Sokak köpekleri

Havaların tam anlamıyla ısınması ile birlikte sokaktaki tehlikeler tekrar kendini göstermeye başladı. Burada birçok tehlikeden biri olan sokak köpeklerine dikkat çekmek istiyorum. Bir süre önce kızım da sokak köpeklerinin saldırısına uğramış ve bir hayli uzun süren tedavi sürecinden sonra sağlığına kavuşmuştu. Evet, fiziksel olarak sağlığına kavuştu ama yaşamış olduğu travmanın etkileri halen sürüyor. Kızım, şimdi tek başına sokağa çıkamıyor. Kendi evi ile benim yaşadığım ev arası birkaç yüz metre olmasına karşın, yürüyerek ziyaretimize gelemiyor.

Çevremdeki komşularıma bakıyorum, hepsi çocuklarıyla birlikte sokaktalar. Hepsi çocuklarını kolluyorlar, başlarına bir şey gelmesin diye gruplar halinde çocuklarının başını bekliyorlar. Şimdi biliyorum bazı kişiler, abarttığımı söyleyecekler, “köpeklerin kimseye saldırmadığını iddia edeceklerdir” ama yaşadığımız gerçekler böyle değil ne yazık ki.

Bugün sokakta “saklambaç, kör ebe, yakar top” oynamayan, bisiklete binemeyen, hepsi bir yana, fırına gidip ekmek alamayan bir nesil büyüyor. Bu tüm çocuklarımız için geçerli bir durum.

Çocuklar bir yana kadınlar, genç anneler ve de babalar bile sokağa endişe ile çıkıyorlar. Hava karardıktan sonra sokaklar adeta “köpek çetelerine” teslim oluyor. Tek tek insanlara saldırmaktan çekinen sokak köpekleri, üçü-beşi bir araya geldiğinde adeta çete olup, ilk önüne gelene saldırıyorlar.

Gelişmiş ülkelerde, kediler ve köpekler bu kadar özgürce sokaklarda dolaşamıyor. Hepsi kontrol altında. Hepsi sahiplendirilmiş durumda. Sahipleri, bu hayvanların yapacakları tüm olumsuzluklardan sorumlular.

Size başımdan geçen bir başka olayı nakledeyim. Yeğenim, yurtdışına yerleşmek üzere gidecekti. Bir kedisi vardı. Ona tüm aşılarını yaptırdıktan sonra, bir hayvan pasaportu çıkardı, ancak ondan sonra yanında götürebildi. Ben de tüm bu işlemleri yaparken yayındaydım. Veteriner arkadaş, benim endişelerim karşısında şunu söyledi. “Allah korusun, ama hal böyle devam ettiği sürece bir kuduz salgını yaşayabiliriz. Bu durum karşısında, inanın çok sayıda insanımızı acı bir şekilde kaybedebiliriz”.

Bence çok haklı.

Neticede bu sokak köpekleri sahipsiz ve başıboş olarak dolaşıyorlar. Ancak konuya duyarlı kuruluşlarında haklarını teslim etmek gerekiyor. Bunlardan biri de Ankara Büyükşehir Belediyesi.

Ankara Büyükşehir Belediyesi, bu konuda gerçek anlamda bir mücadele yapıyor. Sokak hayvanlarını kısırlaştırmak üzere, gerek sabit, gerekse gezici araçlarla yoğun bir çalışma içinde. Sokaklardan toplanan hayvanlar rehabilitasyon merkezlerine getiriliyor ve burada kısırlaştırılıyorlar. Beş günlük bekleme süresinin ardından kontrol altına alınıyorlar. ABB Sağlık İşleri Daire Başkanı Seyfettin Aslan, sokak hayvanları popülasyonunun hızla arttığına dikkat çekiyor. Bu nedenle, Özel Hayvan Hastaneleri Derneği (OHHAD) ile gerçekleştirdikleri ortak çalışma sonucu çok sayıda sokak hayvanını kısırlaştırdıklarını belirtiyor.

Bunlar elbette ki olumlu gelişmeler. Ancak bu konuda vatandaşlarımızın da duyarlı olması gerekiyor. Bu hayvanların hemen yanı başımızda beslenmesi, onların bu yolla kapılarımıza kadar sokulması, önüne geçilemeyecek durumların gelişmesine neden oluyor. Televizyon kanallarında, gazetelerde saldırıya uğrayan çocuklara ya da yetişkinlere ilişkin onlarca haber okuyor, izliyoruz. Konuya, “duygusal” bakmak bizim yaşantımızı direkt olarak olumsuz etkiliyor. Gerçekçi tedbirleri almak, bu hayvanları yok etmek anlamına gelmez elbette, onlara yaşayabilecekleri, karınlarını doyurabilecekleri alanları sağlamak bu yolda atılacak önemli bir adım olabilir.

Konu gerçekten çok önemli.

Çocuklarımızın bahçelerinde, park yerlerinde özgürce oynayabilecekleri günleri özledik. Onların korkusuzca, şen seslerini duymak istiyoruz. Onları, sokak hayvanlarının ağzından, pençelerinden almak zorunda kalmayacağımız günlerin özlemini çekiyoruz. En azından çocuklarımız adına bunları istemek hakkımız diye düşünüyorum.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Oktay Taş - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Anayurt Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Anayurt Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Anayurt Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Anayurt Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.