Tarımda zaman daralıyor

Özellikle gıda ürünlerinde bir suçlu arandığında üreticiden başlayan, daha sonra halcilere oradan da satıcılara varan bir zincir hemen idam sehpasına konur. Geçtiğimiz günlerde Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar bir basın toplantısı yaparak gelişmeleri anlattı.
Bayraktar’ın yaptığı açıklamaya göre, üretici ile market arasındaki fiyat farkı tam dokuz kat. Yani tarlada bire olan herhangi bir ürünün fiyatı market rafında dokuza çıkıyor.
Şimdi bu dokuz kat fiyat farkını doğuran etkenler üzerinde duralım.
Şemsi Başkana göre; Üreticiler maliyet baskısında kurutulamıyor. Girdi fiyatları üretim sezonu boyunca var olan yüksek seviyesini korumaya devam ediyor. Özellikle yeni sezon hazırlıklarını planlayan üreticiler, bu yüksek maliyet artışlarından oldukça rahatsızlar. Üreticilere verilecek destek aynı zamanda tüketiciye verilecek destek olacak. Üretici üretimden kopmayacak ve yüksek moralle işine dört elle sarılacak.
Bu görüşlere katılmamak mümkün değil. Hemen hemen biz de yıllardır, üreticilere sağlanacak desteklerin önemine vurgu yapıyoruz.
Destekler elbette önemli ama yerinde ve zamanında yapılması gerekiyor. Şimdi devlet diyor ki ben yeterince destek veriyorum. Üretici diyor ki ben desteklerden payıma düşeni alamıyorum. Tüketici de ben alamıyorum diyor.
İşte buradaki bu çarpık durumu düzeltirsek sorunları önemli ölçüde aşabiliriz. Desteklerden kimler ve ne şartlar altında yararlanıyor. Destekler hak edenlere mi, yoksa tarlada izi olmayanlara mı gidiyor. Adam, Ankara’da İstanbul’da İzmir’de oturuyor, tarlanın yerini bile bilmiyor, tarlayı başkaları ekip biçiyor ama desteklerden tarlada izi olmayan bu vatandaş yararlanıyor.
Bu temel çarpıklıklardan biri ve en önemlisi.
Daha sonra diğer unsurlar geliyor. Üretici önünü göremiyor, üretim maliyetleri çok yüksek. TZOB Başkanı, bu durumu rakamlara gözler önüne seriyor. Başkan Bayraktar açıkladığı birkaç rakamı sizlerle paylaşmak isterim:
“Üretici fiyatları endeksi yüzde 155 artarken, TÜİK verilerinde yer alan gübre endeksindeki artış yüzde 237’yi, mazot endeksindeki artış yüzde 184’ü buluyor. Geçen yılın temmuz ayına göre son bir yılda, üre gübresi yüzde 229, kalsiyum amonyum nitrat gübresi yüzde 217, DAP gübresi yüzde 194, amonyum sülfat ve 20.20.0 kompoze gübresi yüzde 190 oranında arttı. Mazot fiyatı aylık olarak yüzde 10,8 azalırken, son bir yıla göre ise yüzde 235 oranında artış gösterdi.
Besi yemi temmuz ayında haziran ayına göre yüzde 4,3, süt yemi ise yüzde 2,4 azalırken, son bir yılda ise besi yemi yüzde 116,6, süt yemi ise yüzde 125,2 oranında arttı.
Elektrik fiyatları son bir yılda yüzde 129,4 oranında arttı. Zirai ilaç fiyatları ise yüzde 300’e varan oranlarda artış yaşanıyor.”
Tespitler böyle. Yani, sorunları bilen ehil ellerde aşılamayacak sıkıntı yok. Ama yeter ki, “ben en iyisini bilirim” mantığından vaz geçilsin, istişareye gereken önem verilsin.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Oktay Taş - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Anayurt Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Anayurt Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Anayurt Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Anayurt Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.