AK Parti'de kadro önemli

AK Parti kongresinde ilk hata yapılmıştır.

Bunu AK Partili seçmen ve teşkilatlar açıkça dile getiriyorlar.

AK Parti bir türlü ders almadı her şeyi Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın üzerine bıraktılar.

Erdoğan olmazsa AK Parti şimdi Özal'ın partisine dönmüştü.

2019 Yerel seçimleri kaybeden Genel Merkez yönetimi kongreden sonra bir iki değişiklik ile yenilendi.

Tabi buna yenilemek denirse.

50 Kişilik MKYK değişmedi 25 kişi artırıldı.

Peki yerel seçim yenilgisi tek kişiye mi yüklenmek isteniyor?

Yenilgiler adaylara mı yazılıyor?

Buna eski Başbakan Binali Yıldırım karşı çıkıyor.

Yenilgiler adaylara değil; Genel Merkez yönetimine gözler çevriliyordu.

Yaklaşan genel seçimlerden dolayı bakalım Genel Merkez Yönetiminde bir değişiklik olacak mı?

Kabinede revizyon zaten çoktan bekleniliyor.

Son günlerde AK Parti içinden cılız da olsa bir takım eleştirel seslerin yükselmesi bazı

Kesimlerde “AK Parti’de neler oluyor, bu eleştiriler derin bir kırılmanın işareti midir” şeklinde soruları gündeme getirdi.

Ancak bu eleştirileri yapanların partinin ana ekseninde yer alan ya da kurumsal söylemini

Temsil eden isimler olmadığını belirtmek gerekiyor. Gerçi bugün itibariyle yeni AK Parti’nin misyonunu gerçek anlamda kimlerin temsil ettiğini söylemek de çok kolay değil. Daha doğrusu bu partinin artık bir misyonu var mı orası bile meçhul…

Zira AK Parti kendisini öylesine bir belirsizlik alanına hapsetti ki normal siyaset terminolojisiyle tarif etmek pek mümkün değil. Bir kere bugünkü yeni AK Parti, siyaset sahnesine çıkarken belirlediği kuruluş ilkelerinde tarif edilen demokrat-muhafazakâr bir parti değil. Yine kuruluş ilkelerinde yer alan hukukun üstünlüğünü savunan bir parti de değil artık.

Hal böyleyken, kendi ilkelerinden uzaklaşmış, ekonomiden dış politikaya, eğitimden tarıma kadar her alanda yönetim zaafı yaşayan bir iktidar partisinde rahatsızlıkların olmaması mümkün değildir. Ancak AK Parti içinde bir kırılmanın olup olmadığını anlayabilmek için partinin kıyısından köşesinden yükselen seslere değil, ana gövdedeki asli unsurlara bakmakta yarar var.

Böyle bakıldığında parti içinde yönetim kademesinden milletvekillerine ve teşkilatların en alt kademelerine kadar pek çok insanın gidişattan rahatsız olduğu rahatlıkla görülecektir.

Çünkü birazcık olsun siyasetin reelinden bakabilen ve ülkede yaşanan yönetemezlik krizinin iktidar açısından ne tür negatif sonuçlar üreteceğini görebilen parti yöneticileri mutlaka vardır, daha doğrusu olmak zorundadır. Aksi taktirde ortada bir partinin varlığından bile söz etmek mümkün olmaz.

80 milyonu kucaklama ilkesiyle yola çıkıp, şimdilerde halkın yarısını ‘illet-zillet’ ve de ‘terör yandaşı’ ilan ederek marjinal bir partiye dönüşmesinden rahatsızdırlar. Hukukun üstünlüğü ile yola çıkıp yargının siyasallaşmasından, özgürlük ve  demokrasi açığının büyümesinden rahatsızdırlar…

-Türkiye’nin, Uluslararası Şeffaflık Örgütü’nün Yolsuzluk Algı Endeksi’nde 180 ülke arasında 96. Sırada yer almasından rahatsızdırlar.

Aynı şekilde dünya artık eskisi gibi değil.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Murat Polat - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Anayurt Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Anayurt Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Anayurt Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Anayurt Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.