Hırsla akıl karşılaşsa

Canlıların yaşamında hırsın yeri önemlidir. Hırsın insan yaşamında olumlu etkisi olduğu gibi, olumsuz etkisinin olduğu da gerçektir. Hırs bize “onlar” dedirtirken, onlara da “biz” dedirtir. Hırsın kelime karşılığı; “kızgınlık, öfke olduğu gibi bir şeye karşı aşırı sonu gelmez istektir.” Hırsın ilerlememiş safhası insanın başarıya ulaşmasın da katkısı olur. Bir işi başarma istek ve çabası önemlidir. Ölçüsü kaçırılırsa istek ve çaba kendini yiyip bitiren başarıya ulaşmak için her şeyi yaptıracak duruma gelirse kendini de, toplumu da rahatsız edici hal alır. Sınavı kazanmak için istek duymak ve çabalamak normaldir ama kazanmak adına kendine ve çevrene verebileceğin zarar normal değildir.

Hırs göze perde olur, sağduyuyu öldürür, gerçekler görülmez, düşünülen şeyler gördüm kabul edilir.

Günümüzde dünyada ve ülkemizde bu rahatsızlık, endişe verici noktalara çıkmıştır. Hele bu hırs rüzgârı siyasileri daha fazla etkilemekte, onlar kanalıyla insanlığa daha fazla zarar verilmektedir.

Dünyada ki gördüğümüz manzaraların menşeinde bu vardır. İnsanlığa veya bölgeye verilen zarar kar oranı hiç düşünülmez. Önemli olan isteyenin isteğinin yerine gelmesidir.

Türkiye iç politikasından örnek vermek gerekirse bölücü ve ihanet eden partiler hariç her partinin hizmet açısından yararlı zararlı fikirleri düşünceleri olabilir ve hepsi de ülkeye hizmeti düşünür. Zararı dokunabilecek planları da olabilir. Bunlar da olmaması gereken ama olabilecek şeylerdir. Yeter ki devlete millete ihanet noktasında olmasın.

Yavuz’un Hafsa Sultandan olma oğlu olan Kanuni amcaları ve kardeşleri arasında hırsı ve aklı olan, ama aklını hırsının önünde tutan bir devlet adamıydı. Osmanlıda Şehzadeler yarınlarda kendilerine görev düşeceği için iyi yetişmesi ve tecrübe kazanması amacıyla sancak beylikleri verilirdi. Dedesi II. Beyazıt görevde iken Babası tarafından kendisi için “Şebinkarahisar veya Bolu sancağının idaresi istenmiş lakin amcası Şehzade Ahmet kardeşinin çocuğuna verilecek bu göreve karşı çıkmış ve görevlendirme yapılamamıştı.

Kanuni hırs yapmadı, aklına yanlış şeyler getirmedi, daha doğrusu hırsını hep aklının gerisinde tutmayı başardı. Görevini yaptı ve yarınlar için her yönüyle hazırlanmaya devam etti.

Kardeşleri Ahmet ve Korkut Hırslarına yenik düşerek babasıyla mücadele ederlerken Kanuni kendini hazırlamakla meşgul oldu. Hem dimdik ayaktaydı ve hem de babasına sadık bir evlat, devletin bekasını gözeten bir devlet adamı gibi davrandı. Hatta bu güven meselesinde o kadar ileri gidildi ki Babası sefere çıktığında vekâlet Kanuniye bırakıldı, sefer görevi biten padişah geri dönerken Kanuni tahtı bıraktı ve görevli olduğu sancak beyliğe döndü.

Bu da aklın hırsın önünde hareket ettiğinde hem devletin hem milletin ve kendin için ne kadar büyük hizmetler yapıldığının doğal bir kanıtı idi.

Yarınlarımızı teslim edeceğimiz çocuklarımızı da hırsı aklın önünde tutma hastalı lığından uzak tutmamız dileği ile…

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Fuat Yılmazer - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Anayurt Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Anayurt Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Anayurt Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Anayurt Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.