Sevgi ve dostluk

Sevgili okurlarım, tüm var oluşun temelinde bulunan sevgi ve dostluk; kişiliğin, iyiliğin, yardımseverliğin özüdür.

Böyle olmasına rağmen; sevgi ve dostluk şu dünyada o kadar az bulunan şeyler ki…

Sevgiden mahrum olan insanlar, hayatlarını sevgi arayışı içinde

sürdürmektedirler.

Bulana ve yaşayabilene ne mutlu.

Kişiliğin asıl özü sevgi olduğu gibi, insanları birbirine bağlayan da

sevgidir.

O nedenle sevgi önemli bir değerdir.

Bu değere sahip olan insanlar, değerli işler yapmak için istekli olmakta ve değerli işler yapabilme cesaretine sahip olmaktadırlar.

Kendi içine çekilmiş ayrık yaşayan kişi değil, dünyaya ve insanlara sevgi ile yönelen kişi, değer taşır.

Sevginin gerçek olması için

davranışlara yansıması gerekir.

Sevginin davranışa yansıyan

şekli ise;

Sevgi dolu gözlerle bakmak,

dokunmak, öpmek, güzel sözler

söylemek, zamanı paylaşmak,

öncelik vermek, onu düşünmektir.

Sevginin en önemlisi

insanlık, vatan ve bayrak sevgisidir.

İnsanlık sevgisi: hiç bir ayırma yapmaksızın tüm insanlara gösterilen sevgidir.

Vatan sevgisi ise: Üzerinde doğup büyüdüğü ve hayatını geçirdiği bu topraklar için gerektiğinde hayatını feda edebilme, tüm sosyal ve ekonomik haklarından feragat edebilme duygusunu vatan sevgisi olarak tanımlayabiliriz.

"Vatan sevgisi imandan gelir."

(Hz. Muhammed)

Vatan sevgisi, en asil, en yüce

sevgilerden biridir.

Vatan sevgisi, sevgilerin en güzeli ve kutsalıdır. Ancak bu sevgi laf ile olmaz. Vatanını seven, onun uğrunda canını, malını feda etmekten çekinmez.

Bizler vatan uğrunda kanlarıyla destanlar yazan, şehitler ve gazilerle dolu bir milletin çocuklarıyız.

Bayrak sevgisi ise kutsaldır.

Bir topluluğu millet yapan dil,

kültür, vatan birliği yanında bayrak ta önemli sembollerden birisidir.

ATATÜRK, “Bayrak bir milletin özgürlük alâmetidir. Düşmanın da olsa hürmet lâzımdır.” diyerek bayrağın kutsallığını dile getirmiştir.

Bunun en anlamlı örneğini İzmir’deki davranışı ile göstermiştir.

ATATÜRK, İzmir’in kurtuluşundan sonra geldiği İzmir’de önüne bir yol halısı gibi serilen Yunan bayrağını görünce sebebini sormuş; kendisini karşılayanlardan birinin “Yunan bayrağı Paşam!… Yunan Kralı Konstantin buraya ilk girerken Türk bayrağını çiğneyerek geçmişti.” cevabını vermesi üzerine

“Hata etmiş! Ben bu hatayı tekrar edemem. Bayrak, milletlerin şerefidir. Ne olursa olsun yere serilemez ve çiğnenemez.” diyerek Yunan bayrağını çiğneyerek geçmeyi reddetmiştir.

İşte Atatürk farkı!

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar M. Yahya Efe - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Anayurt Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Anayurt Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Anayurt Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Anayurt Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.