“Yuh” bize

Talat Paşa’yı 101 yıl önce, 1921 yılında, Berlin’de katleden ve mahkemede suçu kabul eden   Ermeni Tehliriyan; savcının suskunluğu, yargıcın işgüzarlığı ve anadan doğma Türk düşmanı savcılık tanığı Papaz Lepsius’un tanıklığı sayesinde BERAAT etmiş, Ermenilerin Kahramanı olmuştu. Bugün bu katilin;

San Fransico’da Anıt-mezarı, Estonya’nın başkenti Tallinn’de heykeli, Yerevan’da büstü ve Ermenistan’ın Maralik şehrinde kocaman (yaklaşık 3 mt) bir heykeli var. Maralik heykelinde bir de Talat Paşa’nın kesik kafası var, Tehliriyan’ın sol ayağının altında.

Bizim de bir kahramanımız var. Tam 40 yıl önce, 10 Ağustos 1982 günü “Ermeni terör örgütü ASALA’yı, arkasındaki O’nu destekleyen ve Türkiye’yi parçalamak isteyen emperyalist ülkeleri” protesto etmek amacı ile üstüne benzin dökerek kendini yakan ve 5 gün komada kaldıktan sonra vefat eden, 61 yaşında Ermeni bir T. C. Vatandaşı Artin  Penik. Bir de mektup bırakmıştı Artin Penik. Okuyalım:

“Yeter Artık ASALA Canileri,

“Patrikhane ve Türkiye’deki bütün Ermeniler namına sizi protesto edip kendimi yakıyorum.

“Size sesleniyorum ASALA canileri. Masum insanları arkadan kahpece öldürmekle bu işler halledilemez. Siz emperyalistlerin oyununa geliyorsunuz. O zaman da emperyalistlerin oyunlarıyla yüz binlerce insan kayıp oldu. Kendinize gelin, sizi kandırıyorlar. Şurada birkaç bin Ermeni kaldı. Bunları da mı yok etmek istiyorsunuz? Fakat buna asla muvaffak olamayacaksınız. Bugün nasıl kardeşçe geçiniyorlarsa, bundan sonra aynen devam edecek. Fakat siz, kahpece günahsız insanları öldürmeye devam ederseniz, size yeminle söylüyorum kökünüz kazınacak. Kendinize gelin. Bizim bildiğimiz Ermeniler mert olur. Kahpece arkadan masum insanları öldürmez. Sizi biz Ermeni olarak asla kabul etmiyoruz. Lanetliyoruz…

“…Zamanı gelince Türk ulusu sizin cezanızı verecek. O zamandan bugüne kadar ölenlerin canına rahmet diler, yakınlarına sabırlar ve başsağlığı dilerim. Bütün Türkiye’deki vatandaşlarıma sabırlı olmalarını Allahtan dilerim. Saygı ve hürmetle hepinize elveda ederim.” 

Hastanede son sözleri de şöyle idi: (Kaynak: O tarihte Nöbetçi doktor Ahat Andican)

Bakın ben kararımı bir saniyede değiştirdim. Kararım Fransız Konsolosluğu önünde kendimi yakmaktı, çünkü (Asala terörü) bunlarla başlandı. Eğer onlar bu terbiyesizlere cezalarını vermiş olsalardı bunlar bu kadar şımarmayacaktı. Bunlar buna göz yumdular ve bu hale getirdiler. Orada intihar ediyordum, düşündüm, zaten bunları tutuyorlar, daha kötü olur dedim, gittim ATATÜRK’ün huzurunda, çok ama çok sevdiğim ATATÜRK’ün huzurunda intihar ettim. Yine de yapabilirim, hiç gözümü kırpmam. Kimseye danışmadım, kendi kendime karar verdim, bu işi yaptım, vatanım uğruna her şeyi yaparım.”

Biz, Büyük Türk Milleti ve onun Devleti; bizim için kendini yakarak feda eden bu kahraman insan için 40 yılda ne yaptık? Bir Türk olarak utanarak yazıyorum: HİÇBİR şey. 2021 yılında çok uğraştım bir şeyler yapmak için, bir heykelcik, olmadı küçük bir büst. Hiç olmazsa SÖZCÜ’de bir yazı? İlgilenmediler. Cevap bile vermediler. “YUH” bize. Bin kez, “YUH”.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar M. Arif Demirer - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Anayurt Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Anayurt Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Anayurt Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Anayurt Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.