde ev aradık. Özetle İstanbul’un taşı torağı gerçekten altın oldu. 1+1 evler, 10 bin TL’den başlıyor. 3 kira depozito, bir peşin, bir emlakçı derken anahtar alabilmeniz için 50 bin TL vermeniz gerekiyor. Ayrıca site aidatları iki bin TL’den başlıyor. Yıllık peşin isteyenler de çok.

Daha inşaat halindeki FİNANSŞEHİR SİNPAŞ’da daireler, inşaat başlamadan önce satılmış. Şu anda 1+1 daireler 7, daha büyük daireler 10 milyon TL. İlginç olan şu, kiralık veya satılık daire kalmadı.

Emlak ofisi ile sohbet ettik. Müşterilerin çoğu Ankara’daki bürokratlar. Ne diyelim, Allah daha çok versin.

İstanbul’da artık memurun ve normal gelirlilerin bile yaşaması imkânsız hale geldi. Mahalle aralarındaki kiralar bile uçmuş. Eski kiracılar asla çıkmasınlar. Kira ve pahalılık nedeniyle, İstanbul sürgün bölgesi oldu.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Osman Yazıcı - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Anayurt Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Anayurt Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Anayurt Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Anayurt Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.