Çay ve Çaykur

Rize denilince, çay; çay denilince de Çaykur. Çaykur olmasa çay, çay olmazsa bölge insanı olmaz.

Türkiye’de 150'ye yakın çay fabrikası 220 bin çay üreticisi var. Fabrikaların en yoğun olduğu yer 41 fabrikayla Rize.

Trabzon, Rize ve Artvin’in geçim kaynağı çay ve Çaykur. Karadenizlinin göz bebeği.

Özel sektörün hepsi bir yana. Çaykur bir yana. Rize ekonomisinin merkezi. Bir anlamda Çaykur eşittir devlet. Rize hep siyasetçi yetiştirir.

Demokrat Parti Milletvekili Rizel İzzet Akçal Yassıada'da Adnan Menderes'le birlikte yargılandı.

Adalet Partisi Milletvekili Erol Yılmaz Akçal, Turizm Bakanlığı yaptı. İzzet Akçal'ın oğlu. O da Rizeli.

Eski başbakanlarımızdan Mesut Yılmaz da hemşerimiz...

İzzet Akçal'ın yeğeni olur. Erol Yılmaz Akçal'ın da amcasının oğlu.

Biraz gerilere gidersek Osmanlı paşası Mehmet Ali Paşa 1813'te Çayeli'nin Hemşin Köyü'nde doğmuş. Kaptan-ı Deryalık görevine getirilmiş, sadrazamlık yapmış.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan da Rizeli.

Eski SHP Genel Başkanı Murat Karayalçın da bu topraklardan.

Eski TBMM Başkanı Köksal Toptan. Eski bakanlardan Tuncay Mataracı. İbrahim Tez, Hayati Yazıcı da bu topraklardan. İsimleri çoğaltabiliriz.    Bu siyasetçiler döneminde, çay ve Çaykur’da altın dönemi yaşatıldı.

*

Türkiye Tütün Sektörü”nde değişime yol açan ve IMF ve Dünya Bankası anlaşmaları ile şekillendirilen ve takvimlendirilen Tütün Yasası’nın öyküsünü gözden geçirirken; “Tütün Yasası’nı kimler istedi, nasıl istedi, niçin istedi, kimler nasıl tepki gösterdi? Yasa neler getiriyor, kimleri nasıl etkileyecek? Kısacası; Tütün Yasasının kimin, kimlerin yasası olduğu soruları yıllardır cevap bulmuyor.

Kimine göre mazide kalan bir olay, kimine göre acı tütün romantizmi. Bize göre ise, ulusumuz adına acı, unutulmaması gereken, türkülere konu olmuş - ki o türküler, ulusumuzun gerçek tarihidir -, ders alınması gereken tarihsel bir gerçek.

TEKEL Genel Müdürlüğü’nün özelleşmesi ile; kurumun 35 bin çalışanı dağıtıldı. 600 bin tütün ve üzüm üreticisi yok edildi.

En önemlisi. Her yıl devlete ödenen 3 milyar dolar gelir vergisi, sekteye uğradı. Bütün bunlar 2 milyar dolar için.

*

Gelelim konumuza. Çay kanununda değişiklik önerisi TBMM’ye sunuldu. Bu tasarı kanunlaşırsa, çay üreticisi serbest piyasanın insafına terk ediliyor. Çaykur, devre dışı kalıyor.

Teklife göre, mevcut çay kanunu yürüklükten kalkıyor. Tütünde olduğu gibi, uzun vadede çay tarımı yasaklanıyor. Çay taban fiyatını özel sektör belirliyor. 220 bin üretici, 20 bin çalışan sahipsiz bırakılıyor. Üretici, özel sektörün insafına kalıyor. Üretim alanları daralıyor.

Ruhsatsız çay bahçesi yapanlara, dönüm başına 75 bin TL ceza geliyor. Çayın anavatanına, ithal çaya izin veriliyor. AKP tarafından Meclis’e sunulan tasarıya, büyük tepki var. İşin komik yanı ise, tasarıda yer alan maddelere kimse sahip çıkmıyor. O zaman bu tasarıyı kim hazırladı? Tütünü, fındığı, şekeri bitiren, emperyalist güçler mi hazırlıyor bunları? Bu tasarı geçer ve yasallaşırsa Rize çayının ruhuna Fatiha okuruz.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Osman Yazıcı - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Anayurt Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Anayurt Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Anayurt Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Anayurt Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.