Demokrasi Puzzle’nin parçaları

Daha iyisi ortaya konana kadar dünyada en iyi ve insancıl yönetim şekli demokrasidir. Demokrasi; “Siyasal denetimin doğrudan doğruya halkın ya da düzenli aralıklarla halkın özgürce seçtiği temsilcilerinin elinde bulunduğu toplumsal ve ekonomik durumu ne olursa olsun tüm yurttaşların eşit sayıldığı yönetim biçimi” diye tanımlanır. Demokrasinin gerçekten uygulanabilir olması için olmazsa olmazı olan temel ilkleri vardır. İktidarın seçim yoluyla değişmesi, güçler ayrılığı prensibi, katılımcılık, çok partili siyasal yaşam, hukukun üstünlüğü, çoğunluk ilkesi, temel hak ve özgürlüklerin güvence altında olması gibi.
Tanım ve prensipler insanı rahatlatıyor. Bu tanıma ve prensiplere uygun olarak biz dâhil diğer devletlerde de tam uygulansa güzel olur. Ama çok şey gibi güzelliklerin bütünü tanımlar içinde gizli kalıyor.
Demokrasi prensiplerinin çok partinin olması, çok partinin olması demokrasi için yeterli mi? Hayır…
Türkiye’de irili ufaklı 100’den fazla parti var. Partilerin hepsi de demokrasiden, özgürlükten, insan haklarından dem vuruyorlar.
Peki, bu inandırıcı mı?
Türkiye’de demokrasinin tanımına ve ruhuna uygun siyasi partiler yasası ve seçim yasası var mı?
Herhangi bir siyasi partinin üyeleri lüzumu halinde Genel Başkanlarını değiştirebiliyorlar mı? Veya Partilerinin Başkanlık Divanının oluşumunda söz sahibimi? Seçim döneminde illerin de istedikleri gibi liste düzenleyebiliyorlar mı?
Böyle özgürlükleri var mı? Maalesef yok… Herhangi bir siyasi partinin başına geçenler kısa bir süre sonra ipleri eline alıp kontrolü sağlayarak tek adam oluyorlar. Karşı çıkan aklı eksikler olmuyor mu? Oluyor tabi aklı eksik denen kahramanlar çıkıyor ama onlarda genel başkan dişlilerinin arasında dağılıp gidiyorlar. Partide her durum genel başkan seçilip koltuğa oturan değerli insanların istedikleri yere istedikleri zamana kadar böyle devam ediyor.
Veya Allah hayırlı ölüm versin öldükleri veya hakkında doğru veya yanlış yasadışı veya ahlaksızca gelişmelerin olduğu ana kadar devam ediyor.
Bu saydığım demokrasinin açık kapılarından biri. Demokratik kurallarla yönetim değişikliği çok zor. Katılımcılık, hukukun üstünlüğü, muhalefetin varlığı, temel hak ve özgürlüklerin kullanılamaması bu verdiğim örneğin içinde kendini gösteriyor.
Gerçi siyasetin içinde olup da bunun düzelmesini isteyen siyasetçide, halkta yok.
Öyle gariplikler içindeyiz ki nasıl yürüdüğümüz, nasıl yol aldığımız konusunda tereddütte düşmemek mümkün değil.
İktidar, muhalefet var mı? Var… Muhalefet bu sıkıntıların farkında mı? Evet farkında… Peki, İktidar imkânı kendine geçtiğinde değişmesi lazım dediği eksiklikleri değiştiriyor mu? Maalesef yok.
Muhalefet basit ve günlük konularda iktidara karşı demeç vermekten başka, iktidarında tarım, hayvancılık, ekonomi, kültür, siyaset, dış politika konusunda neler yapacağını nasıl bir program uygulayacağını açıklar mı? Açıklamaz.
Sadece tüm sıkıntılardan 6 ay sonra düzlüğe çıkarırım der. 6 aylık zaman tespitini nasıl yapıyor, neleri baz alıyor onu da anlatmaz.
Kısaca Puzzle’nın parçalarını samimi olarak bulacak bir araya getirecekler lazım.
Haydi hayırlısı.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Fuat Yılmazer - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Anayurt Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Anayurt Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Anayurt Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Anayurt Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.