Bu kadar muhafazakarlık yeter-2

Evet değerli Anayurt okurları geçtiğimiz hafta Ahmet Bican Ercilasun hocamın ülkücüler tarafından unutulamayacak ülkü devi Sadi Somuncuoğlu’nun anma toplantısındaki konuşmasında ve daha sonra gazetedeki köşe yazısındaki konuyu kendisinden de izin alarak bende köşemde kaleme aldım ve geçtiğimiz haftanın devamı olarak sizlere aktarmaya çalışacağım.

Ahmet Bican Hocam geçen hafta ülkücülere seslenmişti!

Bu hafta da İslam dünyasına seslenişine kulak verelim.

Geçenlerde yandaş kanallardan birinde Afganistan'la ilgili bir programa gözüm takıldı. Afganların içinde bulunduğu perişanlığı anlatıyordu. Milyonlarca Afgan uyuşturucu bağımlısı olmuş, izbe yerlerde esrar çekiyordu. Onlara yardım için Türkiye'den giden bir dernek mensubu da başını elleri arasına almış, hıçkırarak ağlıyordu:

“Allah'ım” diyordu, “Biz ne yaptık da bu kadar zelil olduk?” “Biz” derken bütün İslam dünyasını kastediyordu.

Evet, bütün İslam dünyası, evrenin sırlarını araştırmak yerine ömrünü "Ne yaparım da cennete giderim?" kaygısı üzerine kurmuş Müslümanlar yüzünden bu kadar zelil oldu.

Ey Müslüman, eğer evreni Allah'ın yarattığına inanıyorsan -ki Müslüman olduğuna göre mutlaka inanıyorsun- evrenin sırlarını araştırmakla işe başla! “Allah'ın hikmeti” diyerek yan gelip yatma; o hikmetin ne olduğunu, nasıl olduğunu bulmaya çalış! “Her şey Kur'an'da var” kolaycılığına da kaçma; “Uzaydaki cisimler nasıl oluyor da birbirinden uzaklaşıyor, şu kadar gen sarmalından nasıl oluyor da birbirine benzemeyen milyonlarca tür ortaya çıkıyor; bunlardan nasıl yararlanır da insanlığı ve bilimi geliştirebilirim?” sorularının cevaplarını aramaya bak!

“Ahlaki sefillik içinde” dediğin, “çöküyor, çökmekte” dediğin Batı bunları yapıyor. Senin araştırmadığın, cennet kaygısıyla yaşayıp öğrenmeye gerek duymadığın sırları öğrenmeye çalışıyor. Batı ahlaksız ama hastalandığın zaman onun cihazlarıyla tahliller yaptırıp filmler çektiriyorsun; onun ilaçlarıyla iyileşip ömrünü uzatmaya çalışıyorsun.

Ülkücü kökenli Aziz Sancar Nobel aldı diye övünmekte haklı olabilirsin. Ama bir kere de düşün; Aziz Sancar nasıl oldu da bu ödülü ABD'deki çalışmalarıyla aldı? Türkiye'de kalsaydı bu ödülü alabilir miydi? Almanya'daki Türk bilim adamları Türkiye'de çalışıyor olsalardı o aşıları icat edebilirler miydi?

“Sömürüyorlar, cihat, ensar” filan demeyi bırak da Batı böyle bir bilim ortamını nasıl yaratmış, ona bak! Eğer bir Protestan papazı ve eşi Avustralya'nın, Afrika'nın bilmem hangi kabilesinin içinde onlarca yıl yaşayarak bir yandan dininin propagandasını yapıp bir yandan da onların dilleri, kültürleri hakkında ilmî eserler ortaya koyuyorsa o kabileleri de, dünyayı da idare eder; yönetir ve sömürür.

Elektrik, elektronik, bilgisayar, genetik… Batılı bilim adamı çalışıyor. Bir yandan kendi ülkesinde bilim adamı yetiştiriyor, bir yandan da başka ülkelerdeki zekâları ithal ediyor.

Batı yönetmeye ve sömürmeye devam edecek. Eğer sen cennet kaygısına kapılıp bilimi bir yana bırakırsan; cihat deyip kafa kesmeyi çare olarak görmeye devam edersen; mevcut zihniyetini değiştirmezsen bu devran da böyle sürüp gidecek. Efendilik Batıya, zillet sana!

Evet değerli Anayurt okurları Ahmet Bican Hocamın söylediklerinin analizini doğru bir şekilde yapabilirsek bu sarmaldan kurtuluruz.

Siyonistler tarafından kurulan bir söylentiye göre 72 adet tarikat ve cemaat yaşarken değil de öldükten sonra gideceğimiz cennet cehennem kaygısını beyinlere işleyince cüzi irademiz ile aklımızı kullandırmayan sözde cemaat ve tarikatlar ilmin ve bilimin ilerlemesine destek değil her daim köstek olmuştur.

Allah her insana akıl vermiştir ve bu aklı da insanlık için kullanmamızı emretmiştir. Kuran-ı Kerim’in ilk emrini neden görmemezlikten geliriz acaba? 

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Mehmet Altıparmak - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Anayurt Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Anayurt Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Anayurt Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Anayurt Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.