Emekliler de reform bekliyor

Kim ne derse desin, ne düşünürse düşünsün, ben gücüm yettiğince, aklım erdiğince emeklilerin durumu düzelene kadar yazmaya devam edeceğim. Ben de bir işçi emeklisiyim. Bu ülkenin sosyal güvenlik kuruluşuna neredeyse 15 bin güne yakın SSK primi ve vergi ödedim. Bunca ödediğim prim ve vergilere karşın bir yıl 365 gündür mantığıyla emekli edildim. Yani ödemiş olduğum tavandan SSK primlerimin önemli bir kısmı yok sayıldı. Yaptığım itirazlarda bir sonuç vermedi, hatta hatta “sana iyi bir maaş bağlanmış, otur oturduğun yerde” demeye gelen cevaplarla da karşılaştım.  Oysa benim peşine düştüğüm, “madem ki bir yıl 365 gündür”, benden günü geldiğinde neden bunun iki katı prim aldınız? Benim, çocuklarımın boğazından kestiğim her kör kuruşun, gelecekte yaşayacağım emeklilik günlerinde bana faydası olmayacaksa, neden bu parayı elimden aldınız ?

Bu ülkede 13 milyonun üzerinde emekli yaşıyor. Bunların bir kısmı Emekli Sandığından emekli, yani devlet memurları, bir kısmı  SSK’dan emekli, bunlarda bir işveren yanında çalışan, maaşlarından kesilen miktarlarla emekli edilenler. Esnaf ve iş yeri sahibi olanlarda Bağkur’dan emekli statüsünde. Çok az bir emekli grubunu da bağımsız kuruluşların bünyelerinde kurulan sandıklardan emekli olanlar oluşturuyor.

İşte ülkemizde emeklilerin durumu bu kadar parçalara bölünmüş  bir halde. Her birinin statüsü farklı, uygulamaları farklı, sosyal haklardan yararlanma koşulları farklı.

Emeklilerin içinde tüm olumsuz koşullara karşın diğerlerine karşın en iyi durumda olanlar Emekli Sandığı emeklileri. Bu çalışanlar grubu, devletin kendilerine tanıdığı kademe ve derece gibi koşullar çerçevesinde yıllar itibariyle artan bir maaş ve dolayısıyla yüksek oranda prim ödeyerek emekli oluyorlar.

İşçi emeklilerinin durumu biraz daha farklı. Sendikalı işçiler, diğerlerine göre biraz daha şanslılar. Sendikal haklarıyla yüksek prim ödeyerek, yüksek maaşla emekli oluyorlar. Diğer çalışanların durumu ise tam bir muamma. İşveren, çeşitli yollarla bu işçilerin haklarını adeta gasp ediyor. Bir ay çalışan işçiye 15 günlük prim ödüyor, ücretini asgari gösterip, fazlasını elden vererek hem kıdem tazminatına el koyuyor hem de emeklilikte çok düşük ücretlerle emekli olmasına neden oluyorlar.

İşçi statüsünde emekli olanların diğer bir sorunu da maaş bağlanma katsayısından kaynaklanıyor. İki bin öncesi ve sonrasında emekli olanların aldıkları maaşlarda adeta uçuruma neden olan maaş bağlanma katsayısının acilen düzeltilmesi gerekiyor. Kaldı ki, işçi emeklileri intibaklardan doğan haklarını da aradan geçen yıllara karşın alamıyorlar. Ülkenin zenginleşmesinde emeği geçen tüm işçi emeklilerine bu zenginlikten haklarına düşen payı devlet vermiyor.

Bağkurluların durumu ise daha bir farklı. Bağkurlular  kendi adına çalışanlardan oluşuyor. Yani primlerini de emekli olduktan sonra alacakları emekli maaşlarını da kendileri belirliyor.

Şimdi, bunca parçalanmışlığa karşın emekli olanların tek bir çatı altında toplanmasının anlamı var mı?

Yani, büyük tantanalarla kurulan SGK emeklilere ne getiriyor sormak istiyorum.  Büyük “reform” tanıtımlarıyla hayatımıza sokulan SGK’nın da artık yeni bir yapılanmaya ihtiyacı var. Çünkü; bugünkü haliyle, SGK emeklilere bir kuruşluk faydası olmadığı gibi, hantal olan sistemi, daha da ağırlaştırmaktan öte bir anlam taşımıyor. Artık, sisteme yeni bir işlerlik, maaşlarda adalet ve adil bir düzenleme gerekiyor. Bunu yapmak gerçekten -bilemediğim için soruyorum- çok mu zor?

Bu ülkenin emeklileri, kalan ömürlerini hak ettikleri gibi yaşamak istiyorlar. Bu insanların, bugün yaşadıklarını gerçekten hak ettiklerine mi inanıyorsunuz. Eğer böyle bir düşünce içindeyseniz, şunu hatırlatmak isterim, “bugünü yaşatanlar, yarın benzerini yaşamaya mahkum olacaklardır.”

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Oktay Taş - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Anayurt Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Anayurt Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Anayurt Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Anayurt Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.