İsrafın adı itibar olunca

Türkiye ne çekiyorsa israftan ve itibar adına yapılan hovardalıktan çekiyor. Hiçbir dönemde bu kadar kaynak israfı yapılmamıştı. Birçoğunu zaten sizlerde biliyorsunuz. Tekrar yazmaya gerek yok.

Geçtiğimiz günlerde sadece beş bakanlığa, bina ve araç kiralamak üzere bütçeye tam olarak 253 milyon 971 liralık ek yük getirildiğini görüce konuyu tekrar güdeme getirmek farz oldu. Habere göre;

Sağlık Bakanlığına 113.406 milyon

Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığına 78 milyon,

Tarım ve Orman Bakanlığına 24.400 milyon,

Kültür ve Turizm Bakanlığına 19.165 milyon

Sanayi ve Teknoloji Bakanlığına 19 milyon

Toplamda da 253. 971 milyon liralık ek bütçe verildi.

İnanın hepsi bu kadar değildir. Bunlar dişe-tırnağa gelenler. Daha büyüklü küçüklü pek çoğu da kenarda köşede duruyordur.

Ülkemizdeki kamu araçlarının sayısı, son rakama ulaşamadım ama 125 bin civarında olduğu daha önce okumuştum. Almanya’da 9 bin, Japonya’da 10 bin, Fransa’da 65 bin İtalya’da 29 bin kamu aracı olduğu çeşitli kaynaklarda yer alıyor. Cumhurbaşkanlığı ve bakanlıklarda üst düzey bürokratlara tahsisli araç sayısında net bir bilgimiz yok. Ama binlerle ifade edildiği de bir gerçek. AB ülkelerinde ise bu sayı en fazla yüzle ifade ediliyor.

İş sadece araçla bitmiyor. Bu araçların her birine tahsis edilmiş şoförü var. Bu araçların akaryakıtı var, bu araçların periyodik bakımı var, bu araçların yedek parça, lastik ihtiyacı var. Ama tüm bunların içinde en çok kanıma dokunanı, yazın soğutmak, kışı ise ısıtmak için araçların dakikalarca çalışır vaziyette tutulması oluyor.

Araçlarda durum böyle de binalarda çok mu farklı?

Böyle düşünüyorsanız fena halde yanılırsınız. Önce devasa bir bina bulacaksınız. Eşte-dosta bir tane mutlaka çıkar merak etmeyin bulursunuz. Sonra uzun yılları kapsayan, muhtemelen, döviz üzerinden, o da olmazsa dövize endeksli bir sözleşme ile binayı kiralarsınız. Elbette ki binanın mevcut durumu, fiziki koşulları size uymaz, gerekli koşulları sağlayacak proje çiziminin ardından tadilata girişirsiniz. Tüm bu işlerden sonra taşınırsınız. Bu işler birkaç yılınızı alır. Sonra bir bakarsınız yeni kira dönemi gelivermiş. Bu kez ipler bina sahibinin elinde olacağı ne kira isterse paşa paşa kabul edersiniz.

Ne demişler hayırlı uğurlu olsun.

Oysa devletin elinde tüm imkanlar var. Çok kısa sürede istenilen özelliklere sahip bina yapmak günümüz koşulları da çok kolay. Zaten mevcut binalar varken, gerekli ilavelerle zaman kaybetmeden amaca ulaşmak mümkünken, neden zor olan seçilir anlayan varsa beri gelsin.

Ama; amaç, niyet farklı olunca hiçbir kuvvet duramıyor bu kafaların önünde.

Benim asıl merak ettiğim ne biliyor musunuz? Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı o muhteşem, devasa binada ne yapıyor, ülkemize nasıl hizmetlerde bulunuyor ?

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Oktay Taş - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Anayurt Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Anayurt Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Anayurt Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Anayurt Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.