Her şey çok zor!

Sizce Türkiye’de fiyatlar geri gider mi? Yani, birkaç yıl öncesinden bahsetmiyorum, üç-beş ay öncesine iner mi?

Böyle bir şeyin olması, şu şartlar altında, sadece ülkemizde değil, başka bir ülkede de söz konusu olamaz. Çünkü akaryakıta yüzde 200’ün üzerinde zam gelmişse, üretici fiyat endeksi ile tüketici fiyat endeksi arasındaki fark yüzde 50’nin üzerinde ise. Çiftçi, gübre fiyatlarında yüzde 600’e ulaşan bir artışı yaşıyorsa, tohum fiyatlarında yüzde 150, tarım ilaçlarında yüzde 230’a ulaşan maliyet artışı söz konusuysa fiyatların gerilemesi mümkün müdür?

Tüm bu gelişmelere bakarak “evet” diyebilmek gerçekten tam bir akıl tutulmasının işaretidir diyebiliriz. Oysa tüm bu gelişmelerden sorumlu olanlar, “enflasyonla mücadelede başarılı olacaklarını” söyleyerek adeta aklımızla alay ediyorlar.

Üzgünüm ama bugünkü noktaya gelişimizin altında ne yazık ki bilgisizlik ve cehalet yatıyor. Dövizin tutulamayışı, hemen hemen tüm girdileri ithalatla karşılanan tarım sektöründe tam bir yıkıma neden oldu. Bu millet, belli başlı çok değil üç beş tarım ürünü satarak, yeni bir devlet kurma başarısını göstermiş, net tarım ihracatçısı bir ülke olmuştu. Bugün geldiğimiz noktaya bir bakar mısınız? Bu ülke, son yirmi yılda, sanayide olduğu gibi, tarımda da tam ithalatçı, ihracatı bile ithalata dayalı bir ülke haline geldi.

Yirmi beş yıl sonra, stoklarında yeterli miktar kalmadığı için Türkiye yeniden şeker ithal etmek üzere karar aldı. 400 bin ton şeker ithal etmek için izin çıktı. Oysa 2018’de 14 şeker fabrikası özelleştirilirken, bugünlere gelineceğini iddia edenlere denmedik bırakılmamış, “bozgunculukla, hainlikle” suçlanmıştı. Şekerin hammaddesi olan pancar işlendikten sonra kalanlar hayvana yem oluyor, bölgesine zenginlik sağlıyordu.

Akaryakıt fiyatlarında çift yönlü darbe yemeye devam ediyoruz. Döviz fiyatları artıyor, benzine, mazota LPG’ye zam yapıyoruz. Ham petrol fiyatları biraz kımıldıyor hooop yeni bir zam daha geliyor hemen. Akaryakıta ne kadar zam geldiğini, bu yazıyı yazdığımız dakikalardaki fiyatları baz olarak yazsak, size mahçup olacağız çünkü yeni bir zammın ne zaman geleceğini bilemiyoruz. Yuvarlak rakamlarla akaryakıt fiyatlarındaki artış yüzde 200’ü geçti. Benzinin litre fiyatı 25 lira sınırını aşarken, mazotta litre fiyatı ise hemen hemen 25 liraya ulaştı. Bu kadarını bilmek bile yeterli.

Yazımızın başına dönersek, fiyatlarda bir gerileme bir indirim mümkün mü diye bir kez daha sorsak ne derseniz?

Evet bu şartlar altında mümkün değil. Daha da artacağını söylemek için kahin olmaya da gerek yok. Fiyatlar daha da artacak. Çünkü gelinen noktada aksini gerçekleştirmek gerçekten çok zor.

Vatandaşı enflasyon karşısında ezdirmeyeceklerini söyleyenlerin önünde bir hedef var, o da vatandaşların gelir düzeyini yükseltmek. Yani, zaman içinde, bugün yaşadığımız enflasyon düzeyinde, ücretlerde bir iyileştirme yaparak en üst seviyede dengeyi sağlamak. Amaçlanan bu, “mademki fiyatları geri çekemiyoruz o zaman ücretlerde iyileştirme yapalım” mantığı şu an için en geçerli formül.

Bu tezi biz ileri sürmüyoruz, ülkeyi yönetenler ile sürüyorlar.

Bu iyileştirmeyi yapacak kaynak, ekonomide böyle bir potansiyel var mı diye soruyorsanız işte o nokta tam anlamıyla belirsiz.

Bu yılın ikinci yarısı 2023 için ülkeyi yönetenlere projeksiyon sunacak. Yani ekonomide bir derlenip toparlanma işaretleri alınırsa seçimler 2023’e sarkıtılacak. Ancak, tüm çabalara karşın yine olumsuz tablo devam ediyorsa, o zaman sonbahar aylarında bir erken seçim yaşayacağız demektir.

Seçimden korkmamak gerekiyor. Seçimler, ülke siyasetine taze bir kanın ve yeni fikirlerin oluşmasına yol açar. Her yeni fikir, her yeni siyasi görüş bu noktada kendini ifade etme şansı bulur. Kim bilir, belki yeni bir yapı içinde debelendiğimiz girdaptan bizi kurtaracak yeni umutlar getirir.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Oktay Taş - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Anayurt Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Anayurt Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Anayurt Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Anayurt Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.