Dilin kemiği yok

Gerçekten yok. Çünkü Cem Polatoğlu ve Cemal Kızıltan’ın korkacağı, çekineceği hiçbir şey yok. Madden de siyaseten de bir çıkarları, kazançları, arka planda gizli saklı bir hesapları yok. Üstelik onların bu muhalif tutumları yüzünden, nice işler kaybettiler, nice dostlar yitirdiler. Hatta bu muhalif tutumları sebebiyle acente belgeleri dahi elinden alındı.

B.U. döneminde en önemli yazıları, başkana yakın turizm siteleri tarafından sansür edildi. Belki de bu nedenle, defalarca yazılmasına rağmen; Yenikapı yerine Karaköy’e Galataport inşa edildi. Gelen ilk 5 bin kişilik gemide yaşanan kaosu görünce Yenikapı’ya Port yapma kararı aldılar.

Sömestir ve yaz tatillerinin yayılması onlarca kez yazıldı. Sansür nedeniyle yeni duyuldu ve ancak 3 sene önce 2 ara tatil konuldu.

Acentelere home office izni, gastronomiye gereken önem çok daha önce verilebilirdi.

O kadar yazmamıza rağmen, THY, “Su akar Türk bakar” atasözünü ispatlarcasına 20 milyon transit yolcuya hiçbir servis vermeden senelerce seyretti. Nihayet bu sene biletle beraber 2 günlük promosyon paket turları pazarlamaya başladı.

Bagaj bantlarında şeritler, alanlarda onca kaos, kavga yaşanmadan çekilebilirdi. Defalarca yazdık, alt tarafı 3 kuruşluk yapışkan bant bu.

Orlando’da -EPCOT CENTER’a katılınır, bazı bölgelerimiz yabancı otel yatırımcılarına açılabilir, yatırımını realize etmek isteyen yabancı tröstler sayesinde krizleri daha kolay atlatırdık.

Eğitimde Japon modeline geçip, öğrenciler tüm memleketi karış karış gezebilir, her bölgeden arkadaş, kardeş edinebilir, ülke turizmine, özellikle ülke barışına büyük katkıda bulunabilirlerdi.

Bayram tatillerinde köprü (uzatma) olup olmayacağı seneler önce bilinir, onca para, emek ve turist kaybetmezdik.

Boğaz köprüsüne bir seyir terası açıp, TÜRSAB üyelerine milyonlarca dolar gelir sağlayabilirdik.

Sayıları 5 milyona yaklaşan yabancılara (turistlere) kiraladığımız yazlıkları zapturapt altına alamadık. Dil bilmeyen, kifayetsiz emlakçılar tarafından verilen yazlıkların hepsi problemli. Oysa burada yabancı turiste verilen bir turizm hizmeti var.

Kamu kamplarını özelleştiremedik. Kumarhaneleri yabancılara açmayıp, o paralı turistleri altın tepsi ile komşularımıza ikram ettik.

Ve onlarcası…

Biz hep buradayız!

Ancak, bu 2 savaşçı hiç yılmadılar, korkmadılar, susmadılar, geri çekilmediler. Aksine önlerine çekilen her set, üzerlerine atılan çamur, yuvarlanan her taş onların sektördeki yerlerini daha da sağlamlaştırdı, doğru yolda olduklarına inançları arttı.

Onlar, 30 senedir hep var oldular, her yerde varlar ve var olacaklar. Kötüler, çıkarcılar, iftiracılar, kumpas kuranlar, yalancılar tek tek bu sahneden ayrıldılar.

Programın amacı nedir?

Cemal Kızıltan’a göre; “Dilin Kemiği Yok” programı bir “Uyandırma Servisi”. Olanları, olacakları, riskleri direkt, kemiksiz kılçıksız, açık ve net olarak söylüyoruz.

Cem Polatoğlu’na göre; bu program bir “Proje Atölyesi”. Eksikleri, gedikleri, yanlışları belirtmenin yanı sıra, olması, yapılması gerekenleri de göz önüne seriyoruz. Türkiye’nin turizmde yepyeni vizyona sahip olması için gereken projeleri, belki de ilk defa bu platformda duyuyorsunuz.

Biz seyircimizden razıyız, onlar da bizden.

O halde, yola devam…

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Cem Polatoğlu - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Anayurt Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Anayurt Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Anayurt Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Anayurt Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.