Mektuplar -23-

Denizden ılık rüzgârlar esmeye başladı usul usul. Yüzüme anne şefkati gibi vuruyor sabahın taze güneşi. Her mevsim kendi görevini bilip yerine getiriyor zamanı geldiğinde. Zaman dedim ya! Zaman mevhumu hiç koşulsuz tüm varlıkları içine alıyor. Her şey için hepimiz için aynı yöne işleyen bir saatsel düzen. Dünyanın oluşumu, her milletin ve her devrin mitosunda ve sonrasında gelen semavi dinlerde mutlak bir kaosla anlatılır. Yani düzen denilen her ne ise kurulumu mutlaka karmaşalar düğümünden çözülüp gelmiştir. Acaba kaos dediğimiz olay içinden çıkılmazlık durumu bu yüzden mi her canlının hatta en çok da insanın vazgeçilmezidir? Akşama kadar deli gibi çalkalanan denizin gece sürahideki sudan farksız olması onca çalkantıya sabrettiğinden midir yoksa durgun ve sakin haline deli dalgalarla bedel ödediğinden midir? Bir iyi bir de kötü haber gibi bu. Ya da bir iyimser bir de kötümser iki bakış açısı gibi. Hayat da böyle demek ki ! Bir iyi bir kötü ya da bir öyle bir böyle.

Cevabını bildiğim soruları sormaktan bıkmadım ben de! tıpkı bir kabaran bir durulan deniz gibi. Bazı mektuplarda halâ nasıl olduğunu, nerede olduğunu soruyorum yanıtı olmadığını bildiğim halde. Yaşadığını biliyorum ve böyle güçlü bir sebep mektuplara devam etmem için yetiyor bana. Ömrümüz bir şeylere neden aramakla geçiyor. Sebepleri bilmek isterken keyife keder bahanelerden koleksiyonlar yapıyoruz.

Birlikte anılarımız olduğu yerler yok bizim. O ağacın altı yahut aniden inen yağmurdan kaçıp sığındığımız kırık dökük eski bina saçakları yok. Hiç lades tutuşmamışız, iddiayı kaybedip çamura yatmamış birimizden birimiz. Bizde ikisi sevmiş, biri gitmiş kalansa bitmiş. Gece denizin kayalara kendini vurup paralayan halinden sonra sabaha sükûnetle çıkmasını andırıyor bizim de iç dünyamız. Ben o sükûnetim işte, altında kahırla kendini oradan oraya vurup sonunda hiçbir şey yokmuş gibi sessizliği seçen ölümcül dalgalarım ben.

Ülkem beni bekler vefası kırık sevdiğim. Ardı arkası ne zaman kesilir nerede nasıl biter bu mektuplar; kestirmem güç şimdilik. Usanmadan yazdığım bir mektubu daha nihayete erdirip hoşça kal ülkeme dönüyorum.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Ayşe Gülçin İlhan - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Anayurt Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Anayurt Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Anayurt Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Anayurt Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.