Bankalara düşen

Tüm hayatımız cebimizde taşıdığımız “plastik paraya” endeksli hale geldi. İster dar gelirli olun, ister varlıklı, hepimiz cebimizde birkaç banka kartı taşıyoruz. Öyle ki, bazı vatandaşlarımızda sayıları onları geçen bankalara ait kartlar var. Öylesine de güzel dizayn edilmişler ki her biri cepte taşınan tablo gibi.

Kartla yaşamak alış-veriş yapmak kolay. Okutuyorsun makineye, paketlerini alıp çıkıyorsun. Asıl sorun bu kartların ödemesi geldiğinde yaşanıyor. Günü geldiğinde, en azından, asgari tutarı bankaya yatırmanız gerekiyor. İşte sıkıntı da bu noktada yaşanıyor.

Tüketici Birliği Federasyonu, tüketicilerin kredi kartı kullanım alışkanlıklarına ilişkin olarak gerçekleştirdiği kamuoyu araştırması sonuçlarını geçtiğimiz günlerde açıkladı. Tablo ne yazık ki iç açıcı değil. 

‘Cüzdanımızda Ne Var?’ başlıklı rapora göre, tüketicilerin yüzde 33’ü kredi kart hesap özetinin tamamını ödeyemiyor. Borcunu ileri bir tarihe erteleyen tüketicilerin sayısı 20 milyonu bulurken, son aylarda bu sayıda da artış yaşanıyor.

Tüketici Birliği Federasyonu Genel Başkanı Mehmet Bülent Deniz, yaptıkları araştırmanın sonuçlarını değerlendirirken çok önemli noktalara temas etti. Başkan Deniz; “36 milyon kredi kartının limiti dönem bitmeden doluyor. Semt pazarlarında dahi kredi kartı kullanımının arttığını tespit ettik. Bu sonuç, kredi kartı harcamalarının büyük oranda tüketicinin yaşamını sürdürmesi için zorunlu kalemlerde gerçekleştiğini ortaya koyuyor” diyor.

Tespitlerinde haksız da değil. Televizyonlara yansıyan haberlerde de dikkatimizi çekiyor artık. Hemen hemen her tezgahta, “kredi kartı geçerlidir” tabelasını görüyoruz. Vatandaş, cebendeki paradan çok kartla harcama yapmaya yönelmiş durumda. Hal böyle olunca da yasal takip altındaki 750 bin tüketiciye, milyonların eklenmesi kaçınılmaz bir sonuç olarak önümüzdeki aylarda önümüze gelecek.

Acil ve hemen alınması gereken tedbirler sıralamasında ilk maddeyi yasal takip süresinin uzatılması alıyor. Pandemi döneminde 180 güne çıkartılan yasal takip süresi, günümüzde 90 güne indirilmiş durumda. Bu sürenin hiç olmazsa 180 güne çıkartılması işsizlik pençesinde kıvranan kart sahiplerine bir parça nefes aldıracak.

Yine, ödeme oranlarında yapılan artışlarda önemli bir sorun olarak önümüzde duruyor. Vatandaşlar, artırılan ödeme oranlarını yerine getirmekte zorlanıyorlar. Oranların düşürülmesi, asgari ödeme tutarının aşağıya çekilmesi ve mevcut borçların yeniden yapılandırılması da yapılan araştırma sonucu ortaya çıkan çözüm önerilerinden bazıları.

Bankalar bu yükü kaldırabilirler mi?

Açıklanan karlara bakılırsa, bankalar alacaklarından doğan faiz gelirlerinden fedakarlık yapsalar sıkıntıya düşmeyecek noktadalar. Her biri, uygulanan ekonomik modelin sonucu açıktan öyle güzel paralara kazanıyorlar ki, adeta kar patlaması yaşıyorlar. Hiç olmazsa bunun bir kısmını bu şekilde değerlendirebilirler.

Uçandan, kaçandan, verdikleri her hizmetten astronomik harç ve komisyon alan bankalar böylesi sıkıntılı dönemlerde vatandaşlarla el ele vermeli ve ekonominin rayına girmesine katkı sunmalılar.

Sunmak istemezlerse ne olur ?

Öncelikle vatandaş borcunu ödeyemez. Bankalar, icra dairelerinde paralarının peşine düşerler, bulabildiklerini, yakalayabildiklerini belki alırlar ama şundan emin olsunlar, alacaklarının önemli bir kısmı “hiç” olur.

Yasal takibe düşen kredi kartı borçlarının yanı sıra hesap özeti kısmi olarak ödenerek ötelenen borçlara da yapılandırma olanağı getirilmesi çağrısı yaptı.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Oktay Taş - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Anayurt Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Anayurt Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Anayurt Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Anayurt Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.