Halktan kopan vekiller belediye başkanları

Kime ne diyelim?

Asıl olan halktı deriz ama uygulamada hiç de öyle değil,

Milletin vekili statü değiştirmiş asıl olmuş.

Vatandaş vekili karşısında ceketinin düğmesini ilikliyor, sayın vekilim diye cümleye başlıyor, derdini anlatıyor ve arz ediyorum diye cümlesine son veriyor…

Vekil kendisini arayan vatandaşın telefonuna lütfederse bakıyor, baksa dahi üst perdeden bir hitap şekliyle cevap veriyor…

Seçtiği vekil kendisine danışmadan, fikrini almadan, istişare etmeden TBMM’de el kaldırıp indiriyor.

Halka hesap verilmiyor, hatta zaman zaman halktan, vatandaştan hesap bile soruluyor.

Her ne kadar halk bu vekilleri seçmiş gözükse dahi durum hiç de öyle değildir. Halk parti genel başkanları tarafından önüne konulan - dayatılan listeye oy veriyor. Yani o seçilen vekilin hesap mercii halk değil genel başkanlarıdır. Vekil genel başkanının gözünün içene bakarak el kaldırıp indiriyor, adımlarını atıyor.

Böyle olunca da vekil neden halkı önemsesin ki?

Neden telefonlarına baksın, sorunları ile ilgilensin?

Bu durum belediye başkanları için de geçerlidir.

Son bir iki aydır İstanbul’da bir yaşlı bayanın sorunu bana iletildi. Önemli bir derdi var ama belediye başkanına ulaşamıyormuş. Devletten sadece yaşlılık maaşı alan bu vatandaşa geçinemiyorsan huzur evine yat diye adres bile gösterenler olmuş.

Ben de o sorunu bazı milletvekillerine iletmeye çalıştım. Alo deme lütfunda bulunan bazı vekiller bir şey yapmadıkları – yapamadıkları için bir sonraki telefonlara bakmamaya başladılar. Sorun çözme kabiliyetleri ve dirençleri olmadığı için geri dönüş yapamadıklarını tahmin ediyorum.

İstanbul’daki birçok belediye başkanı kendi teşkilatlarına karşı duyarsız –ilgisiz-tepkisiz bir tarz içine girmişler.

Telefonlarına ulaşılmıyor. Halktan kopuklar. Halkı dinlemiyorlar, anlamıyorlar, sabırlı davranmıyorlar, sorunu çözüp geri dönmüyorlar yani ilgilenmiyorlar. Kendi variyetleri ve gelirleri halka nazaran çok yüksek oldukları için halktan kopmuşlar.

Bu durum iktidar partisi için de geçerli muhalefet partisi için de geçerli.

Televizyonlarda nutuk atan, kanal kanal gezen birçok vekil telefonlarına dönüp bakmıyorlar. Beni kim aramış? Bu arayan kim? önemli bir şey olabilir diye hiç düşünmüyorlar.

Whatsapptan bilgi gönderiyorsun ama hiç ses yok!

Bu kopukluk muhalefet partilerinde bir hayli fazla. Halktan kopan bir vekil ya da belediye başkanının millete ne vereceğini merak ediyorum. Bu durum iktidara talip olan partiler için bir dezavantaj oluşturuyor.

İktidar partisinden her hangi bir vekili aradığımda hemen cevap veriyor ve ilgileniyor.

Belediye başkanları için de durum aynı. Geçmiş dönemlerde ve halen bir vekili arasak numaramız orada kayıtlı olmasa dahi geri döndüklerini gördüm.  Bakanlık yapmış birçok siyasetçimizde hala telefon numaralarımız kayıtlı. Buradan Sayın İsmet Yılmaz’ı anmadan geçmek istemiyorum. Her ne zaman arasak, toplumla, vatandaşla ilgili bir sorunu iletsek ilgilenmiştir. Sivas Belediye Başkanı Hilmi Bilgin de aynı yapıda. Kendilerine buradan teşekkür ediyorum.

Muhalefet saçını tarasın ve önüne döksün. Halktan kopuk vekiller ve belediye başkanları ile ne kadar başarı elde edebilirler. Adam whatsapptan dahi geri dönmüyor. Efendim yüzlerce adam arıyor hangisine cevap verelim savunmasına geçiyorlar.

2010 yılında Yozgat Milletvekili Osman Coşkun’un TV ekranlarından telefon numarasını yayınlattığını izlemiştim. O numarayı test etmek için aradım ve hakikaten ilgilendiğini gördüm. Yıllardır da arıyorum aynı nezaket ve ilgiyi görüyorum. Kendisine buradan selamlarımı gönderiyorum.

Yoğunluğun arkasına kimse saklanmasın. Bunun adı halktan kopuk olmaktır.

Bir gerçeği dile getirdim.

Belki önlem alırlarda halk kaliteli bir hizmet yarışı görür.

Selam ve dua ile.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Tuncay Altun - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Anayurt Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Anayurt Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Anayurt Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Anayurt Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.