Aylar sonra

Aylardır, günlerdir beklenen sürenin sonuna geldik ve tablonun hiçte iç açıcı olmadığını gördük. Hazine ve Maliye Bakanı Nureddin Nebati, 27 Aralık 2021'de “Bir uyuyun 6 ay sonra uyanın… Çok farklı noktalara gideceğiz” dediği günün üzerinden altı ay geçti. Ancak olumlu yönde bir gelişme yaşanmadığı da gün gibi ortaya çıktı.

Enflasyon yılların rekorlarını kırdı, iğneden ipliğe her şeye zam geldi.  Bütçe hedefleri tutmadı, ek bütçe adeta yeni bir yıllık bütçe gibi ortaya çıktı. Bu süreçte enflasyon resmi rakamlara göre, yüzde 36.08'den yüzde 73.50'ye fırladı. Dolar kuru 27 Aralık 2021'de 11.86 liraydı, biz bu yazıyı yazdığımız gün 16.74 TL'yi gördü. KMK’nın hazineye yükü 31 milyar liraydı, 71 milyar liraya çıktı. Faiz yükü 240 milyar liradan 330 milyar liraya yükseldi.

Benzinin litresi 11.64 liradan 25 lira sınırını aştı. Mazotta da benzer bir durum yaşandı aradan geçen süre içinde Mazotun litresi 11.5 liradan bazı illerimizde 25 lirayı aştı. Bir mutfak tüpü 218 liradan 335 liraya fırladı. Bir kilo şekerin fiyatı 25 lirayı gördü. Ekmeğin kilosu 20 lira sınırına dayandı. Gıda enflasyonu, normal enflasyonu aştı. Üreteci fiyat endeksi ile tüketici fiyat endeksi arasındaki puan farkı 50’lere dayandı. Hangi birini yazalım.

Bu süre içinde vatandaşlarımız boş tost, boş baklava, boş dürüm gibi yeni yiyecek kavramıyla tanıştı. Eskiden sadece belli bir dar gelirli kesim, akşam saatlerinde pazar yerlerinden, market önlerinden artık sebze ve meyve toplarlarken, şimdi o artık sebze ve meyveler “çıkma” adıyla satışa sunulur hale geldi.

Bakın yine aynı tarihlerde, Türkiye İşçi Sendikaları Konfederasyonu      (Türk-İş), 2022 Haziran’a ilişkin açlık ve yoksulluk sınırı verilerini açıkladı.

Konfederasyon, dört kişilik bir ailenin açlık sınırı haziranda 6 bin     391 TL’ye, yoksulluk sınırı ise 20 bin 818 TL’ye yükseldiği deklare etti. Mutfak enflasyonundaki artış aylık yüzde 6.2 olurken son 12 aylık artış da yüzde 117.3 oldu.

Rakamları asgari ücret üzerinde yüzdeye vurulduğunda, açlık sınırı asgari ücretin yüzde 50.3, yoksulluk sınırının ise asgari ücretin yüzde 389.5 oranında üzerinde çıktığı hesaplandı.

Bu rakamlar bize neyi gösteriyor biliyor musunuz?

Yoksulluk sınırı ilk kez 20 bin lirayı aştı. Gıda fiyatları ise haziranda yıllık yüzde 117.3 artışla astronomik bir düzeye ulaştı

Bu ne demektir biliyor musunuz?

Bir kişiye yaşayabilmesi için neredeyse iki asgari ücret gerekiyor.”

İşte ekonominin geldiği nokta bu kadar vahim. Yaratılmaya çalışılan tüm algılara karşın sokakta, mutfakta ve hanelerde yangın her geçen gün biraz daha büyüyor. Ne yazık ki, yangının sönmesi de bu aşamada mümkün görülmüyor. İnsanlar her sabah gözlerini zamlara açıyor, akşam yatarken yine zamlarla kapatıyor. Ücretlere, maaşlara yapılacak iyileştirmenin yaraya ne kadar merhem olacağını kimse bilmiyor. Ama şu bir gerçek ki, vatandaşın dayanacak ne gücü ne de takatı kalmadı!

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Oktay Taş - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Anayurt Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Anayurt Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Anayurt Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Anayurt Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.